Ukrayna hava savunma birlikleri, 25 Haziran Perşembe akşamı başkent Kiev’e yönelik düzenlenen Rus füze saldırısını başarıyla püskürttü. Yerel yetkililer, saldırıda en az bir bölgeye füze enkazı düştüğünü ancak can kaybı yaşanmadığını bildirdi. Kiev Askeri İdaresi Başkanı Serhiy Popko, yaptığı açıklamada hava savunma sistemlerinin tüm hedefleri imha ettiğini belirtti. Saldırıda kullanılan füze türüne ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmazken, Rusya’nın son haftalarda Kiev’e yönelik füze ve drone saldırılarını yoğunlaştırdığı görülüyor.
Gelişmenin arka planı
Rusya, Şubat 2022’de başlattığı geniş çaplı işgalin ardından Ukrayna’nın enerji altyapısını hedef alan saldırılarına aralıksız devam ediyor. Kiev, savaş boyunca düzenli olarak füze ve insansız hava aracı saldırılarına maruz kalırken, Ukrayna hava savunması Batı’dan sağlanan sistemlerle (Patriot, NASAMS, IRIS-T gibi) önemli bir caydırıcılık sağladı. 25 Haziran akşamı gerçekleşen saldırı, Rusya’nın sivil altyapıyı hedef alma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, enkaz düşen bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğünü ve gerekli güvenlik önlemlerinin alındığını açıkladı. Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, hava savunmasının etkin çalıştığını ancak vatandaşların sığınaklarda kalması gerektiğini vurguladı. Ukrayna Hava Kuvvetleri Komutanlığı, saldırıda toplam 10 füzenin kullanıldığını ve tamamının düşürüldüğünü duyurdu.
Bölgesel ve küresel boyut
Rusya’nın Kiev’e yönelik son saldırısı, savaşın üçüncü yılına girerken taraflar arasındaki çatışmaların şiddetinin azalmadığını gösteriyor. Ukrayna, Batı’dan aldığı hava savunma sistemleri sayesinde özellikle başkent Kiev’i korumada başarılı olurken, Rusya’nın uzun menzilli füze stoklarını tüketmeye başladığı yönündeki iddialar sorgulanıyor. Öte yandan, Ukrayna’nın Batı’dan talep ettiği savaş uçakları ve daha gelişmiş hava savunma sistemlerinin teslimatı sürüyor. ABD ve Avrupa Birliği, Ukrayna’ya askeri desteği artırma kararı alırken, Rusya’nın bu saldırılarla Ukrayna’nın moralini kırmayı ve enerji krizini derinleştirmeyi hedeflediği düşünülüyor. Analistler, savaşın uzamasıyla birlikte her iki tarafın da yıpranma stratejisi izlediğini belirtiyor. Kiev’e yönelik saldırı, aynı zamanda Avrupa’nın güvenlik mimarisinde NATO’nun doğu kanadındaki ülkelerin de alarm seviyesini yükseltmesine neden oluyor. Polonya ve Romanya gibi sınır ülkeleri, hava sahalarını ihlal eden Rus füzelerine karşı tedbirlerini artırdı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna’daki savaş, Türkiye’nin Karadeniz’deki güvenliğini ve bölgesel istikrarını doğrudan etkiliyor. Kiev’e yönelik füze saldırıları, Türkiye’nin arabuluculuk çabalarına (İstanbul süreci) rağmen taraflar arasındaki düşmanlığın sürdüğünü gösteriyor. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni uygulayarak savaşın denize yayılmasını engellerken, Ukrayna’ya insansız hava aracı ve insani yardım sağlamaya devam ediyor. Bu saldırı, enerji güvenliği açısından da önemli: Rusya’nın Ukrayna altyapısını hedef alması, Türkiye’nin doğal gaz tedarik rotalarını (TürkAkım, Mavi Akım) dolaylı olarak etkileyebilir. Ankara, hem Kiev hem Moskova ile dengeli bir diplomasi yürütmeye çalışırken, savaşın uzaması Türkiye’nin bölgesel aktör olarak manevra alanını sınırlayabiliyor.