Ürdün, Salı günü Suriye'nin güneyinde gerçekleştirdiği hava saldırılarında IŞİD (DEAŞ) üyesi 20'den fazla kişinin öldürüldüğünü ve büyük bir silah deposunun imha edildiğini açıkladı. Suriye hükümeti ise operasyonu egemenliğine yönelik bir ihlal olarak nitelendirerek kınadı ve can kayıpları olduğunu bildirdi. Ürdün hükümet sözcüsü Muhammed el-Momani, saldırıların Ürdün'ün ulusal güvenliğine yönelik artan tehditlere yanıt olarak düzenlendiğini belirtti. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Ürdün ordusu sınır bölgesinde IŞİD militanlarının hareketliliğinde artış tespit etmişti.
Operasyonun Arka Planı ve Ayrıntılar
Ürdün resmi kaynaklarına göre, hava saldırıları Suriye'nin güneyindeki Deraa ve Süveyda bölgelerine yakın kırsal alanlarda gerçekleştirildi. Saldırılarda IŞİD'in bölgedeki lojistik üslerinden biri olarak değerlendirilen geniş bir silah deposu tamamen imha edildi. Ürdün hükümet sözcüsü el-Momani, operasyonun istihbarat paylaşımı ve uzun süreli takip sonucu gerçekleştirildiğini, sivil kayıpları önlemek için hassas hedefleme yapıldığını söyledi. Ancak Suriye resmi haber ajansı SANA, saldırılarda aralarında sivillerin de bulunduğu çok sayıda kişinin öldüğünü ve yaralandığını iddia etti. Suriye Dışişleri Bakanlığı, Ürdün'ün eylemini "komşuluk ilişkilerine aykırı" ve "uluslararası hukukun ihlali" olarak değerlendirdi.
Ürdün, son yıllarda IŞİD'in Suriye'deki varlığından kaynaklanan güvenlik endişelerini sık sık dile getiriyordu. Ülke, 2016 yılında Kerak kentinde düzenlenen ve onlarca kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırısının ardından sınır güvenliğini artırmıştı. Ürdün ordusu, Suriye sınırı boyunca geniş bir güvenlik duvarı inşa etmiş ve düzenli devriye faaliyetleri yürütüyor. Bu son saldırı, Ürdün'ün sınır ötesi operasyonlarda daha proaktif bir tutum benimsediğini gösteriyor. Ürdünlü yetkililer, IŞİD'in Suriye'deki yeniden yapılanma çabalarının bölgesel istikrarı tehdit ettiğini vurguluyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Suriye iç savaşı boyunca Ürdün, mülteci akını ve sınır güvenliği konularında hassas bir denge politikası izledi. Ancak IŞİD'in 2019'da toprak kaybı yaşamasına rağmen Suriye çölünde ve sınır bölgelerinde hücreler halinde varlığını sürdürmesi, Amman yönetimini harekete geçirdi. Suriye hükümeti ise son dönemde Arap ülkeleriyle ilişkilerini normalleştirme çabası içinde. Ürdün'ün askeri müdahalesi, Şam'ın egemenliğine yönelik bir meydan okuma olarak algılanıyor ve iki ülke arasında diplomatik gerilime yol açabilir. Bölgesel uzmanlar, Ürdün'ün bu adımının İsrail-Hamas savaşı sonrası ortamda İran yanlısı milislerin Suriye'deki etkinliğine karşı bir mesaj içerdiğini de değerlendiriyor. ABD ve Batılı müttefikler, Ürdün'ün IŞİD'e karşı operasyonlarını genellikle destekliyor, ancak sivil kayıplar konusundaki iddialar uluslararası alanda dikkatle izleniyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ürdün'ün Suriye'deki IŞİD hedeflerine yönelik hava saldırısı, Türkiye'nin bölgesel güvenlik stratejileri açısından dikkate değer. Türkiye, Suriye'nin toprak bütünlüğüne vurgu yaparken, sınır ötesi terörle mücadele operasyonlarını meşru müdafaa hakkı çerçevesinde yürütüyor. Ürdün'ün benzer gerekçelerle düzenlediği operasyon, Arap dünyasında IŞİD tehdidine karşı ortak bir irade oluştuğunu gösteriyor. Ancak Şam'ın sert tepkisi, Türkiye'nin Suriye ile yürüttüğü normalleşme sürecinde dengeleri etkileyebilir. Türkiye, bölgede istikrarın korunması ve terör örgütlerinin yeniden güç kazanmaması için Ürdün ile istihbarat paylaşımını artırabilir. Ayrıca, Ürdün'ün operasyonu, Türkiye'nin sınır güvenliği politikalarına dolaylı bir destek olarak okunabilir.