Lahey merkezli Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Afganistan'da iktidarı elinde bulunduran Taliban hareketinin dört üst düzey lideri hakkında, kadınlara ve kızlara yönelik sistematik ayrımcılık ve zulüm suçlamasıyla tutuklama emri çıkardı. Mahkeme, söz konusu emirleri Perşembe günü kamuoyuna açıkladı. Tutuklama emirleri, Taliban'ın 2021'de yönetimi ele geçirmesinden bu yana kız çocuklarının ortaokul ve lise eğitimine erişiminin engellenmesi, kadınların kamusal alandan dışlanması ve istihdam olanaklarının kısıtlanması gibi politikaları gerekçe gösteriyor. UCM savcılığı, bu eylemlerin Roma Statüsü kapsamında insanlığa karşı suç teşkil eden toplumsal cinsiyet temelli zulüm suçunu oluşturduğunu belirtti. Ancak Taliban'ın Afganistan'da fiili kontrolü elinde bulundurması ve mahkemenin emirleri infaz edecek bir polis gücüne sahip olmaması nedeniyle, şüphelilerin yakalanma ihtimali şu aşamada düşük görülüyor.
Tutuklama Emirlerinin Arka Planı
UCM'nin aldığı karar, Afganistan'daki insan hakları ihlallerine ilişkin yıllardır süren soruşturmanın bir parçası. Mahkeme, 2022 yılında Taliban yönetiminin kadın ve kız çocuklarına yönelik uygulamalarını incelemeye başlamıştı. Savcılık, topladığı deliller ve tanık ifadeleri doğrultusunda, Taliban liderlerinin kadınları eğitim, çalışma ve hareket özgürlüğünden mahrum bırakan kararlarının arkasında olduğunu tespit etti. Tutuklama emirleri, hareketin en üst düzey isimlerinden dördünü kapsıyor. UCM, isimleri güvenlik gerekçesiyle açıklamadı ancak emirlerin Taliban'ın siyasi ve dini lider kadrosuna yönelik olduğu belirtiliyor. Bu kişiler, kız çocuklarının eğitiminin yasaklanması, kadınların park, spor salonu ve diğer kamusal alanlara erişiminin kısıtlanması gibi politikalardan sorumlu tutuluyor.
UCM Savcısı Karim Khan, yaptığı yazılı açıklamada, "Afganistan'da kadınlar ve kız çocukları, cinsiyetleri nedeniyle sistematik bir zulme maruz bırakılıyor. Bu, Roma Statüsü'nün koruma altına aldığı temel hakların ağır bir ihlalidir" ifadelerini kullandı. Khan, soruşturmanın bağımsız ve tarafsız yürütüldüğünü vurguladı. Ancak mahkemenin bu emirleri uygulayacak bir kolluk kuvveti bulunmuyor. UCM, ancak taraf devletlerin işbirliğiyle şüphelileri yakalayabiliyor. Taliban yönetimi ise UCM'nin yargı yetkisini tanımıyor. Afganistan, Roma Statüsü'ne taraf değil; ancak ülke topraklarında işlenen suçlar, BM Güvenlik Konseyi'nin talebiyle veya taraf devletlerin kabulüyle mahkemenin yargı yetkisine girebiliyor. Bu nedenle emirlerin infazı, şüphelilerin Afganistan dışına çıkması ve işbirliği yapan bir ülkede yakalanması durumunda mümkün olabilecek.
Bölgesel ve Küresel Boyut
UCM'nin Taliban liderleri hakkında tutuklama emri çıkarması, uluslararası toplumun Afganistan'daki insan hakları ihlallerine yönelik artan baskısının bir göstergesi. Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütleri, Taliban'ın kadın haklarını gasp etmesini kınamış, ancak somut adımlar sınırlı kalmıştı. Bu karar, uluslararası hukuk açısından önemli bir emsal teşkil ediyor; zira ilk kez toplumsal cinsiyet temelli zulüm, uluslararası ceza yargısının ana gündem maddelerinden biri haline geliyor. Öte yandan, tutuklama emirlerinin pratikte uygulanabilirliği tartışmalı. Taliban, uluslararası tanınırlık arayışında ve UCM kararını "Batı'nın dayatması" olarak nitelendirmesi bekleniyor. Ayrıca, bazı ülkelerin Taliban ile diyalog kanallarını açık tutma çabası, emirlerin etkisini sınırlayabilir. Bölgesel olarak Pakistan, İran ve Orta Asya ülkeleri, Afganistan'daki istikrarsızlıktan endişe duyuyor ve Taliban ile ilişkilerini yönetmeye çalışıyor. Bu ülkelerin UCM emirlerine nasıl yanıt vereceği belirsiz.
Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin kararı, küresel ölçekte kadın hakları savunucuları tarafından memnuniyetle karşılandı. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve Uluslararası Af Örgütü, kararı "gecikmiş bir adalet adımı" olarak yorumladı. Ancak örgütler, emirlerin uygulanması için devletlerin somut işbirliği göstermesi gerektiğini vurguladı. BM Kadın Birimi de açıklamasında, "Bu emirler, Afgan kadınlarının yaşadığı acıların uluslararası alanda tanınması açısından kritik bir adımdır" dedi. Yine de Taliban'ın kontrolündeki bölgelerde herhangi bir tutuklama gerçekleşmesi kısa vadede olası görünmüyor. UCM'nin elinde, şüphelilerin yargılanması için yeterli delil bulunsa da, fiziki olarak yakalanmaları gerekiyor. Bu da ancak Taliban liderlerinin yurt dışına seyahat etmesi ve işbirliği yapan bir ülkede bulunması halinde mümkün olabilir. Şu anda Taliban liderleri genellikle Afganistan içinde ve çevresinde hareket ediyor; Pakistan veya Körfez ülkelerine ziyaretler gerçekleştirebiliyorlar. Bu ülkelerin UCM ile işbirliği yapıp yapmayacağı ise belirsiz.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Afganistan'da Taliban yönetimiyle diplomatik ve ticari ilişkilerini sürdüren nadir ülkelerden biri. UCM'nin tutuklama emirleri, Türkiye'nin denge politikasını zorlayabilir. Bir yandan NATO üyesi ve uluslararası hukuka bağlı bir ülke olarak Roma Statüsü'ne taraf olmasa da insan hakları normlarına uyum taahhüdü var; diğer yandan Kabil'deki fiili yönetimle kanalları açık tutma ve bölgesel istikrarı koruma çabası söz konusu. Emirlerin uygulanması için Türkiye'den doğrudan bir adım beklenmiyor; ancak Türk yetkililerin Taliban liderlerine yönelik olası bir seyahat kısıtlaması veya işbirliği talebiyle karşılaşması halinde nasıl bir tutum izleyeceği, Ankara'nın uluslararası hukuk ve insan hakları alanındaki duruşunu etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin Afgan mülteciler konusundaki hassasiyeti ve bölgesel güvenlik dengeleri, bu karara verilecek yanıtta belirleyici olacak.