KYIV, 5 Ekim - Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy'nin memleketi Kryvyi Rih, Rus hava saldırıları nedeniyle ağır darbe aldı. Şehrin dev çelik fabrikası ve madenleri durma noktasına gelirken, yerel ekonomi büyük yara aldı. Ukrayna hükümeti bir yandan savaşın yıkıcı etkileriyle mücadele ederken, diğer yandan artan savunma harcamalarını karşılamak için acil finansman arayışına girdi.
Rusya'nın son haftalarda yoğunlaştırdığı füze ve insansız hava aracı saldırıları, ülkenin kritik altyapısını ve sanayi tesislerini hedef alıyor. Kryvyi Rih'teki ArcelorMittal Kryvyi Rih'e ait çelik fabrikası ve demir madenleri, saldırılar sonucu üretimi durdurmak zorunda kaldı. Bu tesis, Ukrayna'nın en büyük çelik üreticilerinden biri ve binlerce kişiye istihdam sağlıyordu. Fabrikanın durması, hem yerel halk için geçim kaynağının yok olması hem de ülke ekonomisine ciddi bir darbe anlamına geliyor.
Savaşın Ekonomik Maliyeti Artıyor
Ukrayna ekonomisi, savaşın başlangıcından bu yana büyük ölçüde küçüldü. Dünya Bankası ve Uluslararası Para Fonu (IMF) tahminlerine göre, ülke GSYH'si 2022'de %30'dan fazla azaldı. 2023 ve 2024'te kısmi toparlanma yaşansa da, altyapıya yönelik saldırılar ve iş gücü kaybı nedeniyle ekonomik aktivite hâlâ kırılgan. Hükümet, aylık bütçe açığını kapatmak için her ay yaklaşık 5 milyar dolar dış yardıma ihtiyaç duyuyor. Ancak Batılı müttefiklerden gelen mali destek paketleri zaman zaman gecikiyor ve bu da Kiev'in elini zayıflatıyor.
Ukrayna Maliye Bakanlığı, 2025 yılı için öngörülen bütçe açığının 38 milyar doları aşabileceğini belirtiyor. Savaş harcamalarının toplam bütçenin yarısından fazlasını oluşturduğu ülkede, vergi gelirleri artırılamıyor; çünkü ekonomik aktivite daralmış durumda. Hükümet, iç borçlanma imkânlarını zorlarken, uluslararası tahvil piyasalarına erişim de sınırlı. Bu nedenle Kiev, ABD, AB, Japonya ve Kanada gibi müttefiklerden gelecek hibeler ve kredilere bel bağlamış durumda.
Rusya'nın hedef aldığı enerji altyapısı da ekonomiyi felç ediyor. Elektrik kesintileri sanayi üretimini aksatırken, milyonlarca insan kış aylarında ısınma sorunuyla karşı karşıya. Tarım sektörü de ihracat yollarının güvenli olmaması nedeniyle zor günler geçiriyor. Tahıl koridoru anlaşmasının sona ermesinin ardından Ukrayna, alternatif güzergâhlar üzerinden ihracat yapmaya çalışsa da lojistik maliyetler arttı.
Uluslararası Destek ve Jeopolitik Dengeler
Ukrayna'nın finansman ihtiyacı, Batı başkentlerinde tartışmalara yol açıyor. ABD Kongresi'nde ek yardım paketi aylardır onay bekliyor. Avrupa Birliği ise 50 milyar euroluk çok yıllı bir destek planı üzerinde çalışıyor, ancak Macaristan gibi bazı üyelerin vetoları süreci yavaşlatıyor. IMF, Ukrayna'ya yönelik 15,6 milyar dolarlık kredi programını sürdürüyor; fakat programın gerektirdiği yapısal reformlar (yargı reformu, yolsuzlukla mücadele vb.) zorlu geçiyor.
Öte yandan Rusya, savaş ekonomisine geçiş yapmış durumda. Savunma harcamalarını artıran Moskova, petrol ve doğalgaz gelirleriyle savaşı finanse etmeye devam ediyor. Batı'nın uyguladığı yaptırımlar Rus ekonomisini yavaşlatsa da, Çin ve Hindistan gibi ülkelere yapılan enerji satışları Rusya'nın gelirlerini kısmen dengeliyor. Bu durum, Ukrayna'nın uluslararası mali destek olmadan savaşı sürdürmesini zorlaştırıyor.
Uzmanlar, Ukrayna'nın sadece askeri değil, ekonomik olarak da ayakta kalabilmesi için Batı'nın desteğinin hayati olduğunu vurguluyor. Ancak ABD ve Avrupa'da artan savaş yorgunluğu ve iç siyasi tartışmalar, gelecekteki yardımların belirsizliğini koruyor. Ukrayna'nın savaş sonrası yeniden inşası için gereken tahmini maliyet ise 400 milyar doları aşmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'daki ekonomik çöküş ve savaşın uzaması, Türkiye'yi doğrudan etkiliyor. Karadeniz'deki güvenlik riskleri, Türkiye'nin enerji ve tahıl koridoru gibi kritik ticaret yollarını tehdit ediyor. Türkiye, Ukrayna'ya insansız hava araçları satarak ve tahıl anlaşmasına arabuluculuk yaparak dengeli bir politika izlese de, savaşın uzaması hem bölgesel istikrarı bozuyor hem de Türkiye'nin Rusya ile Batı arasındaki hassas dengesini zorluyor. Ayrıca, Ukrayna'dan gelecek mülteci dalgası ve ekonomik yansımalar, Türkiye için ek yük oluşturabilir.