Ürdün ve Avrupa Birliği (AB), İsrail ile Lübnan arasında imzalanan deniz sınırı anlaşmasını memnuniyetle karşıladı. Anlaşma, Doğu Akdeniz'deki doğal gaz yataklarının işletilmesine ilişkin uzun süredir devam eden bir anlaşmazlığı çözüme kavuşturuyor. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, anlaşmanın bölgesel istikrara katkı sağlayacağını belirtti. Ürdün Dışişleri Bakanlığı da yaptığı açıklamada, anlaşmanın komşu ülkeler arasında iş birliğini teşvik edeceğini ve bölgede barışçıl bir çözüm kültürünü güçlendireceğini ifade etti. Anlaşma, ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerin ardından 27 Ekim 2022'de imzalanmıştı.
Gelişmenin arka planı
İsrail ile Lübnan arasındaki deniz sınırı anlaşmazlığı, on yıllardır süren bir ihtilafın konusuydu. İki ülke arasında resmi diplomatik ilişkilerin bulunmaması ve düşmanca ilişkiler, anlaşmazlığın çözümünü daha da karmaşık hale getiriyordu. Anlaşmazlık, özellikle Doğu Akdeniz'de keşfedilen büyük doğal gaz rezervlerinin ardından tırmanmıştı. Kariş sahası, İsrail için stratejik öneme sahipken, Lübnan da kendi kıta sahanlığında hak iddia ediyordu. ABD'nin arabuluculuğunda yürütülen müzakereler, nihayet 2022 sonbaharında bir mutabakata varılmasını sağladı. Anlaşma, İsrail'in Kariş sahasında doğal gaz arama ve üretim faaliyetlerine devam etmesine izin verirken, Lübnan'a da sınırın güneyinde bulunan bir sahanın işletme hakkını tanıyor. Ayrıca, her iki ülkenin de gelecekteki enerji projelerinde iş birliği yapmasının önü açılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Anlaşma, sadece iki ülke arasındaki ilişkileri değil, aynı zamanda Doğu Akdeniz'deki enerji jeopolitiğini de etkileyecek. Bölgede İsrail, Mısır, Yunanistan ve Kıbrıs Rum Kesimi arasında doğal gaz iş birliği gelişirken, Lübnan'ın da bu sürece dahil olması bekleniyor. AB, anlaşmayı bölgesel istikrar ve enerji güvenliği açısından önemli bir adım olarak değerlendiriyor. Ayrıca, ABD'nin arabuluculuk rolü, Washington'un Doğu Akdeniz'deki nüfuzunu pekiştirme çabalarının bir parçası olarak görülüyor. Öte yandan, İran destekli Hizbullah'ın anlaşmaya yeşil ışık yakması, Lübnan iç siyasetinde dengeleri etkileyebilir. Anlaşma, İsrail-Lübnan sınırında gerilimin azalmasına da katkı sağlayabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının paylaşımında kendi çıkarlarını ön planda tutuyor. Türkiye, Libya ile yaptığı deniz yetki alanları anlaşmasıyla bölgede fiili bir durum yaratmış durumda. İsrail-Lübnan anlaşması, Doğu Akdeniz'deki enerji iş birliğini hızlandırabilir ve bu da Türkiye'nin bölgedeki yalnızlığını artırabilir. Ankara, anlaşmaya resmi olarak olumlu yaklaşsa da, özellikle Kıbrıs sorunu bağlamında kendi kıta sahanlığı iddialarını güçlendirmek için daha aktif bir diplomasi izleyebilir. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de izlediği politikalar, İsrail ve Lübnan arasındaki anlaşmanın ardından yeniden şekillenmek zorunda kalabilir.