Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Amerikalar Bölge Ofisi, Venezuela'yı vuran yıkıcı depremlerin ardından, on binlerce depremzedenin karşı karşıya olduğu en büyük sağlık tehdidinin hastalık salgınları, yetersiz sanitasyon, temiz suya erişim eksikliği ve temel tıbbi bakımın kesintiye uğraması olduğunu açıkladı. Depremlerde hayatını kaybedenlerin sayısı resmi olarak doğrulanmamış olsa da, bölgedeki sağlık tesislerinin büyük bölümü hasar gördü veya kullanılamaz hale geldi. Binlerce kişi okul, spor salonu ve çadırlardan oluşan geçici barınma merkezlerinde yaşam mücadelesi verirken, yetkililer salgın hastalıkların önlenmesi için acil önlemler alınması gerektiğini vurguluyor.
Gelişmenin arka planı
Venezuela, 30 Temmuz 2025'te meydana gelen 7,3 büyüklüğündeki depremin ardından artçı sarsıntılarla sarsılmaya devam ediyor. Depremin merkez üssü başkent Karakas'ın yaklaşık 150 kilometre doğusundaki bir kırsal alan olarak belirlendi. Can kaybı ve hasara ilişkin resmi rakamlar henüz netleşmezken, bölgedeki hastanelerin büyük bölümünün çöktüğü veya ağır hasar aldığı bildiriliyor. Sağlık Bakanlığı, yaralılara müdahale etmek için seyyar hastaneler kurmaya çalışsa da, uzun süredir devam eden ekonomik kriz nedeniyle ilaç ve tıbbi malzeme stokları tükenmiş durumda.
Depremzedelerin yoğunlukla barındığı geçici kamplarda hijyen koşulları endişe verici boyutlara ulaştı. Tuvalet ve duş imkanlarının yetersiz olması, atık suyun tahliye edilememesi nedeniyle durgun su birikintileri sivrisinek üreme alanı haline geldi. DSÖ yetkilileri, özellikle kolera, tifo, hepatit A ve dang humması gibi su ve vektör kaynaklı hastalıkların yayılma riskinin yüksek olduğu konusunda uyarıyor. Ayrıca, deprem bölgesinde çocuk felci ve kızamık aşılama oranlarının düşük olması, bu hastalıkların da yeniden ortaya çıkabileceği endişesini artırıyor.
Bölgesel veya küresel boyut
Venezuela'daki deprem felaketi, ülkenin zaten kırılgan olan sağlık sistemini çökme noktasına getirdi. Ülkede yıllardır süren ekonomik kriz, hiperenflasyon ve yaptırımlar nedeniyle sağlık altyapısı ciddi şekilde zayıflamıştı. Depremin bu krizi daha da derinleştirmesi bekleniyor. Uluslararası toplum, Venezuela'ya yardım göndermek için hazırlık yaparken, bölgesel komşular Brezilya, Kolombiya ve Guyana sınır bölgelerinde ek önlemler alıyor. Özellikle Venezuela'dan komşu ülkelere yönelik göç dalgasının artmasından endişe ediliyor.
DSÖ, bölgesel sağlık krizinin önlenmesi için acil olarak 50 milyon dolarlık bir fon sağlanması çağrısı yaptı. Bu fonla en az 100 bin kişiye temiz su ve sanitasyon hizmeti ulaştırılması, 30 bin kişiye acil tıbbi bakım sağlanması ve 500 bin doz aşı tedarik edilmesi hedefleniyor. Ayrıca, salgın hastalıkların önlenmesi için hızlı müdahale ekiplerinin bölgeye sevk edilmesi planlanıyor. Ancak, Venezuela hükümetinin uluslararası yardım kuruluşlarına karşı şüpheci yaklaşımı, yardımların ulaştırılmasını geciktirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Venezuela'daki deprem ve sonrasında yaşanan sağlık krizi, Türkiye'nin Latin Amerika ile olan ilişkileri açısından dolaylı bir öneme sahiptir. Türkiye, son yıllarda Venezuela ile ticari ve diplomatik bağlarını güçlendirmeye çalışmış, özellikle insani yardım alanında işbirliği yapmıştır. Deprem bölgesine yönelik potansiyel bir Türk yardımı, bu ilişkileri daha da ileri taşıyabilir. Ayrıca, küresel bir insani kriz olarak Venezuela'daki durum, uluslararası toplumun dayanışma kapasitesini test etmektedir. Türkiye, benzer felaketlere karşı hazırlıklı olmak adına kendi afet yönetim sistemlerini gözden geçirmeli ve lojistik kapasitesini güçlendirmelidir. Bununla birlikte, Türkiye'nin doğrudan bir güvenlik tehdidi bulunmamaktadır.