Wall Street'te analistlerin S&P 500 endeksindeki şirketler için kâr beklentileri, Covid-19 salgınının ardından yaşanan toparlanmadan bu yana en hızlı artışını gösteriyor. Bu durum, piyasalarda bir 'kâr balonu' oluşabileceği yönündeki endişeleri körüklüyor. Yatırımcılar, rekor seviyelere ulaşan hisse senedi fiyatlarının sürdürülebilirliğini sorgularken, Federal Reserve'in faiz politikaları da belirsizlik unsuru olmaya devam ediyor.
Beklentiler Neden Yükseliyor?
S&P 500 şirketlerinin 2024 yılı kâr tahminleri, son üç ayda yaklaşık %5 oranında yukarı yönlü revize edildi. Bu, pandemi sonrası hızlı toparlanma döneminin ardından görülen en büyük artış. Analistler, yapay zeka ve teknoloji sektöründeki patlamanın, enerji maliyetlerindeki göreli istikrarın ve tüketici harcamalarının beklenenden güçlü seyretmesinin bu iyimserliği beslediğini belirtiyor. Özellikle Nvidia, Microsoft ve Apple gibi büyük teknoloji hisselerindeki yükseliş, endeksin genel kârlılık görünümünü yukarı çekiyor.
Ancak bazı analistler, beklentilerin çok hızlı yükseldiği konusunda uyarıyor. Tarihsel olarak, kâr tahminlerindeki bu tür sıçramalar genellikle gerçekleşen kârlardan daha yüksek olma eğiliminde. Yani şirketler, yatırımcıların umduğu kadar kâr elde edemeyebilir. Bu durum, aşırı değerlenmiş hisselerde sert düzeltmelere yol açabilir. Ayrıca jeopolitik riskler, tedarik zinciri sorunları ve yavaşlayan küresel talep de kâr marjlarını aşağı çekebilecek faktörler arasında.
Küresel Ekonomiye Yansımaları
Wall Street'teki bu iyimserlik, sadece ABD ekonomisi için değil, küresel piyasalar için de önemli sinyaller taşıyor. S&P 500, dünya genelindeki yatırım fonlarının referans aldığı bir endeks olduğu için, buradaki dalgalanmalar gelişmekte olan piyasaları da etkileyebilir. Özellikle Türkiye gibi ABD doları borcu olan ve sermaye akımlarına bağımlı ülkeler, Wall Street'teki olası bir düzeltmeden olumsuz etkilenebilir. Öte yandan, ABD ekonomisinin canlı kalması ve şirket kârlarının yüksek seyretmesi, küresel büyümeyi destekleyebilir. Ancak; balon endişeleri, yatırımcıların risk iştahını azaltabilir ve gelişmekte olan ülkelere yönelik fon akışlarını yavaşlatabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Wall Street'te olası bir kâr balonu patlamasından iki kanaldan etkilenebilir. Birincisi, portföy yatırımları: Yabancı yatırımcıların riskten kaçması halinde Türkiye'den çıkışlar hızlanabilir ve TL üzerinde baskı oluşabilir. İkincisi, ihracat: ABD talebindeki yavaşlama, Türkiye'nin ihracat gelirlerini azaltabilir. Öte yandan, Türk şirketlerinin ABD borsalarında işlem gören hisseleri varsa, bunların değer kaybı da söz konusu olabilir. Ancak, şu an için balon söylemi spekülatif düzeyde; yatırımcıların Temmuz ayında açıklanacak ikinci çeyrek bilançolarını beklemesi gerekiyor.