Rusya’nın Ukrayna genelinde başlattığı geniş çaplı saldırılarda en az 18 sivil hayatını kaybederken, Kiev yönetimi Moskova’nın 'savaş meydanında kaybettiğini' ve saldırıların bir zafiyet göstergesi olduğunu açıkladı. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, 'Düşman ağır kayıplar veriyor ve bu saldırılarla dikkat dağıtmaya çalışıyor' ifadelerini kullandı. Saldırılar, başkent Kiev, Harkov, Dnipro ve Zaporijya gibi büyük şehirlerdeki kritik altyapı tesislerini hedef aldı. Ukrayna Hava Kuvvetleri, gelen füzelerin büyük bir kısmının düşürüldüğünü ancak bazılarının isabet ettiğini bildirdi.
Gelişmenin arka planı
Saldırılar, Rusya’nın Ukrayna’nın doğu ve güney cephelerinde savunmaya çekildiği bir dönemde gerçekleşiyor. Uzmanlara göre Moskova, sahadaki kayıplarına rağmen halk üzerinde psikolojik baskı oluşturmak ve Ukrayna’nın enerji altyapısını çökertmek için bu tür büyük çaplı hava saldırılarına yöneliyor. Son haftalarda Ukrayna ordusu, özellikle Herson ve Zaporijya bölgelerinde başarılı karşı taarruzlar düzenlemiş, bazı yerleşim yerlerini geri almıştı. Analistler, Rusya’nın bu saldırıyla hem savaş moralini yükseltmeyi hem de Batı’nın askeri yardımını azaltmayı hedeflediğini belirtiyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise yaptığı açıklamada, 'Terör devleti Rusya, her gün sivilleri hedef alıyor. Ancak bu bizi yıldırmayacak, aksine direncimizi artıracak' dedi.
Bölgesel ve küresel boyut
Saldırılar, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. NATO, Rusya’nın bu eylemlerini 'savaş suçu' olarak nitelendirirken, Avrupa Birliği yeni yaptırım paketleri üzerinde çalışmaya başladı. Birleşmiş Milletler, sivillerin korunması çağrısı yaparken, sivil kayıpların artmasından duyduğu endişeyi dile getirdi. ABD Savunma Bakanlığı, Ukrayna’ya yönelik askeri yardımın hızlandırılacağını duyurdu. Bu gelişmeler, Rusya’nın uluslararası alanda daha da izole olmasına yol açarken, Ukrayna’nın müzakere masasına dönme ihtimalini de azaltıyor. Öte yandan, savaşın enerji krizini derinleştirmesi, Avrupa ülkelerini alternatif kaynak arayışına itiyor. Türkiye ise Karadeniz Tahıl Anlaşması’nı yeniden canlandırmak için diplomatik temaslarını sürdürüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik bu son saldırıları, Karadeniz’deki güvenlik dengelerini doğrudan etkiliyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi’ni uygulayarak savaşın yayılmasını engellemeye çalışırken, Ukrayna’daki insani krizin büyümesi Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı mülteci nüfusunu daha da artırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin enerji arz güvenliği ve turizm gelirleri bu çatışmadan olumsuz etkilenmeye devam ediyor. Tahıl anlaşmasındaki belirsizlikler, Ankara’yı hem Moskova hem de Kiev nezdinde aktif diplomasi yürütmeye zorluyor. Bu nedenle çatışmanın seyri, Türkiye’nin bölgesel çıkarları açısından yakından takip ediliyor.