Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Yemen'in güneybatısındaki Taiz kentinde bulunan hastanelerde kritik düzeyde tıbbi malzeme ve yakıt sıkıntısı yaşandığı konusunda uyardı. Örgüt, ülkedeki çatışmaların sağlık altyapısını ciddi şekilde etkilediğini ve milyonlarca insanın temel sağlık hizmetlerine erişiminin risk altında olduğunu belirtti. Taiz'deki hastaneler, uzun süredir devam eden abluka ve çatışmalar nedeniyle ilaç, tıbbi ekipman ve jeneratör yakıtı bulmakta zorlanıyor. WHO'nun açıklaması, kentteki sağlık tesislerinin neredeyse tamamen tükendiğini gösteren son raporlara dayanıyor.
Yemen'deki insani krizin arka planı
Yemen, 2014'ten bu yana Husiler ile Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon destekli hükümet güçleri arasında süren iç savaşın pençesinde. Çatışmalar, ülkenin zaten kırılgan olan sağlık sistemini tamamen çökertmiş durumda. Taiz, stratejik konumu ve yoğun nüfusuyla çatışmaların en yoğun yaşandığı bölgelerden biri. Kent, uzun süredir Husiler tarafından kuşatma altında tutuluyor ve bu durum, yardım malzemelerinin bölgeye ulaşmasını engelliyor. WHO'ya göre, Yemen genelinde 20 milyondan fazla insan sağlık hizmetlerine erişemiyor ve ülkedeki sağlık tesislerinin yarısından fazlası ya kapalı ya da kısmen faaliyet gösteriyor. Taiz'deki hastanelerde özellikle cerrahi malzemeler, anestezikler, oksijen ve kan torbası gibi temel ihtiyaç maddeleri tükenmiş durumda. Ayrıca, elektrik kesintileri nedeniyle soğuk zincir gerektiren aşılar ve ilaçlar bozuluyor; jeneratörler için yakıt bulunamıyor. Bu koşullar, yaralıların ve kronik hastaların hayatını doğrudan tehdit ediyor.
Birleşmiş Milletler ve diğer yardım kuruluşları, Yemen'de dünyanın en büyük insani krizlerinden birinin yaşandığını sürekli vurguluyor. Ancak, çatışan tarafların yardım konvoylarına izin vermemesi ve bürokratik engeller, uluslararası yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmasını zorlaştırıyor. WHO, Taiz'deki hastanelere acil yakıt ve tıbbi malzeme sevkiyatı için çağrıda bulunurken, taraflara sivil altyapıya saygı gösterme çağrısı yaptı.
Bölgesel ve küresel boyut
Yemen'deki sağlık krizi, sadece ülke içinde değil, bölgesel istikrar açısından da endişe verici. Uzun süreli çatışma ortamı, kolera ve difteri gibi salgın hastalıkların yayılmasına zemin hazırlıyor. Zayıflayan sağlık sistemi, komşu ülkeler için de potansiyel bir sağlık riski oluşturuyor. Ayrıca, Yemen'deki insani dram, küresel toplumun çatışma çözümü ve insani yardım konusundaki etkinliğini sorgulatıyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin ateşkes çağrılarına rağmen, sahada kalıcı bir barış sağlanamadı. WHO'nun uyarısı, uluslararası toplumun Yemen'e yönelik ilgisinin canlı tutulması gerektiğini gösteriyor. Özellikle Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölge ülkelerinin yanı sıra Batılı ülkelerin de insani yardım taahhütlerini yerine getirmesi kritik önemde.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Yemen'deki insani krize kayıtsız kalmayarak çeşitli yardım faaliyetlerinde bulunmuş, özellikle 2018'deki büyük ölçekli insani yardım operasyonlarıyla dikkat çekmiştir. Taiz'deki sağlık hizmetlerinin çöküşü, Türkiye'nin bölgedeki insani diplomasi çabaları açısından önemli bir sınav niteliğinde. Türkiye, hem Kızılay hem de TİKA aracılığıyla Yemen'e yardım götürebilecek kapasiteye sahip. Ayrıca, istikrarsız bir Yemen, Kızıldeniz ve Aden Körfezi'nde güvenlik risklerini artırarak Türkiye'nin deniz ticaret yollarını ve bölgesel güvenlik çıkarlarını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle Ankara'nın, uluslararası toplumu Yemen'de acil ateşkes ve insani erişim konusunda daha fazla baskı yapmaya teşvik etmesi beklenebilir.