ABD’de Cumhuriyetçi Parti’nin kongre kanadı tarafından yetkilendirilen ve Trump hesapları (Trump accounts) olarak adlandırılan yeni bir çocuk yatırım fonu sistemi, 1 Mart 2025 Cumartesi günü faaliyete geçiyor. Söz konusu hesaplar, Ocak 2025 ile Aralık 2028 arasında doğacak çocuklar için tasarlandı ve Başkan Donald Trump’a seçimlerde siyasi destek sağlamak amacıyla hayata geçiriliyor. Wall Street merkezli büyük yatırım şirketlerinin desteklediği bu program, her çocuk için devlet tarafından başlangıç fonu sağlanmasını ve özel sektör yönetimindeki fonlarda büyütülmesini öngörüyor.
Trump hesaplarının arka planı ve işleyişi
Trump hesapları, aslında 2016 yılında dönemin başkan adayı Trump’ın vaatleri arasında yer alan bir projeydi. Amacı, her Amerikalı çocuğa doğumunda 1.000 dolar devlet katkısı sağlamak ve bu parayı borsa ya da tahvil piyasasında değerlendirerek çocuk 18 yaşına geldiğinde yaklaşık 10.000 dolarlık bir birikim oluşturmaktı. Ancak proje, Kongre’de defalarca reddedildi veya rafa kaldırıldı. 2024 seçimleri öncesinde Trump’ın yeniden başkan seçilmesiyle birlikte, Cumhuriyetçi çoğunluklu Kongre bu kez yasayı hızla kabul etti. Yasal düzenleme, 2025-2028 yılları arasında doğan tüm ABD vatandaşı çocukların kayıt altına alınmasını ve her birine 500 dolar devlet katkısı yapılmasını içeriyor. Bu katkı, Wall Street’in büyük fon yöneticileri tarafından işletilecek portföylerde değerlendirilecek. Fonun yönetim ücretleri ve işletme maliyetleri, devlet tarafından karşılanacak; böylece ailelerin ek bir mali yükü olmayacak. Ancak eleştirmenler, fonların tamamen piyasa riskine açık olduğunu ve devlet garantisi bulunmadığını vurguluyor.
Seçim stratejisi ve küresel yansımalar
Trump hesaplarının hayata geçirilmesi, yalnızca bir sosyal politika değil aynı zamanda bir seçim stratejisi olarak görülüyor. Başkan Trump, 2026 ara seçimleri ve 2028 başkanlık seçimleri öncesinde genç ailelerin desteğini kazanmayı hedefliyor. Programın hedef kitlesi olan 2025-2028 doğumlu çocukların aileleri, büyük ölçüde 25-40 yaş arası seçmenlerden oluşuyor. Bu demografik grup, son seçimlerde Trump’a görece düşük oy vermişti. Öte yandan, fonların Wall Street tarafından yönetilmesi, Trump’ın iş dünyasıyla bağlarını güçlendirirken, bazı çevrelerde ‘çıkar çatışması’ tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Küresel ölçekte ise bu uygulama, devlet destekli özel yatırım fonları modelinin yaygınlaşmasına yol açabilir. Benzer bir model, Birleşik Krallık ve Singapur’da çocuklara yönelik ‘baby bond’ adıyla uygulanıyor; ancak Trump hesapları, siyasi motivasyonu ve hedef tarih aralığıyla farklılaşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Trump hesapları uygulaması Türkiye’yi doğrudan etkilemese de, küresel finans piyasalarında yeni bir kamu-özel ortaklığı modeli olarak dikkat çekiyor. Türkiye’nin benzer bir çocuk tasarruf fonu modelini değerlendirmesi durumunda, bu uygulama referans alınabilir. Ancak Türkiye’de mevcut Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) devlet katkısı ile benzerlik gösterse de, Trump hesapları doğumdan itibaren zorunlu katılım ve piyasa yönetimi açısından farklı. Ayrıca, ABD’deki bu uygulamanın başarısı, gelişmekte olan ülkelerdeki sosyal güvenlik reformlarına yön verebilir. Türkiye’nin özellikle genç nüfus yapısı göz önüne alındığında, uzun vadeli birikim modelleri için bu tür örnekleri yakından izlemesi faydalı olacaktır.