ABD merkezli medya devi Walt Disney Co., son yıllarda streaming video pazarında Netflix ve Amazon gibi rakiplerine karşı zorlu bir mücadele veriyor. Şirketin Disney+, Hulu ve ESPN+ platformları, büyük yatırımlara rağmen beklenen karlılığı sağlayamazken, Wall Street'te Disney'in stratejisini yeniden gözden geçirmesi gerektiğine dair tartışmalar artıyor. Wells Fargo Securities analistleri, şirket için radikal bir çözüm öneriyor: Streaming işinden tamamen çıkmak.
Gelişmenin arka planı
Wells Fargo'nun Disney hisseleri için yayımladığı raporda, şirketin streaming birimini satması veya kapatması durumunda hisselerin yaklaşık yüzde 40 oranında değer kazanabileceği belirtiliyor. Analistler, geleneksel medya işleri (tematik parklar, film stüdyoları, TV kanalları) ile streaming varlıklarının ayrıştırılmasının yatırımcılar için daha cazip bir tablo ortaya çıkaracağını savunuyor.
Wells Fargo Securities'teki yetkililer raporlarında, Disney'in yıllık yaklaşık 2 milyar dolar zarar eden doğrudan tüketiciye yönelik (DTC) streaming biriminin, şirketin temel güçlü alanlarından kaynaklanan nakit akışını tüketmeye devam ettiğini vurguladı. Disney, sadece 2024 mali yılında streaming işine 4 milyar dolardan fazla yatırım yaparken, bu bölümün karlılığa ulaşmasının en iyi ihtimalle 2026 yılını bulması bekleniyor.
Analist Steven Cahall liderliğindeki ekip, "Disney'in streaming işini bırakması veya ayrı bir şirket haline getirip piyasadan bağımsız sermaye toplaması, hissedarlar için en değerli seçenek olarak öne çıkıyor" yorumunu yapıyor. Raporda, bu stratejik dönüşümün hisse başına değeri yaklaşık 120 dolardan 170 dolar seviyelerine taşıyabileceği hesaplanmış.
Bölgesel veya küresel boyut
Walt Disney Co., sadece ABD'de değil, küresel ölçekte eğlence ve medya sektörünün belirleyici oyuncularından biri. Latin Amerika, Avrupa ve Asya'da geniş bir tüketici tabanına sahip olan şirket, özellikle Çin'deki Disneyland parkıyla ve bölgesel yayın platformlarıyla önemli bir pazar payına sahip. Disney'in streaming stratejisi, dünya genelinde 150 milyondan fazla aboneye ulaşmış olsa da, yüksek içerik üretim maliyetleri ve artan lisans bedelleri karlılığı baskılıyor.
Uzmanlar, Disney'in olası bir hamlesinin global medya endüstrisinde yeniden yapılanmayı tetikleyebileceğini düşünüyor. Streaming sektöründe konsolidasyon süreci hızlanırken, Warner Bros. Discovery ve Paramount gibi rakipler de benzer zorluklarla karşı karşıya. Disney'in bu adımı atması halinde, diğer medya devlerinin de ikincil iş kollarını elden çıkarma yoluna gitmesi beklenebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme Türkiye açısından doğrudan bir sonuç doğurmasa da, küresel medya devlerinin stratejik dönüşümleri yerel yayın platformlarını ve dijital içerik pazarını etkileyebilir. Disney+ Türkiye'de de faaliyet göstermektedir ve şirketin streaming işinden çıkması durumunda Türk kullanıcılar farklı bir hizmet modeliyle karşılaşabilir. Ayrıca, medya şirketlerinin geleneksel iş kollarına dönüş eğilimi, Türkiye'deki tematik park yatırımları (örneğin Disneyland benzeri projeler) ve film dağıtımı gibi alanları da dolaylı olarak etkileyebilir. Uzun vadede, küresel sermaye akışlarındaki bu tür yön değişimleri Türkiye'nin medya ve eğlence sektöründeki rekabet gücünü şekillendirebilir.