Ukrayna'nın uluslararası destekçileri, hava savunma kapasitesinin kritik seviyelere inmesi ve cephedeki çatışmaların yoğunlaşmasıyla yeni bir yardım ve askeri strateji turunu görüşmek üzere toplanıyor. Eski haftalarda Rusya'nın füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırması, Ukrayna'nın hava savunma sistemlerini zor durumda bıraktı. ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği'nden gelen son açıklamalar, Kiev'e daha fazla hava savunma sistemi ve mühimmat tedarikini hızlandırma sözü içeriyor. Ancak yardım paketlerindeki gecikmeler, cephe hattındaki birliklerin savunmasını aşındırdı ve Kiev'in bu kış saldırılarına karşı koyma kapasitesini tehdit ediyor.
Artan saldırı baskısı
Rusya'nın son haftalarda Ukrayna'nın enerji altyapısı ve askeri hedeflerine yönelik saldırılarını yoğunlaştırdığı belirtiliyor. Pentagon'dan yapılan açıklamalara göre, Rusya füze stoklarını çeşitlendiriyor ve İran ile Kuzey Kore'den tedarik edilen mühimmatları kullanıyor. Ukrayna Hava Kuvvetleri Komutanlığı, son iki hafta içinde yüzlerce füze ve Şahid-136 tipi insansız hava aracının düşürüldüğünü ancak stokların kritik seviyede azaldığını bildirdi. Ukrayna Savunma Bakanı Oleksii Reznikov, Avrupalı müttefiklere yaptığı son çağrıda, hava savunma sistemlerinin mevcut tüketim hızının sürdürülebilir olmadığını ve aylar içinde tamamen tükenebileceğini söyledi.
Batılı askeri analistler, Ukrayna'nın hava savunma kapasitesindeki düşüşün, cephe hattındaki birliklere tedarik zincirini aksattığını ve Rusya'nın dolaylı yaklaşımını güçlendirdiğini belirtiyor. Özellikle HIMARS ve Patriot sistemlerinin mühimmat eksikliği, Ukrayna'nın uzun menzilli vuruş kabiliyetini zayıflatmış durumda. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü'ne göre, Ukrayna savunmasında 2023 sonundan bu yana kritik hava savunma füzesi sıkıntısı yaşıyor.
Diplomatik cephe ve askeri destek
Bu kapsamda, Ukrayna'nın destekçileri bu hafta Almanya'nın Ramstein Hava Üssü'nde bir araya geliyor. ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin başkanlığındaki toplantıya kırk ülkenin savunma bakanları katılıyor. Toplantının ana gündem maddesi, hava savunma sistemlerinin maliyet etkin dağıtımı ve Ukrayna'nın füze üretim kapasitesini artırmaya yönelik uzun vadeli yatırımlar olacak. Almanya, ek olarak üç adet IRIS-T sistemi göndereceğini; İngiltere, yeni bir mühimmat paketi açıklayacağını duyurdu. ABD ise, Kongre'de onaylanması hâlâ tartışmalı olan ancak kısa vadede 61 milyar dolarlık ek yardım paketini gündemde tutuyor.
Ancak, destekçiler arasındaki görüş ayrılıkları var. Bazı Avrupa ülkeleri, Ukrayna'ya yapılan yardımların sürdürülebilirliği konusunda endişeli. Macaristan ve Slovakya gibi ülkeler, Kiev'e verilen askeri desteğin azaltılması veya şartlı hale getirilmesi gerektiğini savunuyor. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ise, ittifak üyelerini Ukrayna'ya kararlılık göstermeye çağırdı: "Ukrayna'nın savunması, Avrupa'nın geleceği için kritik öneme sahiptir."
Bölgesel istikrar ve küresel etkiler
Bu gelişmeler, Doğu Avrupa'daki güvenlik mimarisini yeniden şekillendiriyor. Rusya'nın savaş alanındaki taktiksel başarıları, komşu ülkelerde NATO'nun doğu kanadının güçlendirilmesi taleplerini artırdı. Polonya ve Baltık ülkeleri, savunma harcamalarında rekor artışa gitti. Enerji altyapısının hedef alınması, Ukrayna'da kış aylarında insani durumun kötüleşmesine yol açarken, milyonlarca kişi elektrik ve ısınma sorunlarıyla karşı karşıya. Uluslararası Kızılhaç Komitesi, tahminen 6 milyon insanın bu kış temel ihtiyaçlara erişememe riski olduğunu rapor ediyor.
Küresel tahıl ihracatı da etkilenmeye devam ediyor. Karadeniz tahıl koridorundaki riskler, gıda fiyatlarında dalgalanmalara neden oluyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, dünya genelinde artan gıda fiyatlarının gelişmekte olan ülkeler üzerinde enflasyonist baskı yarattığını vurguluyor. Bu durum, Türkiye'nin arabulucu rolünü yeniden ön plana çıkarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'daki savaşın seyrini değiştirecek bu gelişmeler, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiriyor. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi kapsamında Karadeniz'deki dengeleri gözetirken, tahıl koridorunun yeniden işlerlik kazanması için aktif gayret gösteriyor. Hava savunma sistemlerinin eksilmesi savaşın uzamasına yol açarsa, Türkiye'nin hem savunma sanayii hem de enerji güvenliği açısından yeni dinamiklerle karşılaşması beklenir. Ankara'nın NATO içindeki konumu, hem Rusya hem Batı ile diyalog kurabilme kapasitesi, olası bir kış insani krizinde önemli bir köprü rolü oynayabilir.