Birleşik Krallık'ta yapılan yeni bir araştırma, vergi mükelleflerinin on yıllardır enflasyona göre güncellenmeyen vergi dilimleri ve muafiyetler nedeniyle 'permafrost' benzeri bir dondurulmuş sistemin kurbanı olduğunu ortaya koydu. Çalışma, vergi sisteminde kapsamlı bir reform çağrısında bulunurken, özellikle gelir vergisi dilimlerinin ve katma değer vergisi eşiklerinin yıllar içinde yükseltilmemesinin mükellefler üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirtiyor.
Gelişmenin Arka Planı: Dondurulmuş Eşikler ve Kayıp Satın Alma Gücü
Rapora göre, Birleşik Krallık'ta 2007 yılından bu yana enflasyona göre ayarlanmayan birçok vergi eşiği var. Örneğin, özel araç sahiplerinin iş amaçlı kullanımı için uygulanan kilometre başına vergi muafiyeti 20 yılı aşkın süredir değişmedi. Aynı şekilde, katma değer vergisi (KDV) kaydı için gereken yıllık ciro eşiği 2017'den bu yana 85.000 sterlin olarak sabitlenmiş durumda. Bu durum, enflasyonun eritici etkisiyle milyonlarca işletmenin KDV kapsamına girmesine neden oldu, çünkü ciro eşiğini enflasyon nedeniyle aşmak daha kolay hale geldi.
Uzmanlar, bu tür 'dondurulmuş' muafiyetlerin özellikle düşük ve orta gelirli çalışanları orantısız şekilde etkilediğini belirtiyor. Enflasyon oranının yüksek seyrettiği son iki yılda, gelir vergisi dilimlerinin güncellenmemesi, 'vergi sürüklenmesi' (fiscal drag) olarak bilinen bir etkiyle çalışanların daha yüksek vergi dilimlerine girmesine yol açtı. Araştırma, bu durumun hanehalkı bütçelerinde ciddi bir erimeye neden olduğunu, çünkü maaş zamlarının büyük kısmının artan vergiler tarafından emildiğini tespit etti.
Bölgesel ve Küresel Boyut: OECD Ülkelerinde Benzer Trend
Sorun sadece Birleşik Krallık'a özgü değil. OECD ülkelerinde de benzer eğilimler gözlemleniyor. Birçok ülke, kamu maliyesine kısa vadeli katkı sağlamak amacıyla vergi dilimlerini bilinçli olarak donduruyor veya enflasyonun altında güncelliyor. Bu, hükümetler için dolaylı bir vergi artışı anlamına geliyor. İngiltere'de yayımlanan çalışma, bu uygulamaların uzun vadede vergi adaletini bozduğunu ve ekonomik büyümeyi engellediğini vurguluyor. Araştırmacılar, sistemin enflasyona karşı otomatik endeksleme mekanizmalarıyla güncellenmesi gerektiğini savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yüksek enflasyon ortamında vergi dilimlerinin ve muafiyetlerin güncellenmesi konusunda benzer sorunlar yaşamaktadır. Gelir vergisi dilimleri ve KDV istisna eşikleri yıllar içinde enflasyon karşısında erimiş, özellikle sabit gelirli çalışanlar ve küçük işletmeler üzerinde ek yük oluşturmuştur. İngiltere'deki bu rapor, Türkiye'de de tartışılan 'vergi sürüklenmesi' sorununun küresel boyutunu göstermesi açısından önemlidir. Türkiye'nin, vergi sistemini enflasyona endekslemek ve düzenli güncellemeler yapmak suretiyle hem vergi adaletini sağlaması hem de kayıt dışılığı azaltması mümkündür. Aksi takdirde, dondurulmuş eşikler enflasyonu besleyen bir döngü yaratabilir.