ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, cumartesi günü yaptığı açıklamada, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü savaşta "bazı açılardan kesin olarak kazandığını" belirtti. Vance, "Bazı açılardan kesin olarak kazandık diyebilirim, ancak burada düşman da bir oy hakkına sahip ve İranlılar bazı şekillerde karşılık verdi" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ABD ile İran arasındaki gerilimin arttığı bir dönemde geldi.
Savaşın arka planı ve Vance'in açıklamaları
Vance'in açıklamaları, ABD'nin İran'a yönelik olası askeri eylemlerinin tartışıldığı bir sırada yapıldı. ABD yönetimi, İran'ın nükleer programını ve bölgedeki militan gruplara verdiği desteği uzun süredir eleştiriyor. Eski Başkan Donald Trump döneminde İran ile yaşanan gerginlik, Biden yönetiminde de devam etti. Vance, savaşın gidişatına ilişkin net bir zafer ilan etmekten kaçınırken, İran'ın direncini de kabul etti. "Geri adım atmak gerekirse" diyen Vance, sözlerini şöyle sürdürdü: "İran rejimi, yıllardır ABD ve müttefiklerine karşı düşmanca eylemlerde bulunuyor. Ancak askeri bir çatışmada her iki taraf da kayıplar verir."
ABD'nin İran'a yönelik politikası, özellikle nükleer anlaşmanın (JCPOA) çökmesinden sonra sertleşti. 2018'de ABD'nin anlaşmadan çekilmesi ve yaptırımların yeniden uygulanması, İran'ın nükleer faaliyetlerini hızlandırmasına yol açtı. Bölgede artan askeri varlık ve provokasyonlar, zaman zaman sıcak çatışma riskini artırdı. Vance'in "savaş" ifadesi, ABD'nin İran ile fiili bir çatışma içinde olduğunu ima ediyor; ancak resmi olarak ilan edilmiş bir savaş bulunmuyor.
Bölgesel ve küresel yansımalar
Vance'in açıklamaları, Orta Doğu'da tansiyonun yüksek olduğu bir dönemde geldi. İran, ABD'nin yaptırımlarına ve askeri baskısına rağmen nükleer programını ve bölgesel etkisini sürdürüyor. Son aylarda İran ile ABD arasında Irak ve Suriye'deki vekil güçler üzerinden yaşanan çatışmalar, iki ülkeyi doğrudan karşı karşıya getirme potansiyeli taşıyor. Ayrıca İran'ın Rusya'ya Ukrayna savaşında verdiği insansız hava araçları desteği, Batı ile ilişkilerini daha da germiş durumda. Vance'in açıklaması, ABD'nin İran karşısında askeri bir üstünlük sağladığını, ancak İran'ın asimetrik yanıtlar verebildiğini gösteriyor.
Uluslararası kamuoyu, ABD ile İran arasındaki gerilimin diplomatik yollarla çözülmesini bekliyor. Ancak Vance'in sözleri, askeri bir çözümün de masada olduğunu işaret ediyor. Avrupa Birliği ve diğer aktörler, olası bir çatışmanın bölgesel istikrarı bozacağı uyarısında bulunuyor. Öte yandan, ABD iç siyasetinde de İran'a yönelik tutum, özellikle Cumhuriyetçi kanatta sertleşmiş durumda. Vance'in açıklamaları, olası bir cumhuriyetçi yönetimin İran politikasına dair ipuçları verebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, ABD ile İran arasındaki gerilimden doğrudan etkilenebilecek konumda. Enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran'dan karşılayan Türkiye, aynı zamanda ABD'nin yaptırımlarına tabi olma riski taşıyor. Olası bir çatışma, bölgesel istikrarı bozarak Türkiye'nin güvenliğini tehdit edebilir ve mülteci akınlarına yol açabilir. Türkiye, bugüne kadar İran ile diyalog kanallarını açık tutmaya çalıştı ve taraflar arasında arabuluculuk yapabileceğini göstermişti. Vance'in açıklamaları, Türkiye'nin bölgede denge politikası izlemesini zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik olası bir askeri harekatı, Türkiye'nin hava sahası ve topraklarının kullanımı konusunu gündeme getirebilir. Bu nedenle Türkiye, gelişmeleri yakından takip ederek diplomatik girişimlerini sürdürecektir.