Vietnam, Güney Çin Denizi'ndeki Paracel Adaları'nda Çin tarafından yürütülen geniş çaplı inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulmasını talep etti. Hanoi yönetimi, Antilop Resifi ve yakınındaki bir adacıkta yapıldığı bildirilen çalışmaların egemenlik haklarını ihlal ettiğini savunuyor. Açıklama, bölgede tansiyonun yeniden yükseldiği bir dönemde geldi.
Gelişmenin arka planı
Vietnam Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, yaptığı yazılı açıklamada, "Paracel Adaları üzerindeki egemenliğimiz uluslararası hukuka ve tarihi kanıtlara dayanmaktadır. Çin'in burada yürüttüğü inşaat faaliyetleri, bölgesel istikrarı tehdit etmekte ve 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne (UNCLOS) aykırıdır" ifadelerini kullandı. Sözcü, söz konusu faaliyetlerin derhal durdurulması ve bölgeden çekilinmesi çağrısında bulundu.
Uydu görüntüleri, Antilop Resifi'nde son aylarda önemli ölçüde genişleyen bir yapay ada oluşturma çalışması yapıldığını ortaya koydu. Görüntülerde, resif üzerinde yeni binalar, bir pist ve liman tesisleri inşa edildiği görülüyor. Bölge, zengin balıkçılık kaynakları ve potansiyel hidrokarbon rezervleri nedeniyle stratejik öneme sahip.
Paracel Adaları, 1974 yılında Çin ile Güney Vietnam arasında yaşanan kısa süreli savaşın ardından fiilen Çin kontrolüne geçmişti. Ancak Vietnam, adalar üzerinde egemenlik iddiasını sürdürüyor. Çin, bölgedeki tüm adaların kendi toprağı olduğunu savunuyor ve tarihsel hak iddialarına dayanarak geniş çaplı inşaat faaliyetlerini meşru görüyor. Bu durum, Güney Çin Denizi'nde taraflar arasında uzun süredir devam eden anlaşmazlığın bir parçası.
Bölgesel veya küresel boyut
Güney Çin Denizi, yılda yaklaşık 3,4 trilyon dolarlık ticaretin geçtiği kritik bir su yolu. Bölgede Çin'in yanı sıra Vietnam, Filipinler, Malezya, Brunei ve Tayvan da egemenlik iddialarında bulunuyor. Çin'in son yıllarda bölgedeki askeri varlığını artırması ve yapay adalar inşa etmesi, ABD ve müttefikleri tarafından endişeyle izleniyor. ABD, uluslararası hukuka uygun olarak seyrüsefer serbestisini savunuyor ve bölgede düzenli olarak "serbestlik operasyonları" düzenliyor.
Vietnam'ın son açıklaması, ASEAN içinde de yankı bulabilir. Filipinler, son dönemde Çin'e karşı daha sert bir tutum sergiliyor ve ABD ile savunma işbirliğini güçlendiriyor. Ancak ASEAN ülkeleri, Çin ile ekonomik ilişkilerini bozmadan ortak bir duruş sergilemekte zorlanıyor. Çin, bölge ülkelerine yönelik altyapı yatırımları ve ticaret anlaşmalarıyla etkisini artırıyor.
Uluslararası hukuk açısından, 2016'daki Lahey Tahkim Mahkemesi kararı, Çin'in dokuz çizgi hattı iddiasını reddetmiş ve tarihsel hak iddialarını geçersiz kılmıştı. Ancak Çin bu kararı tanımıyor. Vietnam, sık sık UNCLOS'a atıfta bulunarak uluslararası kamuoyunu yanına çekmeye çalışıyor.
Uzmanlar, Çin'in bölgedeki inşaat faaliyetlerinin sadece askeri değil, aynı zamanda ekonomik ve bilimsel araştırma amaçlı olduğunu belirtiyor. Antilop Resifi'nde yapılan tesislerin, bölgedeki balıkçılık ve enerji kaynaklarına erişimi kolaylaştırması bekleniyor. Ancak bu durum, diğer kıyıdaş ülkelerin haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle tepki çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Güney Çin Denizi'ndeki anlaşmazlıkların doğrudan tarafı değil. Ancak Türkiye, uluslararası hukukun üstünlüğü ve egemenlik haklarına saygı ilkelerini savunuyor. Bu gelişme, Türkiye'nin Doğu Akdeniz ve Kıbrıs çevresindeki deniz yetki alanları konusundaki tutumunu dolaylı olarak etkileyebilir. Çin'in bölgedeki tek taraflı faaliyetleri, uluslararası hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Türkiye'nin de karşı çıktığı bir uygulama. Ayrıca Türkiye, bölgede ticaret yapan ülkelerle ekonomik ilişkilerini sürdürüyor. Gerilimin tırmanması, küresel ticaret yollarını ve enerji fiyatlarını etkileyerek Türkiye ekonomisini dolaylı yoldan etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye, diyalog ve uluslararası hukuk çerçevesinde çözüm çağrısı yapabilir.