Rusya'nın Davos'a yanıtı olarak nitelendirilen St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu (SPIEF), Ukrayna'nın artan insansız hava aracı saldırıları ve giderek derinleşen ekonomik belirsizlik ortamında bugün açılıyor. Rus yetkililer forumun bu yılki oturumlarında ülkenin yaptırımlara rağmen ekonomik dayanıklılığını vurgulamayı hedeflerken, Ukrayna güçlerinin Rus topraklarına yönelik saldırıları etkinlik üzerinde kara bulut gibi dolaşıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in forumda yapacağı konuşma merakla beklenirken, Batılı ülkelerin temsilcilerinin büyük ölçüde katılmadığı etkinlik, Moskova'nın yeni ticaret ortaklıkları kurma çabasına sahne oluyor.
Forumun arka planı ve Rus ekonomisinin durumu
1997 yılından bu yana düzenlenen St. Petersburg Uluslararası Ekonomik Forumu, geleneksel olarak Rusya'nın küresel yatırımcılarla buluştuğu en önemli platformlardan biri olarak kabul ediliyor. Ancak 2022'de Ukrayna'ya yönelik başlatılan savaş sonrasında Batılı şirketlerin büyük bölümü Rusya pazarından çekilmiş, foruma katılım da ciddi şekilde daralmıştı. Bu yılki foruma katılımın geçen yıla kıyasla arttığı ancak savaş öncesi seviyelere ulaşamadığı bildiriliyor.
Rusya ekonomisi, Batı yaptırımlarına rağmen öngörülenden daha dayanıklı bir görüntü sergiliyor. Petrol ve doğalgaz ihracatının Asya pazarlarına yönlendirilmesi, askeri harcamaların artması ve ithal ikamesi politikaları, ekonomideki daralmayı sınırlayan faktörler arasında sayılıyor. Ancak yaptırımların uzun vadeli etkileri, teknoloji transferinin kesintiye uğraması ve enflasyonist baskılar, Rus ekonomisinin kırılganlığını koruduğunu gösteriyor.
Ukrayna saldırıları ve güvenlik kaygıları
Forumun açılışına saatler kala, Ukrayna güçlerinin Rusya'nın güney bölgelerine yönelik insansız hava aracı saldırıları düzenlediği bildirildi. Rusya Savunma Bakanlığı, çok sayıda dronun imha edildiğini ancak bazı saldırıların hedeflerine ulaştığını açıkladı. Ukrayna ise saldırıların askeri altyapıya odaklandığını belirtirken, Rus yetkililer forumun güvenliğini sağlamak için ek önlemler aldıklarını duyurdu.
Analistlere göre Ukrayna'nın bu saldırıları, sadece askeri hedeflere yönelik değil, aynı zamanda Rusya'nın uluslararası imajını zayıflatma stratejisinin bir parçası. Kiev yönetimi, savaşın sadece cephe hattında değil, Rusya'nın derinliklerinde de hissedilmesi gerektiğini vurguluyor. Bu durum, foruma katılacak uluslararası iş insanları ve diplomatlar arasında güvenlik endişelerini artırıyor.
Küresel boyut: Yeni ittifaklar arayışı
Rusya, Batı yaptırımları altında ticaret ve yatırım ilişkilerini çeşitlendirmeye çalışıyor. Bu çerçevede forumda Çin, Hindistan, Orta Doğu ve Afrika ülkelerinden yoğun katılım bekleniyor. Özellikle enerji, tarım ve teknoloji alanlarında yeni anlaşmaların duyurulması öngörülüyor. Moskova, BRICS ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi platformları kullanarak Batı merkezli küresel ekonomiye alternatif bir yapı oluşturma hedefini sürdürüyor.
Ancak uzmanlar, Rusya'nın bu çabalarının kısa vadede Batı yaptırımlarının etkisini tamamen ortadan kaldırmayacağı görüşünde. Teknoloji bağımlılığı, finansal sistemlere erişim kısıtlamaları ve lojistik sorunlar, alternatif ortaklıkların önündeki temel engeller olarak duruyor. Bu durum, forumda yapılacak açıklamaların gerçekçiliği konusunda soru işaretleri yaratıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında dengeli bir tutum izleyerek her iki tarafla da ilişkilerini sürdürmeye çalışıyor. St. Petersburg Forumu, Türk iş dünyası için Rusya pazarındaki fırsatları değerlendirme açısından önem taşıyor. Ancak Batı yaptırımlarına uyum konusu, Türk şirketlerini hassas bir dengeye zorluyor. Türkiye, enerji ithalatında Rusya'ya bağımlılığı nedeniyle forumda Rus yetkililerle enerji anlaşmalarını gündeme getirebilir. Öte yandan, Ukrayna ile Karadeniz tahıl koridoru gibi alanlardaki iş birliği, Ankara'nın Kiev'le ilişkilerini de göz önünde bulundurmasını zorunlu kılıyor. Türkiye'nin arabuluculuk rolü, foruma katılımını şekillendiren temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.