Avusturya'nın başkenti Viyana'da bulunan bir müzede sergilenen ve bir zamanlar Mısır Kraliçesi'ne ait olduğu belirtilen milyonlarca euro değerindeki pırlanta kolye, kimliği belirsiz hırsızlar tarafından cam vitrin kırılarak çalındı. Olay, müzenin kapalı olduğu gece saatlerinde meydana geldi. Polis, güvenlik kameralarındaki görüntüleri inceliyor ve hırsızların yakalanması için geniş çaplı bir soruşturma başlattı. Çalınan kolyenin, 18. yüzyılda Mısır'da hüküm süren bir kraliçeye ait olduğu ve daha sonra borçlarını ödemek için satıldığı öğrenildi. Müze yetkilileri, eserin sigortalı olduğunu ancak tarihi ve kültürel değerinin ölçülemeyeceğini belirtti. Bu soygun, son dönemde Avrupa'daki müzelerde yaşanan bir dizi yüksek profilli hırsızlığın en son halkası olarak dikkat çekiyor.
Kraliçenin Kolyesi ve Soygunun Ayrıntıları
Çalınan kolye, Mısır'ın son kraliçelerinden biri olan ve ülkenin bağımsızlık mücadelesinde önemli bir figür olarak kabul edilen Kraliçe Farida'ya aitmiş. Kraliçe Farida, 1930'lu ve 1940'lı yıllarda Mısır'da etkili bir isimdi. Kolyenin, kraliçenin özel koleksiyonunun bir parçası olduğu, onun 1946'da Kral Faruk'tan boşanmasının ardından maddi sıkıntılar yaşadığı ve bu nedenle değerli eşyalarını satmak zorunda kaldığı biliniyor. Kolye, o dönemde bir Avrupalı koleksiyoncuya satılmış ve yıllar sonra Viyana'daki müzeye ödünç verilmişti.
Viyana polisi, soygunun profesyonelce planlandığını ve en az iki kişi tarafından gerçekleştirildiğini düşünüyor. Hırsızlar, müzenin arka kapısındaki alarm sistemini devre dışı bırakarak içeri girmiş ve vitrini özel bir aletle kırarak kolyeyi saniyeler içinde almış. Olayın ardından havalimanları ve sınır kapıları alarm durumuna geçirilirken, kolyenin yurtdışına çıkarılması ihtimaline karşı Interpol'e de bilgi verildi. Müze Müdürü, "Bu kolye sadece maddi değeri olan bir mücevher değil, aynı zamanda Mısır'ın yakın tarihine tanıklık eden bir kültür mirası. Kaybı bizler için derin bir üzüntü." şeklinde konuştu.
Emniyet yetkilileri, güvenlik kameralarının gece boyunca kaydettiği görüntüleri dijital ortamda inceleyerek hırsızların kimliklerini tespit etmeye çalışıyor. Ayrıca, kolyenin satılmaya çalışılması durumunda mücevher piyasasını takip eden dedektifler de devreye sokuldu. Benzer olayların yaşandığı Almanya ve İsviçre müzeleriyle bilgi alışverişinde bulunuluyor. Uzmanlar, bu tür tarihi eserlerin kara borsada satılmasının zor olduğunu, ancak eritilerek veya parçalanarak değerlendirilebileceğini ifade ediyor.
Avrupa'da Müze Hırsızlıkları Artıyor
Viyana'daki bu soygun, Avrupa genelinde son yıllarda artan müze hırsızlıklarının bir örneği. 2022'de Almanya'nın Dresden kentindeki Yeşil Kasa Müzesi'nden 18. yüzyıla ait paha biçilmez mücevherler çalınmış, olay uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Benzer şekilde, 2019'da İngiltere'nin Londra kentindeki British Museum'da sergilenen bir altın bilezik kaybolmuş, daha sonra bulunmuştu. Uzmanlar, güvenlik sistemlerinin gelişmesine rağmen hırsızların da teknolojik olarak daha donanımlı hale geldiğini; bu nedenle müzelerin savunma stratejilerini sürekli güncellemeleri gerektiğini vurguluyor.
Bu tür hırsızlıkların yalnızca maddi kayba yol açmadığını, aynı zamanda ülkelerin kültürel mirasının da zarar gördüğüne dikkat çeken kriminologlar, uluslararası işbirliğinin önemine işaret ediyor. Interpol'ün verilerine göre, 2023 yılında Avrupa'da 12 binden fazla kültürel varlık çalındı veya kayboldu. Bu sayı, pandemi öncesi döneme göre yüzde 40 artış gösterdi. Hırsızlıkların çoğu küçük ölçekli müzelerden veya kiliselerden gerçekleşse de, büyük müzelerdeki soygunlar medyanın ilgisini çekiyor ve kamuoyunda güvenlik endişesi yaratıyor.
Viyana'daki müze yönetimi, olayın ardından güvenlik önlemlerini artıracaklarını ve müzenin bir süre ziyarete kapatılacağını açıkladı. Ayrıca, kolyenin bulunması için her türlü bilgiye ulaşanlara ödül verileceği duyuruldu. Yerel halk ve turistler ise olayı üzüntüyle karşıladı. Bir ziyaretçi, "Bu müze yıllardır ziyaret ettiğim yerler arasında. Böyle bir şeyin yaşanması gerçekten üzücü. Umarım hırsızlar bir an önce yakalanır ve kolye yerine iade edilir." dedi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, tarihi eser kaçakçılığı konusunda uzun yıllardır mücadele veren bir ülke olarak, bu tür uluslararası soygunları yakından takip ediyor. Türkiye'nin, Anadolu topraklarından yurtdışına kaçırılan eserlerin iadesi konusundaki kararlılığı ve bu konudaki hukuki girişimleri biliniyor. Viyana'da yaşanan bu olay, müze güvenliğinin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne sererken, Türkiye'nin kendi müzelerindeki güvenlik önlemlerini gözden geçirmesi açısından da bir fırsat sunuyor. Ayrıca, kültürel mirasın korunmasına yönelik uluslararası işbirliğinin önemi açısından değerlendirildiğinde, Türkiye'nin bu alandaki deneyimini küresel platformlarda paylaşması ve ortak projelerde yer alması, müze hırsızlıklarıyla mücadelede etkili olabilir.