Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin ofisinden üst düzey bir yetkili, Kiev'in Rusya ile 4,5 yılı aşkın süredir devam eden savaşı çözmeyi amaçlayan üçlü görüşmelerin Ekim ayında yeniden başlamasına hazırlandığını bildirdi. 12 Eylül Cumartesi günü yapılan açıklamada, Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andriy Yermak'ın bu yönde bir hazırlık içinde olduğu belirtildi. Görüşmelerin üçlü formatı, Ukrayna, Rusya ve Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) arasında daha önce yürütülen müzakereleri anımsatıyor.
Görüşmelerin Arka Planı
Ukrayna'nın doğusundaki çatışma, 2014 yılında Rusya'nın Kırım'ı ilhak etmesi ve Donbas bölgesinde ayrılıkçı güçlerin başlattığı ayaklanmayla başladı. O tarihten bu yana süren çatışmalarda 13 binden fazla kişi hayatını kaybetti. 2015 yılında imzalanan Minsk Anlaşmaları, ateşkes ve siyasi çözüm öngörüyordu ancak uygulanamadı. Normandiya formatı olarak bilinen Almanya, Fransa, Ukrayna ve Rusya arasındaki görüşmeler de sonuçsuz kaldı. Şimdi ise Kiev yönetimi, Ekim ayında yeniden başlayacak üçlü görüşmelerle yeni bir diplomatik süreç başlatmayı hedefliyor.
Yermak'ın açıklaması, Ukrayna'nın uluslararası diplomatik çabaları yoğunlaştırdığı bir döneme denk geliyor. Son aylarda Zelenskiy yönetimi, ABD ve Avrupa ülkelerinden daha fazla askeri ve ekonomik destek talep ederken, aynı zamanda Rusya ile doğrudan diyalog kanallarını da açık tutmaya çalışıyor. Ekim ayında yapılacak görüşmelerin, taraflar arasında güven artırıcı adımlar ve ateşkes ihtimalini masaya yatırması bekleniyor. Ancak Rusya'nın bu görüşmelere ne ölçüde olumlu yaklaşacağı belirsizliğini koruyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Ukrayna'daki savaş, sadece bölgesel bir çatışma olmanın ötesinde, Batı ile Rusya arasındaki jeopolitik gerilimin merkezinde yer alıyor. NATO'nun doğu kanadını güçlendirme çabaları, AB'nin Rusya'ya yönelik yaptırımları ve enerji güvenliği politikaları bu çatışmanın doğrudan sonuçları arasında. Üçlü görüşmelerin yeniden başlaması, taraflar arasında bir yumuşama sinyali olarak yorumlanabilir. Ancak Kırım'ın statüsü, Donbas'ın özerkliği ve Rusya'nın bölgedeki askeri varlığı gibi temel anlaşmazlık noktaları çözülmeden kalıcı bir barışın sağlanması zor görünüyor.
Avrupa güvenlik mimarisi açısından da kritik bir dönemeçteyiz. Almanya ve Fransa'nın arabuluculuk rolleri, AGİT'in devreye girmesi ve ABD'nin tutumu, görüşmelerin seyrini belirleyecek. Ukrayna, Batı'dan aldığı destekle masada daha güçlü bir pozisyonda olmayı hedefliyor. Rusya ise askeri üstünlüğünü diplomatik kazanıma dönüştürmeye çalışacak. Ekim ayındaki görüşmeler, bu dengenin test edileceği bir platform olacak.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna ile Rusya arasındaki olası bir diyalog süreci, Türkiye'nin Karadeniz ve Doğu Avrupa politikaları açısından yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, hem Ukrayna'ya insansız hava araçları satarak hem de Rusya ile enerji ve savunma alanında işbirliği yaparak dengeli bir politika izliyor. Montrö Sözleşmesi çerçevesinde boğazların statüsü, Karadeniz'deki güvenlik dengesi ve bölgesel ticaret yolları, Ankara'nın temel öncelikleri arasında. Görüşmelerin olumlu ilerlemesi, Karadeniz'de istikrarı artırabilir ve Türkiye'nin arabuluculuk rolünü güçlendirebilir. Ancak sürecin tıkanması, bölgede yeni gerilimlere yol açabilir. Türkiye, diplomatik kanalları açık tutarak hem Kiev hem de Moskova ile ilişkilerini dengelemeye devam edecektir.