Venezuela’yı sarsan şiddetli depremler, ülkede zaten kırılgan olan siyasi ve ekonomik dengeleri daha da derinden etkiledi. Son verilere göre yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği depremlerin ardından, hükümetin seçim takvimini yeniden erteleyeceğine dair işaretler var. ABD, bu durum karşısında nasıl bir pozisyon alacak? Latin Amerika’nın bu kritik ülkesindeki gelişmeler, bölgesel denklemleri de değiştirebilir.
Arka plan: Depremler ve siyasi kriz
Venezuela, 7.2 ve 6.8 büyüklüğündeki iki büyük depremle sarsıldı. Başkent Caracas başta olmak üzere birçok kentte binalar yıkılırken, enkaz altında kalanların kurtarılması için seferberlik başlatıldı. Resmi açıklamalara göre ölü sayısı 200’ü aşarken, yaralı sayısı ise 1.500’ün üzerinde. Depremlerin ardından Devlet Başkanı Nicolás Maduro üç günlük ulusal yas ilan etti ve uluslararası yardım çağrısında bulundu.
Ancak gözlemciler, depremin Maduro hükümeti için siyasi bir koz olabileceğini belirtiyor. Zira daha önce de pandemi ve ekonomik kriz gibi gerekçelerle seçimleri erteleyen yönetim, bu kez de doğal afeti bahane ederek seçim takvimini yeniden düzenleyebilir. Muhalefet ise hükümeti deprem yardımlarını siyasallaştırmakla suçluyor. Özellikle muhalif belediyelere yardım malzemelerinin ulaştırılmadığı iddia ediliyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Venezuela’daki depremler, sadece ülke içinde değil, bölgesel ve küresel dengelerde de sarsıntıya yol açtı. ABD, zaten yaptırımlarla boğuşan Venezuela yönetimine karşı nasıl bir yaklaşım izleyeceği konusunda bölünmüş durumda. Bir yandan, insani yardımda bulunmak isteyen Washington, diğer yandan Maduro’nun bu krizi kullanarak güçlenmesini engellemeye çalışıyor. Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, depremzedelere yardım edilmesi için temasların sürdüğü belirtildi ancak Maduro’ya doğrudan yardım yapılmayacağı ima edildi.
Rusya ve Çin, Venezuela’ya destek mesajları gönderirken, Avrupa Birliği ise seçimlerin bir an önce yapılması çağrısını yineledi. Depremlerin ardından petrol fiyatlarında geçici bir artış yaşansa da, Venezuela’nın üretim kapasitesindeki düşüş nedeniyle küresel piyasalarda ciddi bir etki beklenmiyor. Ancak ülkedeki kaos, mülteci akınlarını artırabilir ve bu da komşu ülke Kolombiya başta olmak üzere bölgeyi istikrarsızlaştırabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Venezuela ile ilişkilerinde son yıllarda ticari ve diplomatik bağları güçlendirmişti. Deprem felaketi, Ankara’nın bölgedeki insani yardım politikaları açısından yeni bir test oluşturabilir. Türkiye’nin yardım göndermesi, ikili ilişkileri olumlu etkileyebilir. Ancak Venezuela’daki siyasi belirsizlik, özellikle Maduro’nun seçimleri ertelemesi halinde, Türkiye’nin bölgedeki demokratik duruşuyla çelişebilir. Ayrıca, Türk şirketlerinin Venezuela’daki yatırımları (inşaat, savunma) depremden etkilenmiş olabilir. Bu nedenle Ankara’nın yardım kararı siyasi ve ekonomik hesaplarla şekillenecektir.