Wall Street'te artık neredeyse herkes "düşüşte al" (buy the dip) stratejisine inanıyor. Bu strateji, piyasalar düştüğünde hisse senedi almayı ve yükseldiğinde satmayı öngörüyor. Ancak uzmanlar, bu yaklaşımın kısa vadede cazip görünse de uzun vadede borsa endekslerinin gerisinde kaldığı konusunda uyarıyor. Yatırımcıların bu stratejiye aşırı güvenmesi, piyasa düzeltmelerinde büyük kayıplara yol açabilir.
Gelişmenin arka planı
ABD'de S&P 500 endeksi son iki yılda yaklaşık %20 değer kazanırken, "düşüşte al" stratejisini uygulayan yatırımcılar ortalama %12 getiri elde etti. Bu fark, stratejinin zamanlamasının her zaman doğru olmadığını gösteriyor. Özellikle pandemi sonrası dönemde, piyasaların hızlı toparlanması bu stratejiyi popüler hale getirdi. Ancak 2022 yılındaki %25'lik düşüşte bu stratejiyi uygulayanlar, 2023'teki toparlanmayı kaçırdı.
New York merkezli araştırma şirketi Morningstar'ın verilerine göre, 2000'den bu yana "düşüşte al" stratejisini benimseyen fonların yıllık ortalama getirisi %6,4 olurken, aynı dönemde S&P 500'ün yıllık ortalama getirisi %8,2 oldu. Bu fark, bileşik faizle birlikte 30 yıllık bir yatırımda önemli bir servet kaybına dönüşüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu gelişme sadece ABD piyasalarını değil, küresel ekonomiyi de etkiliyor. "Düşüşte al" davranışı, özellikle gelişmekte olan piyasalarda volatiliteyi artırabilir. Türkiye gibi ülkelerde yabancı yatırımcıların bu stratejiyi uygulaması, yerel piyasalarda ani sermaye giriş ve çıkışlarına yol açabiliyor. IMF'nin son raporuna göre, gelişmekte olan piyasalardaki yatırımcıların %40'ı bu stratejiyi benimsiyor. Bu durum, piyasalardaki aşırı iyimserlik veya kötümserlik dönemlerinde dengeyi bozabiliyor.
Uzmanlar, yatırımcıların temel analiz ve uzun vadeli yatırım prensiplerine geri dönmesi gerektiğini vurguluyor. ABD Merkez Bankası'nın faiz politikaları ve jeopolitik riskler göz önünde bulundurulduğunda, kısa vadeli stratejilerin zararlı olabileceği belirtiliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de borsa yatırımcıları arasında yaygın olan "düşüşte al" stratejisi, TL'nin değer kaybı ve yüksek enflasyon ortamında daha riskli hale geliyor. Borsa İstanbul'da geçen yıl yaşanan %30'luk düşüşün ardından bu stratejiyi uygulayan yerli yatırımcılar, düşüşün devam etmesi halinde büyük kayıplar yaşayabilir. Küresel piyasalardaki bu uyarılar, Türkiye'deki yatırımcıların daha temkinli olması gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, yabancı yatırımcıların bu stratejiyi Türkiye'de uygulaması, TCMB'nin rezerv yönetimini zorlaştırabilir.