Vietnam, küresel jeopolitik gerilimler ve belirsizlikler karşısında stratejik ve tarihsel nedenlerle 'hedging' (dengeleme) politikası izliyor. Bu strateji, ülkenin hem ekonomik büyümesini hem de diplomatik etkinliğini artırıyor. Soğuk Savaş sonrası dönemde Vietnam, büyük güçler arasında denge kurarak ulusal çıkarlarını maksimize etmeyi başardı. Son yıllarda ABD-Çin rekabetinin kızışmasıyla birlikte Vietnam, bu rekabetten fayda sağlayan nadir ülkelerden biri oldu. Ülke, hem ABD hem de Çin ile ilişkilerini geliştirirken, aynı zamanda ASEAN, Japonya, Güney Kore ve Avrupa Birliği gibi diğer aktörlerle de işbirliğini derinleştiriyor. Bu çok yönlü diplomasi, Vietnam'ın küresel tedarik zincirlerinde kilit bir oyuncu haline gelmesini sağladı.
Hedging Stratejisinin Arka Planı
Vietnam'ın hedging stratejisi, tarihsel deneyimlerden besleniyor. Ülke, 20. yüzyılda Fransa, Japonya, ABD ve Çin ile yaşadığı çatışmaların ardından, dış politikada pragmatizmi benimsedi. 1986'da başlatılan Đổi Mới (Yenilik) reformları, ekonomik liberalleşmeyi ve dışa açılmayı getirdi. Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle Vietnam, ideolojik bloklaşmadan uzaklaşarak çok yönlü dış politika ilkesini benimsedi. 1995'te ASEAN'a üye oldu ve aynı yıl ABD ile diplomatik ilişkileri normalleştirdi. 2007'de Dünya Ticaret Örgütü'ne katıldı. Bugün Vietnam, 16 serbest ticaret anlaşmasına taraf ve Trans-Pasifik Ortaklığı (CPTPP) gibi mega anlaşmalarda yer alıyor. Bu ağ, ülkenin ekonomik direncini artırıyor.
Son yıllarda Vietnam, ABD-Çin ticaret savaşının yarattığı fırsatları değerlendirdi. Çok uluslu şirketler, tedarik zincirlerini Çin'den kaydırırken Vietnam'ı üretim üssü olarak seçti. Samsung, Intel, Apple gibi devler ülkede yatırımlarını artırdı. 2022'de Vietnam'ın GSYİH büyümesi %8'i aştı, bu oran Asya'da en yükseklerden biriydi. 2023'te küresel yavaşlamaya rağmen %5 civarında büyüme kaydedildi. İhracat hacmi 370 milyar doları aşarak rekor kırdı. Aynı dönemde Vietnam, ABD ile kapsamlı stratejik ortaklık kurdu (Eylül 2023) ve Çin ile de üst düzey ziyaretler gerçekleştirdi. Bu dengeli diplomasi, Hanoi'nin her iki büyük güçle de iyi ilişkiler yürütmesini sağlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Vietnam'ın hedging stratejisi, Güneydoğu Asya'nın jeopolitik dinamiklerini de etkiliyor. Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik anlaşmazlıklarında Vietnam, Çin'e karşı sert söylemlerden kaçınıyor ancak uluslararası hukuka vurgu yapıyor. ASEAN içinde ise yapıcı bir rol üstlenerek bölgesel istikrarın korunmasına katkı sağlıyor. Ayrıca Vietnam, Rusya ile de geleneksel ilişkilerini sürdürüyor; Rus silah sistemleri kullanıyor ancak ABD ile de savunma işbirliğini artırıyor. Bu çok yönlü yaklaşım, Soğuk Savaş sonrası dönemde birçok küçük ve orta ölçekli ülke için model oluşturuyor. Hedging, sadece ekonomik değil aynı zamanda güvenlik ve diplomatik alanlarda da esneklik sağlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Vietnam'ın hedging stratejisi, benzer jeopolitik sıkışmalar yaşayan Türkiye için önemli dersler içeriyor. Türkiye de Batı ile Rusya arasında denge kurmaya çalışıyor; ancak ekonomik ve diplomatik esnekliği artırmak için Vietnam modelini inceleyebilir. Vietnam, çok taraflı ticaret anlaşmaları ve çeşitlendirilmiş ortaklıklarla dış şoklara karşı direnç kazandı. Türkiye de benzer şekilde Asya-Pasifik'e açılım, tedarik zincirlerinde çeşitlilik ve ASEAN ile ilişkileri güçlendirme gibi adımlarla benzer bir dayanıklılık geliştirebilir. Ayrıca Vietnam'ın savunma sanayisindeki dışa bağımlılığı azaltma çabaları, Türkiye'nin yerli savunma projeleriyle paralellik taşıyor. Ancak Türkiye'nin jeostratejik konumu ve ittifak yükümlülükleri, Vietnam'ın görece özerk konumundan farklılık gösteriyor. Yine de Hanoi'nin pragmatik yaklaşımı, Ankara için ilham verici olabilir.