Uluslararası Af Örgütü, Pakistan'ın 16 Mart'ta Afganistan'ın başkenti Kabil'de bir uyuşturucu rehabilitasyon merkezine düzenlediği hava saldırısının savaş suçu teşkil edebileceğini bildirdi. Örgütün yayımladığı kapsamlı raporda, saldırının hedefinin askeri bir tesis olduğu yönündeki Pakistan iddialarını doğrulayacak hiçbir kanıt bulunamadığı vurgulandı. Saldırıda en az 5 kişi hayatını kaybetti, 11 kişi yaralandı. Af Örgütü, sivil kayıplara yol açan bu tür saldırıların uluslararası insancıl hukukun ciddi ihlali olduğunu ve hesap verilebilirliğin sağlanması gerektiğini belirtti.
Gelişmenin arka planı
Pakistan ordusu, 16 Mart gecesi Kabil'in Şah-ı Nev bölgesinde bulunan bir uyuşturucu rehabilitasyon merkezine hava saldırısı düzenledi. Pakistan tarafı, saldırının sınır ötesi terörle mücadele operasyonu kapsamında olduğunu ve hedefin Pakistan Talibanı (TTP) militanlarına ait bir üs olduğunu öne sürdü. Ancak Afganistan hükümeti, saldırının sivil bir tesisi vurduğunu ve aralarında kadınların da bulunduğu masum insanların öldüğünü açıkladı.
Uluslararası Af Örgütü'nün bölgede yaptığı araştırmalar, saldırıya ilişkin Pakistan'ın iddialarını destekleyecek herhangi bir askeri varlığın bulunmadığını ortaya koydu. Örgüt, saldırının ‘ayrım gözetmeksizin’ gerçekleştirildiğini ve sivilleri hedef aldığını ifade etti. Raporda, uyuşturucu bağımlılığı tedavisi gören kişilerin bulunduğu merkezin, uluslararası hukuka göre korunması gereken sivil bir tesis olduğu kaydedildi.
Af Örgütü, bu tür saldırıların savaş suçu kapsamında değerlendirilebileceğini ve Pakistan ile Afganistan'ın bu konuda derhal soruşturma başlatması gerektiğini belirtti. Ayrıca, TTP militanlarının varlığına ilişkin iddiaların bağımsız bir soruşturmayla doğrulanması çağrısı yapıldı.
Bölgesel ve küresel boyut
Pakistan'ın Afganistan topraklarına yönelik hava saldırıları son dönemde artış gösterdi. Pakistan, sınır ötesinde TTP militanlarına yönelik operasyonlarını yoğunlaştırdı. Bu saldırılar, Afganistan-Pakistan sınırındaki gerilimi daha da tırmandırdı. Taliban hükümeti, Pakistan'ı egemenliğini ihlal etmekle suçlarken, Pakistan ise Taliban'ın kendi topraklarından TTP'ye karşı etkili mücadele etmediğini öne sürüyor.
Bu olay, uluslararası toplumun Afganistan'a yönelik insani ve güvenlik politikalarını da etkileyebilir. Birleşmiş Milletler ve diğer uluslararası aktörler, sivil kayıpların önlenmesi ve hesap verilebilirlik konusunda çağrılarda bulunuyor. Ayrıca, Pakistan'ın bu tür saldırıları, bölgede istikrarın sağlanmasını zorlaştıran bir faktör olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, sınır ötesi operasyonların, Afganistan'daki insani krizi derinleştirdiğini ve Taliban'ın uluslararası meşruiyet kazanma çabalarını olumsuz etkilediğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Afganistan'a yönelik dış politikasını dolaylı olarak ilgilendiriyor. Türkiye, Taliban yönetimiyle diyalog halinde olan az sayıda ülkeden biri ve Kabil'de büyükelçiliğini açık tutuyor. Pakistan'ın sınır ötesi operasyonları, Afganistan'daki istikrarsızlığı artırarak bölgesel güvenliği tehdit ediyor. Türkiye, Afganistan'da kalıcı barışı desteklerken, sivil kayıplara yol açan operasyonların uluslararası toplumda Pakistan'a yönelik eleştirileri artırması, bölgedeki dengeleri değiştirebilir. Ayrıca, Türkiye'nin insani yardım faaliyetleri ve Kabil'deki diplomatik varlığı göz önüne alındığında, bu tür çatışmaların derinleşmesi Türkiye'nin bölgedeki insani ve istikrar odaklı politikalarını zorlaştırabilir.