ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance, İran ile yürütülen nükleer müzakerelerde 'iyi ilerleme' kaydedildiğini duyurarak, Tahran yönetiminin yurtdışında dondurulan varlıklarının serbest bırakılması ihtimaline işaret etti. Vance, Orta Doğu turu kapsamında Umman'da yaptığı açıklamada, 'Müzakere masasında somut adımlar atıldı. Taraflar arasında güven artırıcı önlemler üzerinde çalışılıyor' dedi. Açıklama, iki ülke arasında 2015 nükleer anlaşmasının yeniden canlandırılmasına yönelik dolaylı görüşmelerin sürdüğü bir döneme denk geldi. Başkan Yardımcısı, özellikle İran'ın dondurulmuş varlıklarının çözümü konusunda 'yapıcı sinyaller' aldıklarını vurguladı.
Görüşmelerin Arka Planı ve Son Durum
İran ile Batılı güçler arasında 2015'te imzalanan Kapsamlı Ortak Eylem Planı (JCPOA), 2018'de dönemin ABD Başkanı Donald Trump'ın çekilmesiyle rafa kalkmıştı. Biden yönetimi, göreve geldiğinden bu yana anlaşmayı yeniden canlandırmak için diplomatik kanalları zorluyor. Son aylarda Umman ve Katar arabuluculuğunda yürütülen dolaylı görüşmelerde, İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sınırlandırılması ve yaptırımların hafifletilmesi masada. Vance'in 'iyi ilerleme' söylemi, Washington'un müzakerelerde esneklik göstermeye hazır olduğunun bir işareti olarak yorumlandı. Uzmanlar, İran'ın dondurulmuş varlıklarının (yaklaşık 6-7 milyar dolar) serbest bırakılmasının, insani ihtiyaçlar için bir ön adım olabileceğini belirtiyor.
Bölgesel Etkiler ve Küresel Boyut
İran nükleer anlaşmasının akıbeti, sadece ABD-İran ilişkilerini değil, tüm Orta Doğu dengelerini etkiliyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkeleri, nükleer İran'a karşı güvence ararken, İsrail ise anlaşmaya şiddetle karşı çıkıyor. Vance'in açıklamaları, Washington'un bölgesel müttefiklerini endişelendirebilir. Ayrıca, Çin ve Rusya'nın da İran ile enerji ve askeri iş birliği nedeniyle sürece dahil olduğu biliniyor. Uluslararası Enerji Ajansı, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun anlaşma sınırlarının çok üzerinde olduğunu raporlamıştı. Bu durum, müzakerelerin aciliyetini artırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, İran ile komşu olması ve enerji ihtiyacının önemli bir kısmını bu ülkeden karşılaması nedeniyle nükleer müzakereleri yakından izliyor. Olası bir anlaşma, Türkiye'nin enerji tedarik güvenliğini artırabilir ve bölgesel ticareti canlandırabilir. Ancak, yaptırımların hafiflemesi durumunda İran'ın ham petrol ihracatını artırması, küresel petrol fiyatlarını aşağı çekerek Türkiye'nin enerji maliyetlerini azaltabilir. Diğer yandan, İran'ın nükleer programının kontrol altına alınması, Orta Doğu'da bir silahlanma yarışını önleyebilir ve Türkiye'nin güvenlik endişelerini bir ölçüde giderebilir. Ankara, bu süreçte dengeli bir duruş sergileyerek hem Batı hem de İran ile ilişkilerini korumaya çalışıyor.