Ukrayna, Rusya'nın güneydeki Herson kentinde bir sebze satıcısını dronla kovalayıp yaralamasını savaş suçu olarak nitelendirdi. Ukrayna polisinin yayınladığı görüntülerde, bir insansız hava aracının sokakta tezgah olarak kullanılan bir minibüsün etrafında koşan adama adeta av gibi yaklaştığı ve onu vurarak yaraladığı anlar yer aldı. Olay, Rusya'nın sivil halka yönelik saldırılarını belgeleyen bir dizi görüntüden yalnızca biri olarak kayıtlara geçti. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, söz konusu görüntülerin 'drone safari' olarak tanımladığı bu tür saldırıların savaş hukukunun açık ihlali olduğunu ve uluslararası toplumun bu suçlara karşı harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Gelişmenin arka planı
Ukrayna polisinin 11 Haziran'da yayınladığı görüntüler, Herson'un merkezinde bir pazar yerinde geçiyor. Görüntülerde, Rus yapımı bir insansız hava aracının (muhtemelen Lancet veya benzeri bir kamikaze drone) önce minibüsün etrafında manevra yaptığı, ardından kaçmaya çalışan bir sivilin peşine düştüğü ve onu vurarak yaraladığı görülüyor. Yaralı adamın yaklaşık 40 yaşlarında olduğu ve olaydan sonra hastaneye kaldırıldığı belirtildi. Ukrayna İçişleri Bakanlığı, olayı 'sivillere yönelik kasıtlı bir saldırı' olarak nitelendirdi ve görüntüleri savaş suçu delili olarak uluslararası mahkemelere sunacaklarını açıkladı.
Herson, Rusya'nın işgalinin ilk dönemlerinde ele geçirilen ancak Kasım 2022'de Ukrayna güçlerince geri alınan stratejik bir şehir. Ancak Rusya, şehri ve çevresini halen yoğun biçimde topçu ve drone saldırılarıyla hedef alıyor. Bölgedeki sivil kayıplar ve altyapı hasarı, insani durumun her geçen gün kötüleştiğini gösteriyor. Ukrayna hükümeti, Rus güçlerinin özellikle son aylarda sivillere yönelik drone saldırılarını artırdığını ve bu saldırıların 'terör taktiği' olarak kullanıldığını savunuyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Bu olay, savaşın doğasının değişimini gözler önüne seriyor. İnsansız hava araçları, artık yalnızca askeri hedeflere değil, doğrudan sivil halka yönelik psikolojik baskı aracı olarak da kullanılıyor. Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) ve Birleşmiş Milletler, bu tür saldırıların Cenevre Sözleşmeleri'ne aykırı olduğunu defalarca vurguladı. Ancak Rusya, Ukrayna'da işlediği iddia edilen savaş suçlarına ilişkin uluslararası soruşturmaları tanımıyor ve suçlamaları reddediyor.
Avrupa Birliği ve ABD, Ukrayna'ya sağladıkları askeri desteği artırma kararı alırken, bu tür görüntüler Batı kamuoyunda Rusya'ya yönelik baskıyı güçlendiriyor. Öte yandan, Rusya'nın insansız hava aracı teknolojisinde kaydettiği ilerleme, savunma uzmanlarının dikkatini çekiyor. Uzmanlar, Rus ordusunun ticari dronları askeri amaçla kullanma kapasitesinin arttığını ve bunun gelecekteki çatışmalarda yeni bir tehdit oluşturduğunu belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu olay, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenliği ve Ukrayna politikası açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, savaşın başından bu yana arabuluculuk rolü üstlenirken, insansız hava aracı teknolojisinde de önemli bir üretici konumunda. Rusya'nın sivillere yönelik drone kullanımı, uluslararası hukukta savaş suçu olarak kabul edildiğinde, Türkiye'nin insansız hava aracı ihracatında etik kurallara daha fazla önem vermesi gerekebilir. Ayrıca, Karadeniz'deki güvenlik dengeleri açısından bu tür saldırılar, bölgedeki tansiyonu artırabilir ve Türkiye'nin arabuluculuk çabalarını zorlaştırabilir.