Ukrayna Tarım Bakanı Mykola Solskyi, Rusya'nın Karadeniz'deki Ukrayna limanlarına ve ticari gemilere yönelik saldırılarının ardından, gemi sahiplerinin tarım ürünleri ihracatı için yapılan seferleri geçici olarak durdurduğunu açıkladı. Reuters'ın haberine göre Bakan Solskyi, son günlerde Rus insansız hava araçları ve füzelerinin Ukrayna'nın tahıl ihraç limanlarına ve bu limanlara yaklaşan ticari gemilere yoğun saldırılar düzenlemesi sonucu, birçok armatörün risk almaktan kaçındığını belirtti. Ukrayna, tahıl ihracatının büyük bölümünü Karadeniz'deki limanlar üzerinden gerçekleştiriyor. Savaş öncesinde dünya ayçiçek yağı ve arpa ticaretinde önemli paya sahip olan Ukrayna, buğday ve mısırda da küresel bir oyuncu konumunda.
Rusya'nın saldırıları ve tahıl koridoru
Ukrayna, Rusya'nın Karadeniz limanlarına yönelik saldırılarına karşı korsan sigorta primlerinin arttığını ve bazı sigorta şirketlerinin teminat vermeyi durdurduğunu bildirdi. Geçtiğimiz hafta bir Yunan bandıralı gemi, Ukrayna'nın Izmail limanında Rus füzesiyle vurulmuştu. Bu olayın ardından Birleşmiş Milletler ve Türkiye'nin arabuluculuğunda varılan Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'nın geleceği de tartışmaya açıldı. Rusya, anlaşmadan çekildikten sonra Ukrayna, kendi insani koridorunu oluşturarak ihracata devam etti. Ancak son saldırılar, bu alternatif rotanın da sürdürülebilirliğini sorgulatıyor. Ukrayna, 2023 yılında tahıl ihracatında yüzde 10'luk bir düşüş yaşadı; bu düşüşün temel nedeni Rusya'nın liman ablukası ve altyapıya yönelik saldırılarıydı.
Küresel gıda güvenliğine etkisi
Ukrayna'nın tahıl ihracatındaki aksama, özellikle Orta Doğu ve Afrika ülkelerinde gıda fiyatlarını yukarı çekiyor. Mısır, Libya, Lübnan gibi ülkeler Ukrayna buğdayına bağımlı durumda. Dünya Gıda Programı, Ukrayna'nın insani yardım amaçlı buğday tedarikinde kritik rol oynadığını vurguluyor. Rusya ise kendi tahıl ihracatını artırarak pazar payını genişletmeye çalışıyor. Ancak Rusya'nın Ukrayna limanlarına yönelik saldırıları, uluslararası deniz ticaret hukuku açısından da tartışma konusu. Montrö Sözleşmesi kapsamında Türkiye, Karadeniz'deki ticari gemilerin geçişini düzenleme yetkisine sahip. Ancak savaş gemileri için farklı kurallar uygulanıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Karadeniz'deki stratejik konumunu bir kez daha ön plana çıkarıyor. Türkiye, hem Ukrayna hem de Rusya ile diplomatik ilişkilerini korurken, Montrö Sözleşmesi'nin sağladığı denge politikasını sürdürmek zorunda. Gemi sahiplerinin seferleri durdurması, Türkiye'nin tahıl koridoru anlaşmasındaki arabuluculuk rolünü yeniden canlandırabilir. Ayrıca, Rusya'nın liman saldırıları, Türkiye'nin Karadeniz güvenliğine yönelik endişelerini artırıyor. Türkiye, Rusya'ya yönelik yaptırımlara katılmazken, Ukrayna'ya insani yardım ve askeri destek sağlıyor. Eğer tahıl koridoru tamamen çökerse, Türkiye üzerinden geçen alternatif kara yolları daha fazla önem kazanacak; bu da lojistik maliyetlerini artıracak.