Ürdün'ün başkenti Amman yakınlarındaki Hamoud bölgesinde bulunan bir kiliseye cuma günü düzenlenen silahlı saldırıda hayatta kalan Nasser el-Burkan, saldırganın kendisine tabanca doğrulttuğunu açıkladı. Olay sırasında kilisede ibadet henüz başlamıştı. El-Burkan, ilk anda patlama sesini klima arızası sandığını, ancak seslerin art arda gelmesiyle bunun silah sesi olduğunu fark ettiğini belirtti. Saldırıda yaralananlar olduğu ancak can kaybı yaşanıp yaşanmadığına dair resmi bir açıklama yapılmadığı öğrenildi.
Saldırının arka planı ve tanık ifadeleri
Edinilen bilgilere göre, saldırı cuma günü öğle saatlerinde Hamoud'daki bir kilisede meydana geldi. Görgü tanıklarından Nasser el-Burkan, ibadet sırasında önce yüksek sesli bir patlama duyduğunu, bunu binadaki klima sisteminden kaynaklanan bir arıza zannettiğini söyledi. Ancak kısa süre sonra seslerin devam etmesi üzerine bunun ateşli silah sesi olduğunu anladığını ifade etti. El-Burkan, saldırganın elindeki tabancayı kendisine doğrulttuğunu, ancak kaçmayı başardığını anlattı. Olay yerine güvenlik güçlerinin sevk edildiği ve bölgenin kordon altına alındığı bildirildi. Saldırının motivasyonu henüz bilinmiyor; yetkililer soruşturma başlattı.
Bölgesel ve küresel boyut
Ürdün, Orta Doğu'da görece istikrarlı bir ülke olarak bilinmekle birlikte, son yıllarda sınır komşularındaki çatışmaların etkisiyle güvenlik endişeleriyle karşı karşıya. Kiliseye yönelik saldırı, ülkedeki dini azınlıklara yönelik potansiyel bir tehdit olarak değerlendiriliyor. Ürdün'de Hristiyan toplumu nüfusun yaklaşık yüzde 2'sini oluşturuyor ve genellikle barış içinde yaşıyor. Ancak bölgedeki radikal grupların varlığı, bu tür saldırıların daha geniş çaplı bir istikrarsızlığa yol açabileceği endişesini artırıyor. Uluslararası toplum, saldırıyı kınayarak Ürdün hükümetine destek mesajları gönderdi. Olayın, bölgede artan mezhep çatışmaları ve terör örgütlerinin faaliyetleri bağlamında değerlendirilmesi bekleniyor. Ürdün güvenlik güçleri, son yıllarda IŞİD bağlantılı hücrelere yönelik operasyonlar düzenlemişti. Bu saldırı, ülkedeki güvenlik algısını yeniden gündeme getirebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ürdün'de bir kiliseye yapılan saldırı, Türkiye'nin Orta Doğu'daki istikrar ve güvenlik politikaları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, bölgede mezhep ve din temelli ayrımcılığa karşı çıkarken, Ürdün ile iyi ilişkilerini sürdürüyor. Bu tür saldırılar, bölgesel istikrarsızlığı artırarak Türkiye'nin sınır güvenliğini ve enerji koridorlarını dolaylı yönden etkileyebilir. Ayrıca Türkiye'deki Hristiyan azınlıklar ve dini özgürlükler konusundaki hassasiyetler göz önüne alındığında, olayın toplumsal barışa olası yansımaları da izlenecektir. Türkiye, benzer saldırıları kınayarak bölgesel işbirliğini güçlendirme çağrısı yapabilir.