Başkan Donald Trump'ın bir kabine toplantısında sarf ettiği, "Diğer herkes gibi davranmazlarsa onları yok ederiz" sözleri, Washington'un en istikrarlı ortaklarından biri olan Umman'ı hedef aldı. Geçen haftaya kadar, Körfez'deki tarafsız arabulucu ve güvenilir ortak Umman'ın böyle bir tehditle karşı karşıya kalacağı düşünülemezdi. Ancak Trump yönetiminin pervasız üslubu, bölgesel dengeleri sarsma potansiyeli taşıyor.
Gelişmenin arka planı: Umman'ın kırılgan tarafsızlığı
Umman, yıllardır İran ile Suudi Arabistan arasında, Yemen'deki Husiler ile koalisyon güçleri arasında ve ABD ile bölgesel rakipler arasında güvenilir bir arabulucu olarak hizmet verdi. Maskat'ın bu rolü, herhangi bir askeri ittifaka tam olarak katılmamasına ve dış politika bağımsızlığına dayanıyor. Trump'ın tehdidi, Umman'ın bu hassas dengesini sarsmayı amaçlıyor gibi görünüyor: Ya ABD'nin taleplerine boyun eğecek ya da ekonomik ve siyasi yaptırımlarla karşı karşıya kalacak.
Uzmanlara göre, Trump'ın çıkışı, İran'a yönelik maksimum baskı politikasının bir parçası. Umman, İran'la gizli diplomatik kanalları açık tutan nadir Körfez ülkelerinden biri. Washington, Maskat'ın bu rolünü sona erdirmek istiyor. Ancak Umman'ı sıkıştırmak, aynı zamanda bölgede ABD'ye güvenen diğer küçük ülkeleri de tedirgin ediyor. Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri, benzer bir muameleyle karşılaşma endişesi taşıyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Körfez'de yeni bir kriz mi?
Trump'ın tehditkar dili, yalnızca Umman'ı değil, tüm Körfez İşbirliği Konseyi'ni (KİK) etkiliyor. KİK üyeleri, uzun süredir ABD'nin güvenlik şemsiyesine güveniyor. Ancak Trump'ın öngörülemezliği, bu güveni aşındırıyor. Umman, İran'la nükleer müzakerelerde de kilit rol oynadı. Trump'ın tehditleri, müzakereleri baltalayabilir ve Tahran'ı daha da radikalleştirebilir.
Ayrıca, Çin ve Rusya'nın bölgede artan etkisi göz önüne alındığında, ABD'nin Umman gibi bir müttefiki hedef alması, Pekin ve Moskova'ya yeni fırsatlar sunuyor. Umman, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'nde önemli bir durak; Rusya ise Maskat'la enerji işbirliğini derinleştiriyor. Trump'ın baskısı, Umman'ı alternatif ortaklara itebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Umman ile Türkiye arasında doğrudan bir sınır veya stratejik ittifak olmasa da, Maskat'ın tarafsızlığı Ankara için dolaylı önem taşıyor. Umman, İran'la yürütülen dolaylı müzakerelerde ve Yemen krizinde arabulucu rolü oynuyor. Türkiye, Yemen'de Suudi destekli koalisyona karşı Husilerle iyi ilişkiler kurmaya çalışıyor; Umman'ın arabuluculuğu bu çabalar için hayati. Trump'ın Umman'ı sıkıştırması, bu kanalı tıkayabilir ve Türkiye'nin Yemen politikasını zorlaştırabilir. Ayrıca, ABD'nin Körfez'deki keyfi tutumu, Türkiye gibi ABD ile zaman zaman gerilim yaşayan ülkelerin elini güçlendirmiyor; aksine, Washington'un güvenilirliğini sorgulatan bir iklim yaratıyor.