The Wall Street Journal (WSJ) yazı işleri kurulu, ABD Başkanı Donald Trump'ın, seçmen kayıtlarını sıkılaştıran SAVE America Yasası'nın Senato'dan geçmesi için filibuster kuralının kaldırılmasına yönelik baskısını sert bir dille eleştirdi. Pazartesi günü yayımlanan başyazıda, bu girişimin 'korkunç bir takas' olduğu ifade edilerek, Cumhuriyetçilerin kısa vadeli bir zafer uğruna uzun vadeli kurumsal dengeyi feda edeceği uyarısında bulunuldu. Söz konusu yasa, oy kullanmak için vatandaşlık kanıtı zorunluluğu getiren tartışmalı bir düzenleme olarak biliniyor.
SAVE America Yasası ve Filibuster Tartışması
SAVE America Yasası (Safeguard American Voter Eligibility), ABD'de federal seçimlerde oy kullanabilmek için pasaport veya doğum belgesi gibi vatandaşlık kanıtlarının ibrazını zorunlu kılmayı öngörüyor. Trump yönetimi, yasanın seçim güvenliğini artıracağını savunurken, Demokratlar ve sivil toplum kuruluşları bu düzenlemenin özellikle azınlık gruplarının oy hakkını kısıtlayacağını belirterek şiddetle karşı çıkıyor.
Trump, yasanın Senato'dan geçmesi için Cumhuriyetçi senatörlere filibuster kuralını kaldırmaları yönünde yoğun baskı yapıyor. Filibuster, Senato'da bir yasanın görüşülmesini engellemek için kullanılan ve 60 oy gerektiren bir prosedür. Cumhuriyetçiler şu anda Senato'da 53 sandalyeye sahip; bu nedenle Demokratların desteği olmadan SAVE America Yasası'nın geçmesi için filibuster'ın kaldırılması gerekiyor.
WSJ başyazısı, bu durumu 'Başkanın, partisinin kısa vadeli siyasi kazanımları için Senato'nun temel karakterini değiştirme pahasına yaptığı bir baskı' olarak nitelendiriyor. Editörler, 'Filibuster, azınlık haklarını koruyan ve aşırılıkları önleyen bir sigorta poliçesidir; onu feda etmek, yangın söndürmek için evi yakmaya benzer' ifadelerine yer verdi.
Kurumsal Denge ve Siyasi Riskler
Uzmanlara göre filibuster kuralının kaldırılması, uzun vadede her iki partinin de zararına olabilecek bir emsal oluşturacak. Georgetown Üniversitesi'nden siyaset bilimci Prof. James Thurber, 'Filibuster kaldırıldığında, gelecekteki her başkan ve her çoğunluk partisi bu kuralı kendi çıkarları için kullanmak isteyecek. Bu, Senato'yu çoğunluk partisinin tek başına karar verdiği bir yapıya dönüştürür' değerlendirmesinde bulundu.
Demokrat Parti cephesinde ise tepkiler büyük. Senato Azınlık Lideri Chuck Schumer, 'Bu, Amerikan demokrasisinin temelini oymaya yönelik pervasız bir saldırıdır. Seçmenlerin oy hakkını kısıtlamak ve kuralları değiştirmek, bu ülkenin kurucu ilkelerine ihanettir' açıklamasını yaptı.
Siyasi analistlere göre Trump'ın bu çıkışı, 2026 ara seçimleri öncesinde tabanını konsolide etme amacı taşıyor. Ancak WSJ yazısı, Cumhuriyetçi Parti içinde de filibuster'ın kaldırılmasına karşı çıkan senatörlerin bulunduğuna dikkat çekiyor. Özellikle Alaska Senatörü Lisa Murkowski ve Maine Senatörü Susan Collins'in bu girişime sıcak bakmadığı biliniyor. Bu durum, yasanın geçmesi için gereken oyların toplanmasını daha da güçleştiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
SAVE America Yasası ve filibuster tartışması, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bir gelişme olmamakla birlikte, ABD'nin iç siyasi istikrarı ve kurumsal yapısındaki değişimler, küresel güç dengeleri açısından izlenmesi gereken bir konudur. Filibuster'ın kaldırılması, ABD'de yasama süreçlerini hızlandırabilir ve bu durum, dış politikada daha hızlı karar alınmasına yol açabilir. Türkiye, ABD ile ilişkilerinde bu tür iç siyasi gelişmeleri yakından takip etmek durumundadır. Zira ABD'nin Kongre'deki güç dengeleri, Türkiye'ye yönelik yaptırım kararları, askeri yardımlar ve diplomatik girişimler üzerinde doğrudan etkili olabilmektedir. Bu bağlamda, yaşanacak olası bir kurumsal değişimin, iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğini şekillendirebileceği değerlendirilmektedir.