UBS Group AG Baş Stratejisti Bhanu Baweja, Avrupa hisse senedi piyasalarındaki mevcut yükseliş trendinin sürdürülebilir olması için yapay zeka (AI) yatırımlarının ötesinde bir sermaye harcaması genişlemesi ve ABD ekonomik büyümesinde belirgin bir yavaşlama gibi bir dizi koşulun yerine gelmesi gerektiğini belirtti. Baweja'ya göre, Avrupa borsalarındaki ralli henüz "geniş tabanlı" bir yapıya kavuşmadı ve yatırımcıların temkinli olması gerekiyor.
Gelişmenin Arka Planı
Avrupa borsaları, bu yıl ABD ve Asya piyasalarına kıyasla güçlü bir performans sergiledi. Stoxx Europe 600 endeksi, 2024 yılı başından bu yana %8,5'in üzerinde değer kazandı. Ancak bu yükselişin büyük ölçüde teknoloji ve özellikle yapay zeka alanındaki şirketlere odaklandığı görülüyor. Alman SAP gibi yazılım devleri ve ASML gibi çip ekipmanı üreticileri, AI beklentileriyle değer kazanırken, enerji, otomotiv ve bankacılık gibi geleneksel sektörler daha mütevazı performans gösterdi.
Baweja, Londra'da Bloomberg Television'a verdiği röportajda, "Ralli şu anda çok dar bir alana sıkışmış durumda. Sürdürülebilir bir yükseliş için sadece teknoloji hisseleri değil, diğer sektörlerin de katılımı gerekiyor," dedi. UBS stratejisti, Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) faiz indirimlerine başlamasının ve bölgedeki ekonomik toparlanmanın hız kazanmasının da kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
UBS'in öngörülerine göre, Avrupa'da sermaye harcamalarının gayri safi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı halen %20 civarında seyrediyor ve bu oranın yükselmesi için AI dışındaki alanlara da yatırım yapılması şart. Baweja, "Yapay zeka heyecan verici bir teknoloji, ancak tek başına tüm Avrupa ekonomisini taşıyamaz. Yeşil dönüşüm, savunma harcamaları ve dijitalleşme gibi diğer alanlarda da yatırım artışı görmeliyiz," ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Avrupa borsalarının geleceği, küresel ekonomik dengelerle yakından ilişkili. ABD ekonomisinin beklenenden daha hızlı yavaşlaması, Avrupa hisseleri için olumlu bir faktör olabilir çünkü bu durum Federal Rezerv'in faiz indirimlerine gitmesine ve doların zayıflamasına yol açarak Avrupalı ihracatçıları destekleyebilir. Baweja, "ABD resesyonu kısa vadeli bir risk olsa da, orta vadede Avrupa varlıkları için bir fırsat yaratabilir," dedi.
Ancak Çin ekonomisindeki yavaşlama ve jeopolitik gerilimler (Ukrayna-Rusya savaşı, Orta Doğu'daki istikrarsızlık) Avrupa piyasaları üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Küresel ticaretteki korumacı eğilimler ve ABD ile Çin arasındaki teknoloji savaşı, Avrupalı şirketlerin tedarik zincirlerini etkileyebilir. UBS stratejisti, "Avrupa, bu riskleri yönetebilirse ve yatırımlarını çeşitlendirebilirse, kalıcı bir büyüme hikayesi yakalayabilir," yorumunu yaptı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Avrupa borsalarındaki olası bir yavaşlama veya dengesiz büyüme, Türkiye ekonomisini de dolaylı yoldan etkileyebilir. Türkiye'nin en büyük ticaret ortakları arasında Almanya, İngiltere ve İtalya gibi Avrupa ülkeleri bulunuyor. Avrupa'da talebin canlı kalması, Türk ihracatçıları için olumlu; ancak ralli dar bir alana sıkışırsa ve ekonomik toparlanma zayıflarsa, bu durum Türkiye'nin ihracat gelirlerini ve büyüme performansını olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, küresel yatırımcıların risk iştahına bağlı olarak gelişen piyasalara yönelik sermaye akışları da Avrupa piyasalarındaki hareketlerden etkilenebilir. Türkiye'nin, AB ile Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gibi yapısal reformlarla bu tür dış şoklara karşı dayanıklılığını artırması önem taşıyor.