Ermenistan'da yasama seçimleri sürecinde Rusya tarafından yayılan dezenformasyonun ‘ne sürpriz ne de etkili’ olduğu belirtildi. Bölgesel Çalışmalar Merkezi Kurucu Direktörü Richard Giragosian, yayılan sahte haberlerin seçim sonuçlarını etkilemediğini ve Ermeni kamuoyunun bu tür manipülasyonlara karşı dirençli olduğunu ifade etti.
Rusya’nın dezenformasyon stratejisi ve Ermenistan seçimleri
Ermenistan’da 20 Haziran 2021’de erken yasama seçimleri yapıldı. Başbakan Nikol Paşinyan liderliğindeki Sivil Sözleşme Partisi oyların yüzde 53,9’unu alarak seçimi kazandı. Seçim öncesi Rusya yanlısı medya ve sosyal medya hesapları, Paşinyan hükümetini hedef alan çok sayıda sahte haber yaydı. Bu haberler arasında, Paşinyan’ın ülkeyi Batı’ya yönlendirdiği, Dağlık Karabağ sorununda başarısız olduğu ve yolsuzluk iddiaları yer alıyordu. Giragosian, Rusya’nın amaçladığı seçim sonucunu değiştirme hedefinin başarısız olduğunu belirtti. ‘Ermeni seçmen, bu tür manipülasyonlara karşı oldukça bilinçli. Rusya’nın dezenformasyonu yeni değil, ancak bu kez etkisiz kaldı’ dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya’nın Ermenistan’da dezenformasyon kullanması, Moskova’nın eski Sovyet coğrafyasındaki etkisini sürdürme çabasının bir parçası olarak görülüyor. 2020 Dağlık Karabağ savaşından bu yana Ermenistan-Rusya ilişkileri gerilimli. Paşinyan, Rusya liderliğindeki Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ) ve Avrasya Ekonomik Birliği’ne (AEB) karşı daha bağımsız bir duruş sergiliyor. Batı ile yakınlaşma çabaları, Moskova’nın rahatsızlığına neden oluyor. Ancak uzmanlar, Ermenistan halkının Rus propagandasına karşı giderek daha dirençli hale geldiğini vurguluyor. Bu durum, Rusya’nın yumuşak güç araçlarının etkinliğini sorgulatıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ermenistan’daki dezenformasyon girişimleri, Türkiye’nin Kafkasya politikası açısından önem taşıyor. Rusya’nın Ermenistan’da başarısız olan manipülasyonu, Ankara’nın bölgede etkisini artırabileceği anlamına geliyor. Türkiye, normale dönüş sürecinde Ermenistan ile ilişkilerini geliştirmeye çalışırken, Rusya’nın zayıflayan yumuşak gücü, Türkiye’ye stratejik avantaj sağlayabilir. Ancak bu durum, aynı zamanda Türkiye’nin de benzer dezenformasyon kampanyalarına karşı dikkatli olmasını gerektiriyor.