Venezuela, bu hafta yaşadığı iki şiddetli depremin ardından büyük bir sağlık kriziyle karşı karşıya. Doktorlar, sarsıntıların yarattığı yıkımın tedavi edilmeyen yaralanmalar, bulaşıcı hastalıklar ve zaten tükenme noktasındaki bir sağlık sistemi nedeniyle daha da genişleyen bir tıbbi krize yol açmasından korkuyor. Depremlerde binlerce kişi yaralanırken, sağlık tesislerinin büyük bölümü hasar gördü veya hizmet dışı kaldı. On binlerce Venezuelalı, geçici barınaklarda kalabalık koşullarda yaşamaya çalışırken, hijyen eksikliği ve temiz suya erişimdeki kısıtlılık kolera, tifo ve hepatit gibi salgın hastalıkların yayılma riskini artırıyor. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC) yetkilileri, bölgeye acil tıbbi malzeme sevkiyatı başlattı ancak yardımların yetersiz kaldığını belirtiyor.
Depremin ardından: Sağlık altyapısı çöktü
Pazartesi günü meydana gelen 7.3 büyüklüğündeki ilk deprem ile Salı günü yaşanan 6.8 büyüklüğündeki artçı sarsıntı, başkent Caracas ve çevre bölgelerde büyük yıkıma neden oldu. Depremlerde en az 42 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. Resmi rakamlara göre 12 bin 500'den fazla bina hasar gördü ya da yıkıldı. Sağlık Bakanlığı kaynakları, hastanelerin yüzde 40'ının kullanılamaz hale geldiğini, kalanların ise yoğunluk nedeniyle kapasitesinin çok üzerinde hizmet vermeye çalıştığını belirtiyor. Yol ve iletişim hatlarının hasar görmesi yardım çalışmalarını ciddi biçimde yavaşlatıyor. Kızılhaç sözcüsü, "En büyük endişemiz, su kaynaklarının kirlenmesi ve kalabalık barınak koşullarının yol açacağı salgın hastalıklar" dedi.
Venezuela zaten uzun süreli bir siyasi ve ekonomik kriz yaşıyor. Hiperenflasyon, ilaç ve tıbbi malzeme kıtlığı, sağlık çalışanlarının yurt dışına göçü, ülkenin sağlık sistemini yıllardır zorluyordu. Şimdi deprem felaketi, sistemi tamamen çökertti. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre, deprem öncesinde bile ülkede temel ilaçların yüzde 80'i bulunamaz durumdaydı. Doktorlar, depremde yaralanan hastaların tedavisinde antibiyotik, tetanos aşısı ve ağrı kesici gibi temel malzemelerin hızla tükendiğini bildiriyor. Özellikle kırık ve açık yaraların tedavisinde gecikme, enfeksiyon riskini kat kat artırıyor.
Bölgesel boyut: Yardım çağrıları ve uluslararası destek
Birleşmiş Milletler, Venezuela'ya acil yardım çağrısında bulundu. Komşu ülkeler Kolombiya ve Brezilya, sınırlarına geçici sağlık tesisleri kurarak yaralılara yardım etmeye çalışıyor. Ancak siyasi gerilimler, yardımların koordinasyonunu zorlaştırıyor. ABD, Venezuela hükümetine doğrudan yardım yapmayacağını, ancak sivil toplum kuruluşları aracılığıyla destek sağlayacağını duyurdu. Küba ve Çin, ilaç ve sağlık ekipmanı yardımı göndereceğini açıkladı. Öte yandan, depremin etkilediği bölgelerde arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Enkaz altında kalanların kurtarılması için ekipler seferber olmuş durumda. Ancak ağır ekipman eksikliği ve artçı sarsıntılar çalışmaları güçleştiriyor. Uzmanlar, önümüzdeki günlerde hava koşullarının da kötüleşmesiyle birlikte insani durumun daha da kritik hale gelebileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki bu kriz, Türkiye'nin bölgede etkin bir insani yardım aktörü olarak rol alması için bir fırsat sunuyor. Türkiye, Afrika ve Orta Doğu'da olduğu gibi, Latin Amerika'da da sağlık altyapısı desteği ve tıbbi malzeme yardımıyla güvenilir bir ortak olduğunu kanıtlayabilir. Ayrıca, deprem bölgesine yardım göndermek, Türkiye'nin uluslararası itibarını artıracak ve Venezuela ile diplomatik ilişkilerini güçlendirecektir. Öte yandan, İran ve Rusya gibi Venezuela'yla yakın bağları olan ülkelerin krizdeki rolü, bölgesel güç dengelerini etkileyebilir. Türkiye’nin bu süreçte bağımsız bir insani yaklaşım sergilemesi, küresel bir aktör olarak konumunu pekiştirecektir.