Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Genel Sekreter Antonio Guterres'in görev süresinin 31 Aralık 2026'da sona ermesinin ardından görevi devralacak yeni genel sekreteri belirlemek üzere perşembe günü beşinci gayri resmi yoklamayı (straw poll) gerçekleştirdi. Ekim ayı Güvenlik Konseyi Başkanı, oylama sonuçlarının her adaya kendi daimi temsilcileri aracılığıyla iletileceğini açıkladı. Bu tur, adaylar arasındaki rekabetin giderek kızıştığı bir dönemde yapıldı ve önümüzdeki aylarda yapılacak resmi oylamalara zemin hazırlıyor.
Guterres'in halefi nasıl seçiliyor?
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, 193 üyeli Genel Kurul tarafından atanır ancak bu atama öncesinde Güvenlik Konseyi'nin tavsiye kararı gerekir. Güvenlik Konseyi'nin beş daimi üyesi (ABD, Rusya, Çin, Fransa ve Birleşik Krallık) herhangi bir adayı veto edebilir. Bu nedenle gayri resmi yoklamalar, adayların konsey içindeki desteğini ve veto riskini ölçmek için kritik bir araçtır. Beşinci tur, önceki dört turda elde edilen sonuçlara göre adayların pozisyonlarını netleştirmeyi amaçlıyor. Oylamada her aday için "teşvik", "çekimser" ve "veto" seçenekleri kullanılıyor; renkli oylar da desteği simgeliyor.
Bu yılki yarışta şu ana kadar çok sayıda aday resmen kampanya yürütüyor. Aralarında Şili'nin eski Devlet Başkanı Michelle Bachelet, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi, eski Ekvador Devlet Başkanı Rosalía Arteaga, Barbados Başbakanı Mia Mottley ve Senegal eski Dışişleri Bakanı Macky Sall gibi isimler bulunuyor. Ayrıca, Doğu Avrupa grubundan da adaylar var; örneğin Moldova eski Dışişleri Bakanı Natalia Gherman ve Slovakya Dışişleri Bakanı Ivan Korčok. Cinsiyet ve bölgesel denge, seçim sürecinde öne çıkan temalar arasında.
Küresel ve bölgesel yansımalar
Yeni genel sekreterin belirlenmesi, sadece Birleşmiş Milletler için değil, aynı zamanda küresel yönetişim ve uluslararası diplomasi açısından da büyük önem taşıyor. Dünya, Ukrayna savaşı, Gazze'deki insani kriz, iklim değişikliği, artan jeopolitik gerilimler ve ekonomik istikrarsızlık gibi çoklu krizlerle boğuşurken, BM'nin etkinliği sorgulanıyor. Özellikle Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri arasındaki anlaşmazlıklar, genel sekreterin arabuluculuk rolünü daha da kritik hale getiriyor. Seçilecek ismin, bu kutuplaşmış ortamda taraflar arasında denge kurabilmesi ve BM'nin evrensel değerlerini savunabilmesi bekleniyor. Ayrıca, genel sekreterin hangi bölgeden geleceği de bir denge unsuru; Latin Amerika, Doğu Avrupa ve Afrika'dan adaylar öne çıkıyor. Şu ana kadar yapılan yoklamalarda henüz hiçbir aday net bir üstünlük sağlayamadı; bu da yarışın halen açık olduğunu gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, BM Genel Sekreteri seçim sürecini yakından takip ediyor. Yeni genel sekreterin, Türkiye'nin bölgesel öncelikleri olan Suriye, Irak, Doğu Akdeniz ve Kafkasya gibi konularda dengeli bir tutum sergilemesi bekleniyor. Ayrıca, BM reformu ve Güvenlik Konseyi'nin yapısına ilişkin tartışmalarda Türkiye'nin "Dünya Beşten Büyüktür" söylemi doğrultusunda atılacak adımlar da önem taşıyor. Seçilecek ismin, Türkiye'nin BM barış gücü operasyonlarına katkıları ve insani yardım çabalarıyla uyumlu bir yaklaşım benimsemesi, Ankara'nın uluslararası platformdaki etkinliğini artırabilir. Bu nedenle, sürecin şeffaflığı ve adayların vizyonu, Türk dış politikası açısından kritik bir mesele olarak öne çıkıyor.