Altı aydır yatırımcıların elinde basit bir formül vardı: Donald Trump İran'ı tehdit ettiğinde piyasa düşüşünü satın al, çünkü nasıl olsa geri adım atar. Ancak Eylül ayında bu formül çalışmamaya başladı. Wall Street, Trump'ın Tahran'a yönelik sert söylemini yumuşatacağına dair bahislerini sürdürüyor; fakat bu kez 'TACO' ticaretinin (Trump Always Chickens Out - Trump Her Zaman Geri Adım Atar) başarısız olma ihtimali masada.
Gelişmenin Arka Planı: TACO Ticaretinin Doğuşu ve Çöküşü
2018'de ABD'nin İran'a yönelik yaptırımları yeniden uygulamaya koymasıyla başlayan süreçte, Başkan Trump sık sık İran'a askeri müdahale tehdidinde bulundu. Her seferinde, piyasalar bu tehditleri ciddiye alıp satış yaptı; ancak Trump ya bir tweet ile gerilimi düşürdü ya da diplomatik bir çözüm sinyali verdi. Bu döngü, yatırımcılar için kârlı bir strateji haline geldi: Tehdit anında hisse senedi, petrol ve altın al; geri adım geldiğinde kârı realize et.
Ancak Eylül 2024'te bu döngü kırıldı. Trump yönetimi, İran'ın petrol ihracatını hedef alan yeni yaptırımlar açıkladı ve Tahran'a yönelik askeri seçeneklerin masada olduğunu yineledi. Bu kez piyasalar aynı refleksi gösteremedi; çünkü yaptırımların kapsamı genişledi ve İran'a karşı İsrail ile ortak bir cephe oluşturuldu. Yatırımcılar, Trump'ın bu kez geri adım atmayabileceğini fark etti. Özellikle petrol fiyatlarındaki dalgalanma ve savunma hisselerindeki artış, piyasanın yeni bir paradigmaya hazırlandığını gösteriyor.
Peki, TACO ticaretinin başarısız olması ne anlama gelir? Öncelikle, jeopolitik risk priminin kalıcı hale gelmesi beklenir. Eğer Trump İran'a yönelik tehditlerini sürdürür ve askeri bir çatışma çıkarsa, küresel piyasalar sert satışlarla karşılaşabilir. Petrol fiyatları varil başına 100 doları aşabilir, altın ons fiyatı rekor kırabilir ve gelişmekte olan ülke para birimleri değer kaybedebilir. Öte yandan, eğer Trump yine geri adım atarsa, piyasalar rahat bir nefes alacak ve risk iştahı artacak. Ancak bu kez, yatırımcıların güveni sarsılmış durumda; çünkü art arda gelen sert açıklamalar, Trump'ın seçim öncesi İran kartını daha aktif kullanabileceğini gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: İran Geriliminin Piyasalara Etkisi
İran, dünya petrol rezervlerinin yaklaşık %12'sine sahip ve OPEC'in önemli bir üyesi. ABD'nin İran'a yönelik sıkılaştırıcı politikaları, küresel arzı doğrudan etkiliyor. Eylül ayında açıklanan yaptırımlar, İran'ın günlük 1,5 milyon varillik petrol ihracatını hedef alıyor. Bu durum, zaten arz endişeleriyle mücadele eden petrol piyasasında fiyatları yukarı çekiyor. Ayrıca, İran'ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin askıya alınması, diplomatik çözüm umutlarını azaltıyor.
Wall Street'in TACO ticaretine olan güveni, aslında Trump'ın geçmiş davranış kalıplarına dayanıyor. 2019'da İran'ın ABD insansız hava aracını düşürmesinin ardından Trump, askeri misillemeyi onaylamış ancak son anda iptal etmişti. 2020'de ise Kasım Süleymani suikastı sonrası İran'ın misillemesine karşılık vermemişti. Bu olaylar, yatırımcıların Trump'ın çatışmadan kaçınacağına dair inancını pekiştirdi. Ancak 2024 seçimleri yaklaşırken, Trump'ın İran'a yönelik tutumu daha öngörülemez hale geldi. İç politikada zorlanan Trump, dış politikada sert bir duruş sergileyerek tabanını konsolide etmeye çalışıyor olabilir.
Piyasalar açısından bir diğer risk faktörü de İsrail'in rolü. İsrail, İran'ın nükleer tesislerine yönelik bir saldırıyı uzun süredir gündemde tutuyor. Eğer ABD, İsrail'e yeşil ışık yakarsa, çatışma bölgesel bir savaşa dönüşebilir. Bu senaryoda, TACO ticareti tamamen çöker ve küresel piyasalar ciddi bir şok yaşar. Öte yandan, Çin ve Rusya'nın İran'a verdiği destek, jeopolitik denklemi daha da karmaşıklaştırıyor. ABD'nin tek taraflı yaptırımları, bu ülkelerin İran ile ticaretini sürdürmesini engelleyemiyor; bu da yaptırımların etkinliğini azaltıyor.
Sonuç olarak, Wall Street'in İran bahsi, sadece Trump'ın psikolojisine değil, aynı zamanda küresel jeopolitik dinamiklere bağlı. Yatırımcılar, TACO ticaretinin artık güvenilir olmadığını fark ettiğinde, portföylerini yeniden dengelemeye başlayacak. Bu da piyasalarda volatilitenin artması anlamına geliyor. Eğer Trump geri adım atmazsa, 'TACO' ticareti tarihe karışabilir ve yerini çok daha karmaşık bir risk yönetimi stratejisi alabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile 560 kilometrelik sınırı ve enerji ithalatında İran'a olan bağımlılığı nedeniyle bu gerilimden doğrudan etkileniyor. Türkiye, doğalgaz ihtiyacının yaklaşık %15'ini İran'dan karşılıyor. ABD yaptırımlarının sıkılaşması, Türkiye'nin enerji tedarikinde kesinti riski yaratabilir ve cari açığı olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, İran'a yönelik olası bir askeri müdahale, bölgede istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin güvenlik endişelerini derinleştirebilir. Türkiye, hem ABD hem de İran ile dengeli ilişkiler yürütmeye çalışırken, TACO ticaretinin çöküşü Ankara'nın diplomatik manevra alanını daraltabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin enerji arz güvenliğini çeşitlendirmesi ve bölgesel diplomasiyi güçlendirmesi kritik önem taşıyor.