ABD liderliğindeki uluslararası koalisyon, Irak'taki askeri misyonunu resmen sona erdirdi. Koalisyon güçleri, on yılı aşkın bir süre önce IŞİD'e karşı mücadele etmek üzere Irak'a konuşlandırılmıştı. Çarşamba günü açıklanan karar, Irak hükümeti tarafından memnuniyetle karşılanırken, İran yanlısı silahlı grupların daha da cesaretleneceği endişesini doğurdu. Fransa 24 televizyonundan Angela Diffley, ülkenin karşı karşıya olduğu güvenlik sorunlarını değerlendirdi.
Koalisyonun Irak'taki Geçmişi ve Çekilme Kararının Arka Planı
ABD öncülüğündeki koalisyon, 2014 yılında IŞİD'in Musul'u ele geçirmesinin ardından genişletilmiş askeri operasyonlara başladı. O dönemde koalisyon güçleri, Irak ordusu ve Peşmerge ile birlikte hareket ederek 2017'de IŞİD'in toprak hakimiyetini büyük ölçüde sona erdirdi. Ancak koalisyonun varlığı, özellikle son yıllarda Irak'ta İran'a yakın siyasi ve askeri grupların hedefi haline geldi. 2020'de ABD'nin Bağdat'ta İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'yi insansız hava aracıyla öldürmesi, gerilimi zirveye taşımıştı. Irak Meclisi, bu olayın ardından yabancı güçlerin çekilmesi yönünde karar almıştı. Nihai çekilme, 2024 yılında Irak hükümeti ile ABD arasında yürütülen müzakereler sonucu takvimlendirildi. ABD Savunma Bakanlığı, kalan askerlerin kademeli olarak çekileceğini ve Irak güvenlik güçlerine danışmanlık desteğinin süreceğini bildirdi.
Bölgesel ve Küresel Denklemde Irak'ın Yeni Dönemi
Çekilme kararı, Irak'ın güvenlik mimarisinde önemli bir kırılma noktasına işaret ediyor. İran yanlısı Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) çatısı altındaki milisler, çekilmenin ardından siyasi ve askeri nüfuzlarını artırma fırsatı bulabilir. Bu gruplar, Irak ordusuna entegre olmuş olsalar da bağımsız hareket etme kapasitesine sahip. ABD'nin çekilmesi, İran'ın Irak üzerindeki etkisini konsolide etmesine zemin hazırlayabilir. Öte yandan, IŞİD'in yeniden canlanma riski de göz ardı edilmiyor. Uzmanlar, Suriye'deki istikrarsızlığın Irak'a sıçrayabileceği ve hücre yapılanmalarının çöl bölgelerinde varlığını sürdürdüğü uyarısında bulunuyor. Koalisyonun hava desteği olmadan Irak ordusunun bu tehditle başa çıkma kabiliyeti tartışma konusu. Bölgesel güç dengeleri açısından ise çekilme, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığını azaltma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Washington yönetimi, özellikle Çin ve Rusya'ya karşı önceliklerini Asya-Pasifik'e kaydırırken, Ortadoğu'da daha hafif bir ayak izi bırakmayı hedefliyor. Avrupa ülkeleri ise NATO çerçevesinde Irak'taki eğitim ve danışmanlık misyonlarına devam edeceklerini açıkladı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin Irak'tan çekilmesi, Türkiye'nin güvenlik ve dış politika öncelikleri açısından kritik sonuçlar doğurabilir. Irak'ın kuzeyinde PKK varlığını sürdürüyor ve bu bölgede oluşabilecek bir otorite boşluğu, terör örgütünün hareket alanını genişletebilir. Ayrıca İran'ın Irak'taki etkisinin artması, Türkiye'nin bölgesel dengelerde karşı karşıya olduğu jeopolitik rekabeti derinleştirebilir. Ankara, hem Irak merkezi hükümetiyle hem de Kürt Bölgesel Yönetimi ile ilişkilerini dengeleyerek bu süreçte inisiyatif almayı hedefleyebilir. Enerji hatları ve ticaret yollarının güvenliği de Türkiye'nin ekonomik çıkarları açısından takip edilmesi gereken başlıklar arasında.
", "tags": ["ABD", "Irak", "İran", "koalisyon", "güvenlik"], "city": null, "is_breaking": 0, "priority_score": 50, "image_keyword": "US troops withdrawal Iraq"}