Ukrayna'nın Washington Büyükelçisi olarak görev yapan Oksana Markarova, eski ABD Büyükelçisi sıfatıyla 'yasadışı zenginleşme' suçlamasıyla Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) tarafından soruşturma kapsamına alındı. Ukrayna Özel Savcılık Ofisi, Markarova'nın 2016-2019 yılları arasında Maliye Bakanı olarak görev yaptığı dönemdeki mal varlıklarındaki artışın, elde ettiği gelirle orantısız olduğunu belirledi. Konuyla ilgili açıklama yapan Kiev Bölge Mahkemesi, Markarova'nın mal varlıklarının yasadışı yollarla edinildiğine dair yeterli şüphe bulunduğuna hükmetti.
Soruşturmanın Arka Planı ve Markarova'nın Görevden Alınması
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelensky, 3 Ağustos'ta Markarova'yı Washington Büyükelçiliği görevinden geri çağırdı. Bu karar, Kiev ile Washington arasındaki ilişkilerin hassas bir döneme denk gelmişti. Markarova, 2021 yılında büyükelçi olarak atanmış ve Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı tam kapsamlı işgali sırasında ABD'nin Ukrayna'ya askeri ve mali desteğini koordine eden kilit isimlerden biri olmuştu. Görevden alma kararının, yolsuzluk soruşturmasından bağımsız olduğu ancak diplomatik misyondaki verimlilik ve güvenilirlik kaygılarıyla alındığı ifade ediliyor. Ancak uzmanlar, görevden alma ile soruşturma arasında doğrudan bir bağlantı olabileceğini, özellikle Ukrayna'nın ABD'den milyarlarca dolarlık destek alması nedeniyle güvenilirlik mesajı vermek istediğini vurguluyor.
Markarova, geçmişte IMF ile istikrar programları yürütmüş, batı yanlısı reformcu bir ekonomist olarak biliniyor. Hakkında 2016-2019 yılları arasında Maliye Bakanlığı dönemine ait mal varlığındaki artışın yaklaşık 3,5 milyon dolar olduğu ve bunun maaşıyla açıklanamayacağı iddia ediliyor. NABU, söz konusu dönemde Markarova'nın ailesine ait şirketlerle bağlantılı şüpheli finansal işlemleri de inceliyor. Markarova ise suçlamaları reddetti ve kendisine 'siyasi bir hedef gösterildiğini' öne sürdü. Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Görev sürem boyunca tüm usullere uydum ve varlıklarım yasal. Bu soruşturma, itibarımı zedelemeye yönelik bir kampanyadır.' dedi.
Ukrayna'nın Yolsuzlukla Mücadele Mücadelesi ve Küresel Yansımaları
Bu soruşturma, Ukrayna'nın yolsuzlukla mücadele konusunda uluslararası alanda verdiği imaj mücadelesinin bir parçası olarak görülüyor. Rusya'nın işgali sonrası Batı'nın büyük desteğine rağmen, uluslararası kuruluşlar Ukrayna'da yolsuzluğun hâlâ ciddi bir sorun olduğunu raporluyor. Transparency International'ın 2022 Yolsuzluk Algı Endeksi'nde Ukrayna 104. sırada yer alıyor. ABD ve AB, yardımların etkin kullanımı konusunda Ukrayna'ya sürekli baskı yapıyor. Bu bağlamda Markarova'nın soruşturulması, Kiev yönetiminin yolsuzluğa karşı sıfır tolerans politikasını göstermek istediği şeklinde yorumlanıyor. Özellikle doğu Avrupa ülkeleri ve Batılı müttefikler, Ukrayna'nın bu tür davalarda kararlılık göstermesinin, uluslararası toplum nezdindeki güvenilirliğini artıracağına inanıyor.
Ancak bazı analistler, soruşturmanın hükümet içi bir hesaplaşmanın parçası olabileceğine dikkat çekiyor. Zelensky'nin görevden alma kararının, Markarova'nın ABD'deki lobi faaliyetleri sırasında muhalif milletvekili Andriy Derkach ile bağlantı kurduğu yönündeki iddialarla ilişkili olabileceği öne sürülüyor. Derkach, FBI tarafından Rusya adına casusluk yaptığı iddiasıyla 2021'de yaptırım listesine alınmıştı. Markarova'nın bu isimle görüşmesi, güvenlik riski oluşturduğu gerekçesiyle eleştirilmişti. Eski büyükelçi ise bu iddiaları da yalanlamış ve 'sadece diplomatik protokol gereği görüşmeler yaptığını' savunmuştu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'daki yolsuzluk soruşturmaları, Türkiye'nin Karadeniz bölgesindeki istikrarını yakından ilgilendiriyor. Rusya-Ukrayna savaşının sürdüğü bu dönemde, Kiev yönetiminin iç siyasetindeki bu tür gelişmeler, savaşın gidişatını etkileyebilecek faktörler arasında sayılabilir. Türkiye, hem NATO müttefiki olarak hem de Montrö Sözleşmesi gereği Karadeniz'deki dengeleri gözeterek Ukrayna'ya destek veriyor. Ancak Ukrayna'da yolsuzluğun artması, Batı desteğinin azalmasına ve savaşın uzamasına neden olabilir; bu da Türkiye'nin güvenlik risklerini artırabilir. Ayrıca Türkiye'nin Ukrayna ile ekonomik ilişkileri, yolsuzluk kaynaklı belirsizliklerden olumsuz etkilenebilir. Bu nedenle Ankara, Kiev'deki yolsuzlukla mücadele sürecini yakından takip ediyor ve uluslararası desteğin devamının önemine inanıyor.