ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran ile yürütülen nükleer müzakereler kapsamında önümüzdeki günler içinde İsviçre'ye seyahat etmeyi planladığını duyurdu. Vance, Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, Tahran yönetimiyle doğrudan görüşmelerin yeniden başlatılması için yoğun diplomatik trafik yürütüldüğünü belirtti. Bu açıklama, ABD ve İran arasında son haftalarda artan gerilimin ardından geldi. Görüşmelerin ana gündem maddesinin İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetleri ve uluslararası yaptırımların hafifletilmesi olması bekleniyor.
Gelişmenin arka planı
Vance'in İsviçre ziyareti, Ocak 2025'te göreve başlayan Başkan Donald Trump yönetiminin İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasını yeniden canlandırmasının ardından geldi. Trump yönetimi, İran'ın nükleer faaliyetlerini kısıtlaması ve bölgedeki milis gruplara verdiği desteği sonlandırması karşılığında yaptırımların kademeli olarak kaldırılabileceği sinyalini vermişti. Ancak Tahran, ön koşulsuz müzakerelerde ısrar ediyor ve mevcut yaptırımların tamamen kaldırılmasını talep ediyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, dün yaptığı açıklamada, “Müzakere masasına ancak saygı ve eşitlik temelinde otururuz” ifadelerini kullandı.
İsviçre, ABD ve İran arasında uzun süredir arabuluculuk yapan tarafsız bir ülke konumunda. Daha önce 2015 nükleer anlaşması (JCPOA) müzakereleri de İsviçre'nin ev sahipliğinde yürütülmüştü. Vance'in seyahatinin ardından, ABD'nin İran Özel Temsilcisi Elliot Abrams'ın da teknik düzeyde görüşmeler için Cenevre'ye gidebileceği belirtiliyor. Öte yandan, Avrupa Birliği Dış İlişkiler Şefi Josep Borrell, müzakerelere destek vererek, “Diplomasi her zaman en iyi seçenektir” dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'ın nükleer programı, özellikle son iki yılda uranyum zenginleştirme seviyesini yüzde 60'a çıkarmasıyla uluslararası toplumun endişelerini artırdı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın Natanz ve Fordow tesislerinde denetimlere izin vermediğini raporlamıştı. ABD ve İsrail, İran'ın askeri nükleer kapasiteye ulaşmasını engellemek için diplomatik çözümün yanı sıra askeri seçenekleri de masada tutuyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçen hafta yaptığı açıklamada, “İran'ın nükleer silah elde etmesine asla izin vermeyeceğiz” uyarısında bulundu. Bölgedeki Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler ise İran'la olası bir anlaşmanın bölgesel istikrarı artırabileceğini ancak İran'ın füze programının da müzakerelere dahil edilmesi gerektiğini savunuyor.
Çin ve Rusya, İran'a yönelik yaptırımların kaldırılmasını desteklerken, ABD'nin tek taraflı hareketlerine eleştirel yaklaşıyor. Moskova, geçtiğimiz ay Tahran'da İran ve Çin'le üçlü bir toplantı düzenlemişti. ABD yönetimi, müzakerelerde ilerleme sağlanamaması halinde İran'a yeni yaptırımlar ve petrol ihracatına yönelik ek kısıtlamalar getirebileceğini ima etti. Uzmanlar, Vance'in ziyaretinin, Trump yönetiminin diplomasiye öncelik verdiği mesajını güçlendirdiğini ancak somut sonuçların zaman alacağını belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İran'la nükleer müzakereler, Türkiye için doğrudan bir güvenlik meselesidir. Türkiye, İran sınırında terör ve göç baskısıyla karşı karşıyayken, olası bir askeri çatışma bölgeyi daha da istikrarsızlaştırabilir. Ankara, uzun süredir diplomatik çözümü savunuyor ve bu yönde arabuluculuk rollerini de üstlenmişti. Öte yandan, İran'a yönelik yaptırımların hafifletilmesi, Türkiye'nin enerji ithalatında alternatif bir kaynak olarak İran doğalgazına erişimini kolaylaştırabilir. Ancak ABD'nin İran'a baskıyı sürdürmesi, Türkiye'nin ABD ile ilişkilerinde yeni gerilimlere yol açabilir. Bu nedenle, Vance'in ziyaretinden çıkacak sonuçlar, Ankara tarafından da yakından takip edilecektir.