Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, BRICS ülkelerine Orta Doğu'da barış ve istikrarın sağlanması için birlikte çalışma çağrısında bulundu. Xi, Pekin'in bölgede barış ve huzurun tesisi için BRICS ile 'gereken rolü oynamaya' hazır olduğunu belirtti. Açıklama, Çin'in Orta Doğu'da artan diplomatik aktifliğinin son göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Çin'in Orta Doğu politikasında yeni dönem
Xi Jinping'in çağrısı, Çin'in son yıllarda Orta Doğu'da artan diplomatik girişimlerinin bir parçası. 2023 yılında Suudi Arabistan ile İran arasındaki normalleşme sürecine ev sahipliği yapan Pekin, bölgesel aktörlerle dengeli ilişkiler geliştirme stratejisi izliyor. BRICS platformu, Çin'in bu stratejisinde kilit bir araç haline gelmiş durumda. BRICS'in genişlemesiyle birlikte Mısır, Etiyopya, İran, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Orta Doğu ülkelerinin de yer aldığı bir yapı oluştu. Bu durum, Çin'in bölgesel diyalogda BRICS'i daha etkin kullanmasına olanak tanıyor.
Xi'nin mesajı, İsrail-Filistin çatışması ve Gazze'deki insani krizin gölgesinde geldi. Çin, BM Güvenlik Konseyi'nde ateşkes çağrılarını desteklerken, taraflarla temaslarını sürdürüyor. Çin Dışişleri Bakanlığı, Orta Doğu özel temsilcisi aracılığıyla bölge ülkeleriyle görüşmeler yapıyor. Ancak Çin'in bölgede ABD kadar etkili olup olamayacağı tartışma konusu. Uzmanlar, Çin'in ekonomik yatırımlarını diplomatik nüfuza dönüştürmede zorlandığını belirtiyor.
BRICS içinde ortak zemin arayışı
BRICS ülkeleri arasında Orta Doğu politikalarında farklılıklar bulunuyor. Rusya, İran ve Suriye ile yakın ilişkilere sahipken, Hindistan İsrail ile güçlü bağlarını koruyor. Brezilya ve Güney Afrika ise daha çok Filistin yanlısı bir tutum sergiliyor. Çin, bu farklılıklara rağmen ortak bir barış çağrısı etrafında birleşme çabasında. Xi'nin konuşmasında 'barış ve huzur' vurgusu, tüm üyelerin üzerinde anlaşabileceği bir çerçeve oluşturmayı amaçlıyor.
Çin'in BRICS'i kullanma stratejisi, aynı zamanda Batı'ya karşı alternatif bir uluslararası düzen arayışının parçası. ABD'nin bölgedeki geleneksel müttefiklik ilişkileri zayıflarken, Çin ekonomik ve diplomatik boşluğu doldurmaya çalışıyor. Ancak Pekin, askeri angajmanlardan kaçınıyor ve daha çok kalkınma ve ticaret odaklı bir yaklaşım benimsiyor. Kuşak-Yol Girişimi kapsamında bölgede altyapı yatırımları yapan Çin, enerji tedarikinde de Suudi Arabistan ve İran gibi ülkelere bağımlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Çin'in BRICS üzerinden Orta Doğu'da barış girişimi, Türkiye için önemli fırsatlar ve riskler barındırıyor. Türkiye, BRICS ile diyalog kanallarını güçlendirme arayışında. Orta Doğu'da istikrarın sağlanması, Türkiye'nin güvenliği ve ekonomisi için kritik. Çin'in bölgede artan etkisi, Türkiye'nin denge politikasını zorlaştırabilir. Ankara, hem Batı hem de BRICS ile ilişkilerini yönetmeye çalışıyor. Gazze'deki krizde Türkiye'nin Filistin yanlısı tutumu, Çin'in çağrısıyla örtüşüyor. Ancak Çin'in İran ve Suudi Arabistan ile yakınlaşması, Türkiye'nin bölgesel konumunu yeniden tanımlamasını gerektirebilir.