ABD hisse senedi vadeli işlemleri, Wall Street’teki sakin bir haftanın ardından Pazar günü yatay bir seyir izledi. Yatırımcılar, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranlarına ilişkin vereceği sinyalleri beklerken, piyasalarda temkinli bir iyimserlik öne çıkıyor. Hafta sonu itibarıyla açıklanan ekonomik veriler ve Fed yetkililerinin konuşmaları, piyasaların yönü üzerinde etkili olmaya devam ediyor. Bu beklenti içinde, küresel piyasalarda da karışık bir tablo gözleniyor.
Yatırımcılar Fed’in İzini Sürüyor
New York borsasında işlem gören ana endekslerin vadeli işlem sözleşmeleri, Cuma günü kapanış seviyelerine yakın seyrediyor. Dow Jones Sanayi Endeksi vadeli işlemleri %0,1 artışla 39.000 puanın hemen üzerinde işlem görürken, S&P 500 vadeli işlemleri de benzer bir yataylık sergiliyor. Nasdaq vadeli işlemleri ise %0,2’lik sınırlı bir yükselişe işaret ediyor. Bu sakin tablo, piyasaların Fed’in bir sonraki toplantısında faiz oranlarını sabit tutacağı beklentisini fiyatladığını gösteriyor.
Geçtiğimiz hafta boyunca, Fed yetkilileri enflasyonun hâlâ hedefin üzerinde seyrettiğini ancak yavaşladığını vurgulamıştı. Chicago Fed Başkanı Austan Goolsbee ve New York Fed Başkanı John Williams’ın yaptığı açıklamalar, faiz indirimi için henüz erken olduğu mesajını verdi. Bu açıklamalar, piyasalardaki faiz indirimi beklentilerini törpüleyerek, hisse senedi getirilerinde sınırlı bir baskı oluşturdu. Yatırımcılar, bu hafta açıklanacak olan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ve Perakende Satışlar verilerinin yanı sıra, Fed’in son toplantısına ilişkin tutanakları da yakından izleyecek.
Küresel Piyasalarda Karışık Seyir
ABD borsalarındaki sakin seyir, küresel piyasalara da yansıyor. Asya borsalarında, Çin’in ekonomik teşvik paketlerine ilişkin belirsizlikler nedeniyle dalgalanmalar yaşanırken, Avrupa borsaları haftaya yatay başladı. Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) faiz indirimine gitme ihtimali, Avrupa hisse senetlerini desteklerken, ABD’deki faizlerin yüksek seyretmesi, dolar endeksini güçlendiriyor. Bu durum, gelişmekte olan ülke piyasaları üzerinde baskı oluşturuyor.
Öte yandan, jeopolitik riskler de piyasaların gündeminde. Orta Doğu’daki gerilimler ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, yatırımcıların risk iştahını sınırlayan faktörler arasında. Ham petrol fiyatları, hafta sonu itibarıyla varil başına 85 dolar seviyelerinde seyrediyor. Bu durum, enflasyon beklentilerini canlı tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel piyasalardaki dengeleri yakından takip eden Türkiye için de önem taşıyor. Fed’in faiz politikası, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde doğrudan etkili oluyor. Türkiye, sıkılaşma politikalarıyla enflasyonla mücadele ederken, Fed’in yüksek faizleri sürdürmesi, TL üzerinde baskı oluşturabilir. Ancak, TCMB’nin rezerv biriktirme stratejisi ve ihracattaki artış, bu baskıyı dengeleyici unsurlar olarak öne çıkıyor. Fed’in faiz indirimine gitmesi, Türkiye gibi gelişen piyasalar için sermaye girişlerini hızlandırabilir ve finansal koşulları yumuşatabilir. Bu nedenle, piyasaların Fed’in her adımı, Türkiye ekonomisi açısından yakından izleniyor.