ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran yönetimiyle yapılan doğrudan görüşmelerin, savaşı sona erdirecek kapsamlı bir anlaşma için 'iyi bir zemin' oluşturduğunu açıkladı. Vance, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf ve Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmelerin ardından yaptığı açıklamada, tarafların temel taleplerini netleştirdiğini ve müzakerelerin yapıcı bir atmosferde ilerlediğini belirtti. İsviçre'nin Zürih kentinde gerçekleşen zirve sonrası, üst düzey yetkililer ülkelerine dönerken, alt düzey diplomatlar 'teknik görüşmeler' adı altında müzakerelere devam ediyor. ABD ve İran, somut bir anlaşmaya bir adım daha yaklaşmış durumda.
Görüşmelerin arka planı ve detayları
ABD Başkan Yardımcısı Vance, İran Meclis Başkanı Galibaf ve Dışişleri Bakanı Arakçi ile yaklaşık 4 saat süren bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ana gündem maddesi, İran'ın nükleer programı ve bölgesel çatışmaların sona erdirilmesi oldu. Vance, görüşme sonrası düzenlediği basın toplantısında, 'Tarafların pozisyonlarını anlamak için önemli bir adım attık. İran'ın bazı taleplerini daha iyi kavradık ve kendi kırmızı çizgilerimizi net bir şekilde ilettik' ifadelerini kullandı.
İran heyeti ise görüşmeyi 'olumlu' olarak değerlendirirken, özellikle yaptırımların kaldırılması ve İran'ın uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin tanınması konularında ısrarcı oldu. Arakçi, 'Amerikan tarafı, İran'ın nükleer barışçıl haklarını kabul etmeye daha yakın görünüyor. Ancak somut adımlar için daha fazla müzakerenin gerektiği açık' dedi. ABD yetkilileri, İran'ın yüzde 60'a varan zenginleştirme seviyesinin düşürülmesi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) denetimlerine tam uyum sağlanması konusunda anlaşma olmadan yaptırımların tamamen kaldırılmayacağını vurguladı.
Teknik görüşmeler ve bölgesel boyut
Vance, Galibaf ve Arakçi'nin ayrılışının ardından İsviçre'de alt düzey yetkililer 'teknik görüşmeler'e devam ediyor. Bu görüşmelerin, uranyum stoklarının azaltılması, denetim takvimi ve yaptırımların aşamalı olarak kaldırılması gibi somut konuları kapsadığı belirtiliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, 'Teknik ekipler, siyasi liderlerin çizdiği çerçevede detayları çalışıyor. Önümüzdeki haftalarda daha somut ilerlemeler görmeyi bekliyoruz' dedi.
Bölgesel açıdan bakıldığında, İran-ABD anlaşmasının Ortadoğu'da önemli yansımaları olacak. Özellikle Yemen'deki Husiler, Lübnan'daki Hizbullah ve Suriye'deki İran destekli grupların faaliyetleri, anlaşmanın kapsamına göre şekillenecek. İran'ın nükleer programına getirilecek sınırlamalar, İsrail ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörler tarafından yakından izleniyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, daha önce İran'la yapılacak herhangi bir anlaşmanın 'kapsamlı ve doğrulanabilir' olması gerektiğini vurgulamıştı. Suudi Arabistan ise anlaşmaya olumlu yaklaşırken, kendi güvenlik garantilerini de müzakere etmek istiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD-İran görüşmeleri, Türkiye'nin hem güney komşusu İran'la ilişkileri hem de bölgesel politikaları açısından kritik önem taşıyor. Olası bir anlaşma, İran'a uygulanan yaptırımların hafiflemesi anlamına gelecek ve Türkiye-İran ticaretini, özellikle enerji ithalatını olumlu etkileyebilir. Ayrıca, İran'ın nükleer programının kontrol altına alınması, Orta Doğu'da olası bir silahlanma yarışını önleyerek Türkiye'nin güvenlik endişelerini azaltabilir. Ancak anlaşmanın, İran destekli grupların Suriye ve Irak'taki faaliyetlerine etkisi belirsiz; bu durum, Türkiye'nin sınır güvenliği ve terörle mücadele stratejilerini doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, müzakerelerin şeffaf ve kapsayıcı olmasını, ayrıca kendi çıkarlarının da gözetilmesini bekliyor.