Ukrayna, Rus güçlerinin doğu cephesinde önemli bir yerleşim yeri olan Kostyantynivka kasabasını ele geçirdiği yönündeki iddiaları sert bir dille yalanlarken, misilleme olarak Rusya’nın ikinci büyük şehri St Petersburg’a yönelik bir drone saldırısı düzenlediğini duyurdu. Kiev yönetimi, Rusya Savunma Bakanlığı’nın Kostyantynivka’nın kontrolünü sağladığına dair açıklamasını “asılsız bir propaganda” olarak nitelendirirken, savaşın her iki taraf için de giderek daha yıkıcı bir hal aldığı gözlemleniyor. Çatışmaların yoğunlaştığı Donetsk bölgesinde Ukrayna ordusunun savunma hatlarını korumakta zorlandığı ancak henüz stratejik bir çöküş yaşanmadığı belirtiliyor.
St Petersburg'a Drone Saldırısı: Savaşın Kalbi Rusya'da
Ukrayna Savunma Bakanlığı, 19 Ocak 2025 tarihinde St Petersburg'un güneyindeki askeri tesislere yönelik bir insansız hava aracı saldırısı düzenlediğini doğruladı. Saldırıda hedef alınan bölgeler arasında Leningrad Askeri Bölgesi'ne ait lojistik merkezler ve bir hava savunma üssünün bulunduğu ifade ediliyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'nın bu “terörist eylemi” kınarken, Moskova'nın başkent ve diğer büyük şehirlerde hava savunma sistemlerini güçlendirme kararı aldığı bildiriliyor.
Güvenlik kaynakları, Ukrayna’nın sahip olduğu uzun menzilli Bayraktar TB2 ve yerli yapım “Lyuty” modeli insansız hava araçlarının menzilinin St Petersburg’a ulaşmaya yettiğini, ancak bu tür saldırıların henüz sistematik olmaktan uzak olduğunu aktarıyor. St Petersburg'un coğrafi konumu itibarıyla Ukrayna sınırından yaklaşık 900 kilometre uzakta olması, Kiev’in bu operasyonu bir keşif veya moral hedefli olarak gerçekleştirdiği yorumlarını beraberinde getiriyor.
Kostyantynivka Krizi ve Cephedeki Durum
Kostyantynivka, Donetsk bölgesinin kuzeyinde, önemli bir lojistik kavşak noktasında yer alıyor. Kasaba, 2022'den bu yana şiddetli çatışmalara sahne olurken, Rus güçlerinin son haftalarda bölgeye yönelik taarruzlarını yoğunlaştırdığı biliniyor. Rusya Savunma Bakanlığı’nın 18 Ocak’ta yaptığı açıklamada, “Kostyantynivka yerleşim yeri tamamen kontrol altına alınmıştır” ifadesine yer verilmesi, Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı tarafından hemen yalanlandı. Kiev yönetimi, “Kasabanın büyük bölümü harabeye dönmüş olsa da Ukrayna bayrağı hâlâ belediye binasında dalgalanmaktadır” açıklamasını yaptı.
Bağımsız savaş analistleri, Kostyantynivka’nın kontrolünün kimde olduğuna dair net bir kanıt bulunmadığını, ancak Rus birliklerinin kasabanın güney mahallelerine sızmayı başardığını belirtiyor. Ukrayna ordusunun cephane ve insan gücü eksikliği çektiği bir dönemde, bu durum her iki taraf için de kritik bir öneme sahip. Zira Kostyantynivka’nın düşmesi, Ukrayna’nın doğudaki savunma hattında bir gedik açabilir ve Rusya’nın ilerleyişine ivme kazandırabilir.
Küresel ve Bölgesel Yansımalar
Ukrayna-Rusya savaşının bu yeni safhası, Batılı müttefiklerin Kiev’e yönelik askeri yardımlarını yeniden gözden geçirmesine yol açabilir. ABD Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’nın Rusya topraklarına yönelik saldırılarını “meşru müdafaa hakkı” çerçevesinde değerlendirirken, bazı Avrupalı liderler çatışmanın tırmanma riskine karşı uyarıda bulunuyor. Öte yandan, Rusya’nın St Petersburg saldırısının ardından sivil hedeflere yönelik misilleme yapma ihtimali endişe yaratıyor.
Uluslararası Kızılhaç Komitesi, her iki tarafı da sivil altyapıyı hedef almamaya çağırırken, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, çatışmalar nedeniyle yerinden edilenlerin sayısının 8 milyonu aştığını açıkladı. Savaşın dördüncü yılına yaklaşılırken, barış görüşmelerine dair herhangi bir somut adım bulunmuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna-Rusya savaşındaki bu gelişmeler, Türkiye’nin Karadeniz’deki güvenliğini ve bölgesel denge politikasını doğrudan etkiliyor. St Petersburg’a yönelik saldırı, savaşın Rusya’nın iç bölgelerine sıçrama potansiyelini artırırken, Ankara’nın iki ülke arasındaki arabuluculuk rolünü zorlaştırabilir. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde savaş gemilerinin geçişini sınırlarken, Ukrayna’ya insani yardım ve İHA desteği sağlamaya devam ediyor. Kiev yönetiminin Kostyantynivka’yı savunma çabası, Türk savunma sanayiinin sağladığı sistemlerin (Bayraktar TB2 gibi) etkinliğini bir kez daha gündeme getirebilir. Öte yandan, çatışmaların uzaması, Türkiye’nin enerji maliyetlerini artıran küresel emtia fiyatlarındaki dalgalanmayı sürdürüyor.