Venezuela, bir ay önce meydana gelen ve ülkenin kuzeybatısını vuran iki yıkıcı depremin acısını yaşıyor. 12 Ağustos'ta meydana gelen 7,3 ve 6,0 büyüklüğündeki depremlerde resmi rakamlara göre en az 12 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. Ancak aradan geçen bir aya rağmen, yıkılan binaların enkazı altında hâlâ kayıp yakınlarını arayan aileler var. Caracas'ın batısındaki Mérida ve Táchira eyaletlerinde arama kurtarma ekipleri, enkaz altında kalan son kişilere ulaşabilmek için yoğun çaba sarf ediyor. Depremlerin vurduğu bölgelerde binlerce kişi evsiz kaldı, geçici barınma merkezlerinde yaşam mücadelesi veriyor.
Depremlerin ardından arama kurtarma ve yardım çalışmaları
Depremlerin ardından Venezuela hükümeti, Ulusal Risk Yönetimi Sistemi'ni devreye soktu. Ordu ve itfaiye ekipleri, enkaz altında kalanları kurtarmak için seferber edildi. Ancak ülkenin içinde bulunduğu derin ekonomik kriz ve akut tıbbi malzeme sıkıntısı, kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor. Birçok hastane, depremde yaralananları tedavi edebilmek için yeterli donanıma sahip değil. Uluslararası Kızıl Haç Komitesi (ICRC) ve Birleşmiş Milletler (BM) acil durum ekipleri bölgeye gönderildi, ancak ABD yaptırımlarının da etkisiyle yardım akışı sınırlı kalıyor.
Yerel halk, hükümetin arama kurtarma çalışmalarını yetersiz buluyor. Özellikle kırsal bölgelerde, enkaz altında kalanlara ulaşmak için hâlâ elle kazı yapılıyor. Birçok aile, devlet yetkililerinin kendilerine yeterli bilgi vermediğini, kayıp yakınlarının akıbetini öğrenemediklerini belirtiyor. Depremzedeler, barınma, gıda ve temiz su gibi temel ihtiyaçların karşılanmasında da gecikmeler yaşandığını aktarıyor.
Siyasi kriz ve depremlerin kesişimi
Depremler, Venezuela'nın siyasi krizinin ortasında meydana geldi. Devlet Başkanı Nicolás Maduro, depremlerin ardından bölgede olağanüstü hâl ilan etti ve yardım çalışmaları için orduyu görevlendirdi. Ancak muhalefet, hükümeti depremzedelere yönelik yardımları siyasi amaçlarla kullanmakla suçluyor. Ulusal Meclis Başkanı Juan Guaidó, uluslararası topluma yardım çağrısında bulunarak, Maduro yönetiminin yolsuzlukları nedeniyle yardımların doğru dağıtılmadığını iddia etti.
ABD, depremin hemen ardından Venezuela'ya insani yardım göndermeye hazır olduğunu açıkladı, ancak Maduro yönetimi bu yardım teklifini reddetti. Rusya, Çin ve Küba ise deprem bölgesine arama kurtarma ekipleri ve insani yardım malzemeleri gönderdi. Bu durum, Venezuela'daki uluslararası yardım meselesinin yeniden siyasi bir krize dönüşmesine yol açtı. Maduro, yardım tekliflerini 'emperyalist müdahale' olarak nitelendirirken, muhalefet uluslararası yardımın depremzedelere ulaşması için ısrar ediyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki depremler, Türkiye'nin Latin Amerika ile ilişkileri açısından önemli bir sınav niteliği taşıyor. Türkiye, son yıllarda Venezuela ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini derinleştirmiştir. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Maduro yönetimi ile yakın diyalog kurmuş; ticaret hacmi artmıştır. Depremlerin ardından Türkiye, Venezuela'ya insani yardım gönderme konusunda hazır olduğunu açıklamıştır. Bu, Türkiye'nin küresel insani diplomasi alanındaki aktif rolüyle örtüşmektedir. Ancak ABD yaptırımları nedeniyle Türkiye'nin Venezuela'daki insani yardım çalışmaları sınırlı kalabilir. Yine de, bu tür doğal afetler, Türkiye'nin Latin Amerika'daki yumuşak gücünü artırması ve bölgesel etkisini genişletmesi için bir fırsat sunabilir. Türkiye, uluslararası yardım koordinasyonunda daha aktif rol alarak, hem Venezuela halkının yanında olduğunu gösterebilir hem de bölgesel bir aktör olarak konumunu güçlendirebilir.