Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), 2025 yılında karşılaştığı 'eşi görülmemiş' yardım kesintilerine rağmen küresel operasyonlarını sürdürüyor. Örgütün yayımladığı son rapora göre, Resmi Kalkınma Yardımları (ODA) geçen yıla kıyasla yüzde 18'e varan oranda düşüş gösterdi. Bu kesintiler, dünya genelinde art arda yaşanan çatışmalar ve sağlık acil durumlarıyla mücadele eden UNICEF'in bütçesinde ciddi daralmaya yol açarken, örgüt temel hizmetleri sürdürebilmek için alternatif finansman kaynaklarına yöneldi.
Küresel yardımlardaki düşüşün arka planı
UNICEF'in 2025 yılı bütçe raporuna göre, özellikle gelişmiş ülkelerin bütçe kısıtlamaları ve artan iç siyasi baskılar nedeniyle yurtdışı yardımlarda kesintiye gitmesi, örgütün faaliyetlerini doğrudan etkiledi. Raporda, ODA'nın bir önceki yıla göre yüzde 12 ila 18 arasında düştüğü belirtilirken, bu oranın son on yılın en büyük düşüşü olduğu vurgulandı. UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell, yaptığı açıklamada, 'Bu kesintiler, savaş, iklim değişikliği ve salgın hastalıklarla mücadele eden çocuklara ulaşmamızı zorlaştırıyor. Ancak hiçbir çocuğu geride bırakmama taahhüdümüzden vazgeçmiyoruz' ifadelerini kullandı.
Örgüt, 2024 yılında Afganistan, Yemen, Sudan ve Gazze başta olmak üzere 150'den fazla ülkede faaliyet gösterdi. Çatışma bölgelerinde çocukların temel beslenme, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimini sağlamak için çalışan UNICEF, 2025 yılında bütçe açığını kapatmak için özel sektör ortaklıkları ve bireysel bağış kampanyalarına ağırlık verdi. Raporda, özellikle Orta Doğu ve Afrika'da süren çatışmaların yanı sıra iklim değişikliğine bağlı seller ve kuraklık gibi doğal afetlerin de yardım ihtiyacını artırdığına dikkat çekildi.
Bölgesel ve küresel boyut: Artan ihtiyaçlar karşısında kırılganlık
UNICEF'in karşılaştığı mali darboğaz, yalnızca örgütü değil, aynı zamanda küresel insani yardım sisteminin kırılganlığını da gözler önüne seriyor. Rapora göre, dünya genelinde çatışma, iklim şoku ve salgın hastalıklar nedeniyle insani yardıma ihtiyaç duyan çocuk sayısı 2024'te 450 milyona ulaşırken, bu sayının 2025'te daha da artması bekleniyor. Özellikle Gazze, Yemen ve Sudan'daki durum kritik boyutlara ulaşırken, UNICEF bu bölgelerde çocuk ölümlerinin önlenmesi için acil müdahale çağrısında bulunuyor.
Uzmanlar, gelişmiş ülkelerin yardım bütçelerindeki kesintilerin, küresel istikrarı tehdit ettiği konusunda uyarıyor. Küresel güneydeki ekonomik krizler ve borç yükü, bu ülkelerin kendi kalkınma hedeflerinden ödün vermesine yol açarken, uluslararası iş birliğinin azalması, terör ve düzensiz göç gibi sorunları da derinleştiriyor. UNICEF'in raporu, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmak için uluslararası toplumun daha fazla sorumluluk alması gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgedeki çatışmalardan etkilenen çocuklara yönelik yardım faaliyetlerinde UNICEF ile sık sık iş birliği yapıyor. Küresel yardım kesintileri, Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı mülteci çocukların eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimini dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin insani diplomasi vizyonu ve kalkınma yardımları politikası, bu tür küresel krizlerde daha fazla sorumluluk üstlenmesini gerektirebilir. UNICEF'in bütçe sıkıntısı, Türkiye'nin hem bölgesel hem de küresel düzeyde daha aktif bir rol oynaması için bir fırsat sunarken, aynı zamanda mevcut kaynakların daha verimli kullanılmasını zorunlu kılıyor.