Venezuela'da sağlık sistemi çökme noktasına gelirken, Birleşmiş Milletler (BM) ülkeye 10 bin ceset torbası sevk etti. Kuzeydeki bazı hastanelerin yüzde 900 kapasiteyle çalıştığı bildirilirken, bir yardım görevlisi Newsweek'e yaptığı açıklamada durumun vahim olduğunu belirtti. Latin Amerika ülkesi, yıllardır süren ekonomik kriz, siyasi istikrarsızlık ve yaptırımlarla boğuşurken, sağlık altyapısı artık hasta akışını kaldıramaz hale geldi.
Kuzeydeki hastaneler yüzde 900 kapasiteyle çalışıyor
Venezuela'nın kuzey eyaletlerindeki hastaneler, özellikle yoğun bakım ünitelerinde büyük bir yığılma yaşıyor. Bir yardım çalışanı, hastanelerin yüzde 900 kapasiteye ulaştığını, bunun da hastaların koridorlarda tedavi edilmesi anlamına geldiğini ifade etti. BM'nin gönderdiği 10 bin ceset torbası, ölüm oranlarının hızla arttığına işaret ediyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, son iki ayda COVID-19, dang humması ve sıtma gibi hastalıklardan ölümler yüzde 300 arttı.
Ülkenin ilaç ve tıbbi malzeme stokları tükenme noktasında. Hastanelerde temel antibiyotikler, ağrı kesiciler ve hatta serum bulunamıyor. Venezuela Tabipler Birliği, sağlık çalışanlarının yüzde 60'ının yetersiz maaşlar ve kötü çalışma koşulları nedeniyle ülkeyi terk ettiğini açıkladı. Bu durum, kalan sağlık personelinin üzerindeki yükü daha da artırıyor.
Ekonomik çöküş ve göç dalgası
Venezuela, 2013'ten bu yana süren ekonomik krizle mücadele ediyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş, kötü yönetim ve uluslararası yaptırımlar, ülkeyi hiperenflasyon ve kıtlığa sürükledi. 7 milyondan fazla Venezuelalı ülkeyi terk ederek bölgesel bir göç krizine yol açtı. BM verilerine göre, komşu Kolombiya, Peru ve Ekvador en fazla Venezuelalı mülteciyi barındıran ülkeler arasında.
Sağlık krizi, göç edenlerin sayısını daha da artırabilir. Uzmanlar, salgın hastalıkların sınır ötesine yayılma riskine dikkat çekiyor. Dünya Sağlık Örgütü ise Venezuela'ya yönelik acil yardım çağrısında bulundu. Ancak uluslararası toplumun, Maduro yönetimine yardım konusunda isteksiz olduğu biliniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki bu derinleşen kriz, Türkiye'nin Latin Amerika politikası açısından önem taşıyor. Türkiye, Maduro yönetimiyle yakın ilişkiler kurmuş ve ticari bağlarını geliştirmişti. Ancak sağlık sisteminin çökmesi, bölgede yeni bir göç dalgasına yol açarak dolaylı olarak Türkiye'yi de etkileyebilir. Ayrıca Türkiye'nin insani yardım odaklı dış politikası çerçevesinde, Venezuela'ya tıbbi malzeme veya ilaç yardımında bulunması gündeme gelebilir. Kriz, aynı zamanda küresel enerji piyasalarında da istikrarsızlık yaratma potansiyeli taşıyor; Venezuela'nın petrol arzındaki aksama, Türkiye'nin enerji ithalat maliyetlerini etkileyebilir.