Avrupa futbolunun önde gelen yöneticileri, FIFA Başkanı Gianni Infantino'yu görevden almak için ortak bir strateji geliştirmek amacıyla Berlin'de bir araya geldi. Toplantı, UEFA'nın öncülüğünde ve çeşitli Avrupa ülkeleri futbol federasyonlarının katılımıyla gerçekleşti. Amaç, FIFA'nın mevcut yönetimine karşı bir muhalefet cephesi oluşturmak ve 2027'deki seçimlerde Infantino'ya karşı güçlü bir aday çıkarmak.
Infantino'ya karşı birleşen Avrupa
Berlin'deki zirve, Avrupa futbol yönetiminin FIFA Başkanı Gianni Infantino'ya yönelik artan rahatsızlığının somut bir göstergesi. İsviçreli yönetici, 2016'da Sepp Blatter'in ardından göreve gelmiş ve 2019 ile 2023'te yeniden seçilmişti. Ancak son dönemde FIFA'nın şeffaflık eksikliği, karar alma süreçlerindeki tek adam yönetimi ve özellikle 2026 Dünya Kupası'nın genişletilmesi gibi konularda Avrupa federasyonları ile ciddi anlaşmazlıklar yaşanıyor.
Toplantının ev sahibi Almanya Futbol Federasyonu (DFB) ve diğer büyük federasyonlar, Infantino'nun görev süresi boyunca FIFA'nın ticari gelirlerini artırdığını kabul etmekle birlikte, yönetim tarzını otoriter buluyor. Özellikle 2026 Dünya Kupası'nın 48 takıma çıkarılması ve turnuvanın ABD, Kanada ve Meksika'ya verilmesi sürecinde yaşananlar, Avrupa'nın tepkisini çekmişti. Ayrıca, FIFA'nın Suudi Arabistan ile yakınlaşması ve 2034 Dünya Kupası'nın bu ülkeye verilmesi, Avrupa'da endişe yaratıyor.
Berlin zirvesine katılan isimler arasında UEFA Başkanı Aleksander Čeferin'in yanı sıra İngiltere, Almanya, Fransa, İspanya ve İtalya gibi ülkelerin futbol federasyonu başkanları bulunuyor. Toplantıda, Infantino'ya karşı ortak bir aday belirleme ve bu adayın seçim kampanyasını finanse etme konuları ele alındı. UEFA'nın, FIFA Kongresi'nde oy hakkına sahip 211 üye federasyon üzerinde etkili olabilecek bir lobi faaliyeti yürütmesi bekleniyor.
Küresel futbol siyasetinde dengeler
Infantino'nun en büyük destekçileri arasında Asya, Afrika ve Kuzey Amerika federasyonları yer alıyor. Özellikle Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) ve Afrika Futbol Konfederasyonu (CAF), FIFA'nın genişleme politikalarından memnun. 2026 Dünya Kupası'nda Afrika'ya 9, Asya'ya 8 kota verilmesi, bu bölgelerin Infantino'ya olan bağlılığını artırmış durumda. Avrupa ise 16 kota ile en büyük paya sahip olsa da, toplam oy sayısında Asya ve Afrika'nın ağırlığı göz önüne alındığında, Avrupa'nın tek başına Infantino'yu devirmesi zor görünüyor.
UEFA'nın stratejisi, diğer konfederasyonlardan muhalif isimleri yanına çekmek ve FIFA'nın yönetimindeki şeffaf olmayan uygulamaları gündeme getirmek. Bu kapsamda, FIFA'nın son dönemdeki finansal raporları ve Infantino'nun özel uçak kullanımı gibi konuların kamuoyuna yansıtılması planlanıyor. Ayrıca, Avrupa Kulüpler Birliği (ECA) ve Avrupa Ligleri gibi kuruluşların da bu muhalefete destek vermesi bekleniyor.
Ancak Infantino'nun eli de güçlü. FIFA'nın son yıllarda artan gelirleri ve Dünya Kupası'nın genişletilmesiyle daha fazla ülkeye fırsat sunması, özellikle gelişmekte olan futbol ülkelerinin desteğini konsolide etmiş durumda. Ayrıca, Infantino'nun Rusya ve Suudi Arabistan gibi ülkelerle kurduğu yakın ilişkiler, ona önemli bir siyasi ve finansal destek sağlıyor. 2027 seçimlerine kadar Avrupa'nın ne kadar etkili bir kampanya yürütebileceği belirsizliğini koruyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
UEFA'nın FIFA Başkanı Infantino'yu devirme girişimi, Türk futbolu ve dış politikası açısından dolaylı da olsa önemli sonuçlar doğurabilir. Türkiye, UEFA üyesi olarak Avrupa futbol yönetiminde söz sahibi bir ülke konumunda. Türkiye Futbol Federasyonu'nun (TFF) bu süreçte nasıl bir pozisyon alacağı, hem UEFA içindeki ağırlığı hem de FIFA ile ilişkileri açısından kritik. Öte yandan, Infantino'nun Suudi Arabistan ve Rusya ile yakınlığı, Türkiye'nin bölgesel dengelerdeki konumunu etkileyebilir. FIFA'nın 2034 Dünya Kupası'nı Suudi Arabistan'a vermesi, Türkiye'nin ev sahipliği hedefleri açısından olumsuz bir gelişme. Ancak Avrupa'nın olası bir zaferi, Türkiye'nin UEFA nezdindeki ittifaklarını güçlendirebilir ve gelecekteki organizasyonlarda Türkiye'ye avantaj sağlayabilir.