Yeni bir araştırma, dünya genelindeki veri merkezlerinin büyük çoğunluğunun sel, yangın ve aşırı hava olayları gibi iklim kaynaklı tehditlere karşı ciddi şekilde savunmasız olduğunu ortaya koydu. Çalışma, yapay zeka (YZ) devriminin küresel sera gazı emisyonlarını artırmasının yanı sıra, bu tesislerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı ne kadar kırılgan olduğuna da dikkat çekiyor. Uzmanlar, veri merkezlerinin artan sayısı ve enerji ihtiyacının, iklim krizini hem tetiklediğini hem de bu krizden etkilendiğini vurguluyor.
Gelişmenin arka planı: iklim tehditleri ve veri merkezleri
Araştırmaya göre, küresel veri merkezlerinin yaklaşık yüzde 70'i, önümüzdeki on yıllarda sel, kuraklık, orman yangını veya aşırı sıcaklık gibi en az bir iklim tehlikesiyle karşı karşıya kalacak bölgelerde bulunuyor. Özellikle ABD'nin bazı bölgeleri ile Asya-Pasifik ülkelerindeki veri merkezleri yüksek risk altında. Çalışma, bu tesislerin soğutma sistemlerinin seller ve aşırı sıcaklıklar nedeniyle devre dışı kalabileceğini, fiziksel altyapının ise yangın ve fırtınalardan zarar görebileceğini belirtiyor. Ayrıca, veri merkezlerinin çoğunun yenilenebilir enerjiye geçişte yavaş ilerlediği ve karbon ayak izlerini azaltmak için yeterli adım atmadığı ifade ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut: YZ'nin artan enerji talebi
Yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, veri merkezlerine olan talebi patlattı. Uluslararası Enerji Ajansı'na göre, veri merkezlerinin küresel elektrik tüketimi 2026 yılına kadar iki katına çıkarak 1.000 teravat saati aşabilir. Bu durum, hem iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını zorlaştırıyor hem de enerji altyapıları üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Örneğin, İrlanda ve Singapur gibi ülkeler, artan enerji talebi nedeniyle yeni veri merkezi inşaatlarına geçici olarak moratoryum uygulamak zorunda kaldı. Uzmanlar, veri merkezlerinin daha dayanıklı hale getirilmesi ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönlendirilmesi gerektiğini, aksi takdirde hem küresel iklim hedeflerinin hem de dijital ekonominin sürdürülebilirliğinin tehlikeye gireceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, son yıllarda dijital dönüşüm ve yapay zeka alanındaki yatırımlarını artırırken, veri merkezi altyapısını da genişletiyor. İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok şehirde yeni veri merkezleri kuruluyor. Ancak bu tesislerin iklim risklerine karşı ne kadar hazırlıklı olduğu sorusu gündeme geliyor. Özellikle iklim değişikliğinin Türkiye'de daha sık görülen sel ve orman yangını gibi afetlere yol açması, veri merkezlerinin güvenliği için tehdit oluşturuyor. Türkiye'nin, küresel eğilimleri göz önünde bulundurarak veri merkezlerini iklim risklerine karşı daha dayanıklı hale getirmesi ve yenilenebilir enerji kullanımını teşvik etmesi, hem ekonomik sürdürülebilirlik hem de ulusal güvenlik açısından kritik öneme sahip.