Pakistan, Suudi Arabistan ile savunma işbirliğini güçlendiren Mekke Paktı'nı resmen onayladı. Bu adım, Suudi Arabistan'ın İsrail ve Husiler gibi bölgesel aktörlerden kaynaklanan güvenlik tehditleriyle karşı karşıya olduğu ve İsrail'in eşzamanlı olarak askeri tatbikatlar düzenlediği bir dönemde geldi. Pakistan hükümeti, anlaşmanın iki ülke arasındaki askeri ve stratejik bağları derinleştireceğini açıkladı. Mekke Paktı, Nisan 2022'de Suudi Arabistan'ın ev sahipliğinde düzenlenen ve Pakistan dahil 40'tan fazla İslam ülkesinin katıldığı bir toplantıda kabul edilmişti. Anlaşma, terörle mücadele, savunma sanayii işbirliği ve istihbarat paylaşımı gibi alanlarda işbirliğini öngörüyor.
Mekke Paktı'nın Arka Planı ve Kapsamı
Mekke Paktı, resmi adıyla "Mekke Deklarasyonu", İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) çerçevesinde Mayıs 2019'da Suudi Arabistan'ın öncülüğünde kurulan bir güvenlik ittifakı olarak ortaya çıktı. Ancak asıl şeklini Nisan 2022'deki zirvede aldı. Pakt, üye ülkeler arasında terörizmle mücadele, sınır güvenliği, deniz güvenliği ve siber güvenlik konularında işbirliğini kapsıyor. Pakistan'ın onay süreci, anlaşmanın yürürlüğe girmesi için kritik bir adım olarak görülüyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı, onay belgelerinin Suudi Arabistan'a iletildiğini ve anlaşmanın tüm hükümlerinin uygulanacağını duyurdu. Uzmanlar, Pakistan'ın bu hamlesinin Suudi Arabistan ile uzun süredir devam eden askeri eğitim ve danışmanlık ilişkilerini resmi bir çerçeveye oturttuğunu belirtiyor. Pakistan ordusu, Suudi Arabistan'a yıllardır askeri eğitim desteği sağlıyor ve iki ülke arasında savunma sanayii alanında çeşitli anlaşmalar bulunuyor.
Suudi Arabistan'a Yönelik Saldırılar ve Bölgesel Gerilim
Pakistan'ın onay kararı, Suudi Arabistan'ın çeşitli saldırılarla karşı karşıya olduğu bir dönemde geldi. Son haftalarda Yemen'deki Husi isyancıları, Suudi Arabistan'ın güney bölgelerine ve petrol tesislerine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarını artırdı. Suudi yetkililer, hava savunma sistemlerinin saldırıları büyük ölçüde engellediğini ancak bazı tesislerde hasar meydana geldiğini açıkladı. Ayrıca, Suudi Arabistan'ın doğu bölgelerinde İran destekli grupların faaliyetlerine ilişkin istihbarat raporları endişe yaratıyor. Öte yandan İsrail, geçtiğimiz günlerde Negev Çölü'nde geniş kapsamlı bir hava tatbikatı gerçekleştirdi. Tatbikata çok sayıda savaş uçağı ve insansız hava aracı katıldı. İsrail ordusu, tatbikatın "bölgesel tehditlere karşı hazırlık seviyesini artırmak" amacıyla yapıldığını duyurdu. İsrail Savunma Bakanlığı, tatbikatın İran'a yönelik olası bir operasyona hazırlık niteliği taşıdığı yönündeki iddiaları yalanladı. Ancak askeri analistler, İsrail'in son dönemde artan tatbikat faaliyetlerinin bölgesel tansiyonu yükselttiğini belirtiyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Mekke Paktı'nın onaylanması, Suudi Arabistan'ın bölgesel müttefikleriyle güvenlik işbirliğini derinleştirme çabasının bir parçası. Pakistan'ın yanı sıra Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkeleri de paktın çeşitli aşamalarında yer alıyor. Ancak İran, paktı "bölgesel istikrarı bozucu" olmakla eleştiriyor ve anlaşmanın İslam dünyası içinde bölünmeye yol açacağını savunuyor. ABD ise paktı, Orta Doğu'daki güvenlik mimarisinin güçlendirilmesi açısından olumlu karşılıyor. Öte yandan, Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine yönelik saldırılar, küresel enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini artırıyor. Son saldırıların ardından Brent petrol fiyatlarında kısa süreli bir yükseliş yaşandı. Uluslararası toplum, bölgede artan askeri hareketlilikten endişe duyuyor. BM Genel Sekreteri, tüm taraflara itidal çağrısında bulundu. İsrail'in tatbikatları ve Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar, Yemen krizi ve İran nükleer anlaşması gibi mevcut gerilim hatlarıyla birleşerek Orta Doğu'da yeni bir tırmanma riskini gündeme getiriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Pakistan'ın Mekke Paktı'nı onaylaması ve Suudi Arabistan-İsrail hattındaki gerilim, Türkiye'nin Orta Doğu politikası açısından yakından takip edilmesi gereken gelişmeler. Türkiye, Suudi Arabistan ile son dönemde ilişkilerini normalleştirme sürecinde olsa da, Pakistan ile de güçlü tarihi ve kültürel bağlara sahip. Mekke Paktı'nın genişlemesi, bölgesel güvenlik mimarisinde yeni dengeler oluşturabilir. Türkiye, İslam İşbirliği Teşkilatı içinde aktif bir aktör olarak, paktın İslam dünyası içinde ayrışmaya yol açmaması ve İran ile diyalog kanallarının açık tutulması yönünde çaba gösterebilir. Ayrıca, Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar ve İsrail'in tatbikatları, bölgesel enerji arz güvenliğini tehdit ederek Türkiye'nin enerji ithalatı ve ekonomik istikrarı üzerinde dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye'nin denge politikası, hem Körfez ülkeleriyle hem de İran ile ilişkilerini koruma zorunluluğunu beraberinde getiriyor.