ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, Pazartesi günü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun yeniden seçilmesini destekleyip desteklemediği sorusuna, “işe karışmayacağını” belirterek yanıt verdi. Vance, Air Force Two uçağında Mark Halperin ile yaptığı 2WAY Tonight programında, “Ona karşı bir destek vermiyorum. Onu desteklemiyorum da” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ABD yönetiminin İsrail siyasetine mesafeli duruşunu yansıtması açısından dikkat çekti.
Açıklamanın Arka Planı
Vance'in bu sözleri, ABD'nin İsrail iç siyasetine doğrudan müdahil olmama geleneğine işaret ediyor. Ancak, selefi Mike Pence'in aksine, Vance'in Netanyahu'ya yönelik net bir destek ifade etmemesi, Washington'da İsrail'e yönelik tutumun değiştiği yorumlarına yol açtı. Pence, 2020'de Netanyahu'yu açıkça desteklemişti. Vance ise “ne lehte ne aleyhte” diyerek tarafsız bir görüntü çizdi. Bu tutum, Başkan Donald Trump'ın da zaman zaman Netanyahu'ya yönelik eleştirel açıklamalarıyla uyumlu. Trump, geçmişte Netanyahu'yu “yeterince takdir etmemekle” suçlamıştı. Vance'in açıklaması, İsrail'de yaklaşan seçimler öncesinde ABD'nin pozisyonunu netleştirmemesi olarak okunabilir. İsrail'de hükümet krizi derinleşirken, Netanyahu'nun yargı reformu protestoları ve yolsuzluk davaları gölgesinde seçime gitmesi bekleniyor. ABD yönetimi, İsrail'in iç işlerine karışmaktan kaçınarak, iki ülke arasındaki stratejik ilişkileri korumayı hedefliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Vance'in açıklaması, ABD'nin Orta Doğu politikasında bir dengeli duruş sergilediğini gösteriyor. İsrail, ABD'nin bölgedeki en yakın müttefiklerinden biri olsa da, Netanyahu'nun son dönemdeki politikaları Washington'da rahatsızlık yaratmıştı. Özellikle Netanyahu'nun yargı reformu ve Filistin meselesindeki tutumu, ABD'nin eleştirilerine maruz kalmıştı. Vance'in “destek vermiyorum” demesi, ABD'nin İsrail'e koşulsuz destek vermediğini gösteriyor. Bu durum, İsrail'in bölgesel müttefikleri ve rakipleri tarafından da yakından izleniyor. Öte yandan, İsrail'de seçim sonuçları, ABD-İsrail ilişkilerinin geleceğini etkileyebilir. Eğer Netanyahu yeniden seçilirse, ABD yönetimi ile arasındaki mesafe devam edebilir. Ancak, Vance'in açıklaması, ABD'nin İsrail'deki seçimlere müdahil olmadığı mesajını veriyor. Bu, özellikle Rusya ve Çin gibi aktörlerin bölgede etkinlik arayışlarında ABD'nin tarafsız kalma çabası olarak yorumlanabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İsrail seçimlerine mesafeli duruşu, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından önemli ipuçları veriyor. Türkiye, son dönemde İsrail ile ilişkilerini normalleştirme çabası içinde. ABD'nin Netanyahu'ya açık destek vermemesi, Türkiye'nin bölgede daha rahat manevra yapmasına olanak tanıyabilir. Ayrıca, ABD'nin tarafsız tutumu, Türkiye'nin Filistin meselesindeki hassasiyetini vurgulaması için bir fırsat yaratabilir. Ancak, ABD-İsrail ilişkilerindeki soğukluk, Türkiye'nin ABD ile olan ilişkilerinde yeni bir denge arayışına girmesine neden olabilir. Türkiye, hem İsrail hem de ABD ile ilişkilerini yönetirken, bölgesel istikrarı koruma hedefini sürdürecektir.