ABD finans piyasaları, kripto para dünyasında halihazırda popüler olan sürekli vadeli işlemlerin (perpetual futures) ilk kez Amerikan borsalarında işlem görmeye başlamasıyla çalkalanıyor. Perşembe günü başlayan işlemler, hem yatırımcılar hem de düzenleyiciler arasında heyecan ve endişe yarattı. Bu yeni ürün, geleneksel vadeli işlemlerden farklı olarak belirli bir vade tarihi olmadan sonsuza kadar açık kalabiliyor. Kripto dünyasında büyük ilgi gören bu enstrüman, şimdi ABD'nin düzenlenmiş piyasalarında boy gösteriyor. Ancak Wall Street'in birçok ismi, bu ürünün yüksek kaldıraç ve sürekli fonlama mekanizması nedeniyle riskleri artırabileceği konusunda uyarıyor.
Sürekli vadeli işlemler nedir ve nasıl çalışır?
Sürekli vadeli işlemler, aslında gelecekte belirli bir tarihte değil, süresiz olarak açık tutulabilen vadeli sözleşmelerdir. Klasik vadeli işlemlerde olduğu gibi, yatırımcı bir varlığın fiyatı üzerine spekülasyon yapar, ancak sözleşmenin sona erme tarihi yoktur. Bunun yerine, sözleşmenin fiyatını spot (anlık) fiyata yakın tutmak için periyodik olarak "fonlama oranı" adı verilen bir mekanizma devreye girer. Bu oran, uzun ve kısa pozisyonlar arasında transfer edilir; eğer piyasa yükseliş eğilimindeyse uzun pozisyonlar kısalara ödeme yapar, düşüş eğilimindeyse tam tersi olur.
Bu yapı, yatırımcıların pozisyonlarını teorik olarak sınırsız süre taşımasına olanak tanır. Ancak yüksek kaldıraç kullanımı yaygındır; bazı platformlar 100 kata varan kaldıraç sunar. Bu da küçük fiyat hareketlerinde büyük kazanç veya kayıplara yol açabilir. Kripto piyasalarında popüler olan bu ürün, FTX ve Binance gibi borsalar sayesinde milyarlarca dolarlık işlem hacmine ulaştı. Şimdi ise ABD'nin düzenlenmiş emtia borsalarında, örneğin Coinbase'in türev platformu aracılığıyla yatırımcılara sunuluyor.
Wall Street neden endişeli?
Bu yeni ürünün ABD'ye gelişi, geleneksel finans dünyasında tedirginlik yarattı. Endişelerin başında, sürekli vadeli işlemlerin aşırı spekülasyonu teşvik etme potansiyeli geliyor. Normalde vadeli işlemler, hedge fonları ve kurumsal yatırımcılar tarafından riskten korunma amaçlı kullanılırken, sürekli vadeli işlemler daha çok kısa vadeli fiyat hareketlerinden kazanç sağlamak isteyen perakende yatırımcıları cezbediyor. Yüksek kaldıraç, bu yatırımcıların büyük kayıplar yaşamasına neden olabilir. Ayrıca, fonlama oranı mekanizması, piyasanın aşırı ısınmasına veya tersine aşırı soğumasına yol açabilir; bu da volatiliteyi artırabilir.
Eleştirmenler, sürekli vadeli işlemlerin 2022'de kripto piyasalarında yaşanan çöküşte oynadığı role dikkat çekiyor. O dönemde yüksek kaldıraçlı pozisyonlar, zincirleme tasfiyelere yol açarak bitcoin ve ether gibi varlıkların değerini hızla düşürmüştü. ABD Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu (CFTC) ve Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC) ise bu ürünü yakından izliyor. CFTC geçtiğimiz yıl sürekli vadeli işlemlere ilişkin risk yönetimi kurallarını sıkılaştırmıştı. Düzenleyiciler, bu ürünün sistemik risk oluşturabileceği ve perakende yatırımcıları korumada yetersiz kalınabileceği endişesini taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'deki kripto para yatırımcıları ve düzenleyiciler için önemli bir sinyal niteliği taşıyor. Türkiye, kripto para benimseme oranında dünyada üst sıralarda yer alıyor ve sürekli vadeli işlemler gibi türev ürünler, yerel borsalarda zaten işlem görmekte. Ancak bu ürünlerin ABD gibi düzenlenmiş piyasalara girmesi, Türkiye'deki düzenleyici çerçevenin de gözden geçirilmesine yol açabilir. Özellikle Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), bu tür ürünlerin risklerine karşı daha sıkı önlemler alabilir. Ayrıca, Türk yatırımcıların yüksek kaldıraçlı işlemlere olan ilgisi, finansal okuryazarlık ve risk yönetimi konularında daha fazla kamu spotu ve uyarı gerektiğini ortaya koyuyor. Küresel piyasalarda oluşabilecek bir volatilite dalgası, Türkiye gibi yükselen piyasaları da etkileyebilir; bu nedenle yatırımcıların dikkatli olması önem taşıyor.