Ukrayna, Batılı müttefiklerinin mali yardımları beklenenden yavaş ilerlerken, 2024 yılı için yaklaşık 23 milyar avroluk (25 milyar dolar) ciddi bir savunma finansmanı açığıyla karşı karşıya. Açık, Kiev yönetiminin askeri harcamalarını öne çekmesi ve Macaristan'ın Avrupa Birliği'nin 90 milyar avroluk kredi paketini bloke etmesi nedeniyle oluştu. Ukrayna Maliye Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili, mevcut durumda ülkenin yıl sonuna kadar ordusunu finanse etmek için ek kaynaklara ihtiyaç duyduğunu ve Batı'nın taahhüt ettiği fonların ödeme takvimindeki gecikmelerin bütçe planlamasını zorlaştırdığını belirtti.
Gelişmenin Arka Planı: Bütçe Baskısı ve Geciken Yardımlar
Ukrayna hükümeti, 2024 yılı bütçesinde savunma harcamalarını gayri safi yurt içi hasılanın (GSYİH) yaklaşık %22'sine çıkararak toplamda 1,7 trilyon grivna (yaklaşık 40 milyar avro) olarak planladı. Ancak, cephe hattındaki yoğun çatışmalar ve Rusya'nın enerji altyapısına yönelik saldırıları, Kiev'i askeri teçhizat, mühimmat ve personel maaşları için harcamaları yılın ilk yarısında öne çekmeye zorladı. Bu durum, bütçe açığının beklenenden daha hızlı büyümesine yol açtı.
Avrupa Birliği, Şubat ayında Ukrayna'ya 50 milyar avroluk bir destek paketi ve ardından 90 milyar avroluk bir kredi imkânı açıklamıştı. Ancak Macaristan, Ukrayna'daki Macar azınlığın hakları konusundaki anlaşmazlıkları gerekçe göstererek bu kredinin onayını aylarca geciktirdi. Brüksel, nihayetinde kredi paketini Haziran ayında onaylasa da, fonların Ankara'ya (bkz. not) aktarılması sürecinin yıl sonuna kadar tamamlanamayacağı tahmin ediliyor. AB yetkilileri, Ukrayna'nın reformları hayata geçirmesi ve fonların şeffaf kullanımını kanıtlaması gerektiğini vurgularken, Kiev bu koşulların yerine getirilmesinin zaman alacağını kabul ediyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Gayri Safi Yurt İçi Hasıla ve Savunma
Ukrayna'nın yaşadığı finansman açığı, yalnızca Kiev'in bütçe dengesini değil, aynı zamanda ülkenin 2025 yılı için planlanan askeri operasyonlarını da tehdit ediyor. Uzmanlara göre, Ukrayna'nın savunma harcamaları şu anda GSYİH'sının %30'una ulaşmış durumda ve bu oran, barış zamanı ekonomileri için sürdürülemez bir seviye. Savaş ekonomisi nedeniyle vergi gelirleri düşerken, hükümet iç borçlanmaya ve merkez bankası kaynaklarına başvurmak zorunda kalıyor.
Küresel ölçekte, Ukrayna'ya sağlanan mali desteğin yavaşlaması, Rusya'nın savaş ekonomisini finanse etme kapasitesiyle bir kontrast oluşturuyor. Rusya, enerji ihracatından elde ettiği gelirlerle savunma harcamalarını artırırken, Batı'nın Ukrayna'ya olan yardımı siyasi çekişmeler ve bürokratik süreçler nedeniyle gecikiyor. Bu durum, savaşın seyrini etkileyebilecek kritik bir faktör olarak görülüyor. Özellikle ABD'deki seçim belirsizliği, müttefiklerin Ukrayna'ya yönelik uzun vadeli taahhütlerini sorgulamasına neden oluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Karadeniz'deki güvenlik mimarisi açısından doğrudan sonuçlar doğurabilir. Ukrayna'nın finansman açığı, savaşın uzamasına ve bölgesel istikrarsızlığın derinleşmesine yol açabilir. Türkiye, Montrö Boğazlar Sözleşmesi çerçevesinde savaşın tarafları arasında arabuluculuk rolü üstlenirken, Kiev'in askeri kapasitesindeki olası bir zayıflama, Rusya'nın Karadeniz'deki askeri varlığını güçlendirebilir. Ekonomik açıdan, Ukrayna'nın yeniden inşasına yönelik uluslararası fonların gecikmesi, Türk müteahhitlik firmalarının bu pazardaki beklentilerini erteleyebilir. Ankara'nın, Ukrayna'nın finansal sürdürülebilirliğini destekleyen diplomatik girişimlerde bulunması, hem bölgesel istikrar hem de Türk ekonomik çıkarları açısından önem taşıyor.