Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, son günlerde İran ve İsrail Dışişleri Bakanlarıyla ayrı ayrı telefon görüşmeleri yaparak, Orta Doğu'daki artan gerilim ve ikili ilişkilerdeki son gelişmeleri ele aldı. Görüşmelerin, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı bağlamında İran'ın Ukrayna'ya karşı kullanılan insansız hava araçlarını (İHA) Rusya'ya tedarik etmesi konusundaki endişelerin gölgesinde gerçekleştiği belirtiliyor. Kiev yönetimi, Tahran'ın Moskova'ya verdiği askeri desteğin savaşın gidişatını etkileyebileceğini vurgularken, İsrail ise Orta Doğu'daki güvenlik dinamiklerini Ukrayna ile istişare ediyor.
Gelişmenin arka planı
Ukrayna Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, Bakan Kuleba'nın İranlı mevkidaşı Hüseyin Emir Abdullahiyan ve İsrailli mevkidaşı Eli Cohen ile ayrı ayrı telefonda görüştüğü doğrulandı. Görüşmelerin ana gündem maddesinin, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarında kullandığı İran yapımı Şahid tipi insansız hava araçlarının yanı sıra bölgesel güvenlik konuları olduğu öğrenildi. Kiev, İran'ın Ukrayna'ya karşı savaşta Rusya'ya askeri destek sağladığını defalarca dile getirmiş, hatta bu gerekçeyle İran'la diplomatik ilişkilerini en alt seviyeye indirmişti.
Kuleba'nın İsrailli mevkidaşıyla yaptığı görüşmede ise, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra Orta Doğu'daki son gelişmelerin ele alındığı bildiriliyor. İsrail'in Ukrayna'ya verdiği destek, özellikle insani yardım ve teknik iş birliği alanlarında sürüyor. Ancak İsrail'in, Rusya'nın Suriye'deki varlığına yönelik hassasiyetleri nedeniyle Ukrayna'ya doğrudan askeri teçhizat sağlamaktan kaçındığı biliniyor. Bu görüşme, Kiev ile Tel Aviv arasındaki koordinasyonun derinleştirilmesi açısından önemli bir adım olarak yorumlanıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Orta Doğu'daki artan gerilim, İran ile Batı arasındaki nükleer müzakerelerin durma noktasına gelmesi ve İsrail'in İran'a yönelik olası askeri operasyon senaryoları, Ukrayna'nın her iki ülkeyle yürüttüğü bu diplomasiyi daha da anlamlı kılıyor. Ukrayna'nın, hem İran'ı hem de İsrail'i kapsayan bir denge politikası izlemeye çalıştığı görülüyor; bir yandan İran'a Rusya'ya verdiği destekten vazgeçmesi için baskı yaparken, diğer yandan İsrail'le ilişkilerini güçlendirerek Orta Doğu'daki gelişmeleri yakından takip ediyor.
Uzmanlara göre, Kuleba'nın bu görüşmeleri, Ukrayna'nın savaşın başından bu yana sürdürdüğü aktif diplomasi anlayışının bir parçası. Kiev, küresel kamuoyunu Rusya'ya karşı bilinçlendirmek ve müttefiklerini seferber etmek için her fırsatta diplomatik temaslarını sürdürüyor. İran ve İsrail'le yapılan bu görüşmeler, Ukrayna'nın Orta Doğu'daki krizlere de taraf olduğunu, ancak çözüm odaklı bir yaklaşım benimsediğini gösteriyor. Öte yandan, İran'ın Rusya'ya askeri desteğini sürdürmesi halinde Ukrayna'nın uluslararası platformlarda Tahran'a yönelik daha sert yaptırımlar talep etmesi bekleniyor.
.Türkiye Açısından Değerlendirme
Ukrayna'nın İran ve İsrail ile yürüttüğü bu diplomatik trafik, Türkiye'yi doğrudan ilgilendiren bölgesel gelişmeleri de yansıtıyor. Türkiye, Ukrayna-Rusya savaşında arabuluculuk rolü üstlenirken, İran'ın Rusya'ya drone desteği ve İsrail'in güvenlik endişeleri, Ankara'nın dengeli politikasını etkileyebilecek unsurlar taşıyor. Türkiye'nin hem Ukrayna hem de Rusya ile ilişkileri, bu görüşmelerin sonuçlarına göre yeni şekillenebilir. Ayrıca, Türkiye'nin savunma sanayii alanındaki iş birlikleri ve Orta Doğu'daki etkinliği, bu tür gelişmeleri yakından takip etmesini gerektiriyor. Türk dış politikası açısından, Ukrayna'nın bu adımları, bölgedeki ittifak dinamiklerinin yeniden değerlendirilmesi için birer fırsat olabilir.